Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Zehirlemeyelim

Bayram tatilinde maaile babamın memleketini ziyarete gittik. Dünyada eşi benzeri olmayan Kapadokya bölgesini buz gibi havada titreyerek de olsa dağ tepe, bayır aşarak oğlumuza tanıtmaya çalıştık. Küçücük yaşına rağmen Kaan bile ulaştığımız zirvelerdeki panoramik güzelliği seyretmeye, insanların mağaralarda nasıl bir yaşantı sürdüğünü dinlemeye doyamadı.

Göreme’de kaldığımız otel konum, mimari, servis anlamında dört dörtlüktü. Beni rahatsız eden tek şey çocukların anormal bir sigara dumanına maruz kalıyor olmalarıydı. Gerçekten de otelin her bir köşesi baca gibi tüten insanlarla doluydu. Sabah kahvaltıda başlayıp, gece yatana kadar süregelen bu dumanlı ortam beni deli etti.

Ben ağzına sigara sürmemiş biri değilim. Yine de hayatımın hiçbir döneminde tiryaki olmadım, hatta paket bile taşımadım. Hamileliğim döneminde sigara içmek bir yana, kokusuna bile tahammül edemez olmuştum. Bebek beklerken sigara içen anne adaylarının sütünün azalacağını; bebeklerinde doğumsal anomali riskinin artacağını; akıl ve kas yapısı gelişimlerinde gerilik olabileceğinin bilincindeydim. Kendimi, dolayısıyla bebeğimi dumanlı ortamlardan soyutlamaya işte o dönemde başladım.

Oğlumuz dünyaya gelmeden eşimle evde sigara içmeme; gelene de içirtmeme kararı aldık. Kararı almak kolay ama çantalarından çıkardıkları sigara paketine hamle yapan misafirlere “ya, biz artık evde sigara içmiyoruz” deyip balkonun yolunu göstermek başlarda zordu; alınıp, küsenler oldu. Dert değil, şimdi oğlumuzu, hiç değilse kendi evimizde sigaraya görsel olarak alıştırmama, içmeyi özendirmemenin gönül rahatlığını taşıyoruz. Yaptığımız çok mu takdire şayandı? Hayır, gayet normal ve olması gereken basit bir ayarlamaydı…

Aldığımız bir başka karar Kaan’ın ne benim, nede babasının elinde sigara, evde de sigara paketleri görmemesi ile ilgiliydi. Hakikaten neredeyse altı seneden beri bizleri sigara içerken, sigara paketlerini de sağda solda gezinirken hiç görmedi. Sigara olmayınca çakmak, kibrit gibi şeylerle de meşgul olamadı.

Arabada sigara içilmediğini yazmama bile gerek yok sanırım. Ben bile arabada sigara kokusuna dayanamazken, kendi çocuğumu ne bizim, ne de bir başkasının arabasında pasif içici yapacak değilim. Kırmızı ışıkta durduğumuzda içi duman dolmuş arabalarda bunalmış çocukları görüp “çocuk yanında sigara içilmez” kararımızın ne kadar yerinde olduğunu bir kere daha anlıyorum.

Ülkemizde konuyla ilgili duyarsızlıktan, içenlerin içmeyenlere karşı olan saygısızlığından son derece rahatsızım. Restoranların birçoğunda halen sigara içilmeyen bölümlerin olmamasını çok garip karşılıyorum. Yan masanın dumanından rahatsız olup da yemeğin ortasında yer değiştirdiğimizi çok bilirim….

Ya parklar? Çocuklar için tasarlanmış bu oyun alanlarında bulunan bankları sigara içmek için özel kullanan kişilere özellikle gıcık oluyorum. Yerlere atılan izmaritlerin çocukların kum kovalarının içinden çıkmasını seyretmeye dayanamıyorum. Son derece medeniyetsiz bir manzara. Herkes gitsin sigarasını evinde içsin, parkları bir zahmet esas sahiplerine yani çocuklara bıraksınlar. Pusetle bebeklerini gezdirirken bir yandan da sigara içen yeni annelere ne demeli? Yazmadan edemeyeceğim; kötü, hem de çok kötü görünüyor. Ne tezat anlayamıyorum.

Tüm yetişkinler istediklerini yapmakta tabi ki özgürler ancak işler anne baba olduktan sonra biraz değişmeli, yaşam tarzı çocukların daha sağlıklı olması adına uyarlamalara tabi tutulmalı diye düşünüyorum. Evde sigara içiminin kısıtlanması da yapılabilecek en basit uygulamalardan biri.


Eminim zaten biliyorsunuzdur; sigara içmediği halde sigara dumanındaki binlerce kimyasal bileşiğe maruz kalarak pasif içici olanlar da sigaranın tüm zararlarından nasiplerini alıyorlar. Henüz korunmaya ihtiyacı olan küçük bedenleri halen büyümekte ve gelişmekte olduğundan bebekler ve çocuklar bu dumandan yetişkinlere oranla daha fazla etkileniyorlar. Erişkinlere göre daha hızlı ve sık nefes alan çocukların ciğerleri sigara dumanındaki zehirli maddelerle daha çok doluyor.

Çevresel sigara dumanı çocuklarda ciğer fonksiyonlarını düşürüyor, çocukluk astımının ve alerjik hastalıkların sıklığı ve şiddeti artıyor; sinüzit, rinit ve solunuma bağlı problemler tetikleniyor. Sigara içilen evlerde yaşayan çocuklarda boğaz ağrısı ve soğuk algınlığı, hatta kulak enfeksiyonu daha sık oluyor ve daha geç iyileşiyor. Hatta inanmayacaksınız ama uykusuzluk, huzursuzluk ve iştah bozuklukları bile görülebiliyor. Kısaca çocuk sağlığı bir çok yönden çok olumsuz etkileniyor. Ne için? Etraftakiler beş dakikalığına keyif alsınlar diye… Aslında her sigara içen anne baba çocuklarının sigara içmeye daha yatkın olacağını biliyor, ama bunu takmayanlar çoğunlukta, umarım yanılıyorumdur.

Sigara yasağının genişletilmesi ile ilgili yasayı destekliyor, uygulamaya konulmasını dört gözle bekliyorum. Temiz hava ve oksijene en çok ihtiyacı olan çocuklarımız ancak böyle korunabilecekse, varsın tiryakiler azıcık sıkıntı çeksin.

Anneler sigara değil, mis koksun.

*Bebegim ve Biz Şubat 2007 sayisinda yayinlanmistir.

2008-01-25
Bu yazı 1039 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin