Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Zeeenn

Oğlum yeni okuluna başladı. Baba dili Fransızca olmasına rağmen aile dilimiz İngilizce olduğu için Fransızcası bir türlü ilerleyememişti. Artık zamanı geldi diye bu dili öğretecek bir okula yazdırdık.

Önceki okulundan çok farklı. İyi ki farklı. Diğer okulda canımı çok sıkan senede birkaç defa sınıf öğretmeni değiştirme olayının olmayacağını bildiğim, gerçek eğitime adım atacağından emin olduğum bir okul bu. Her şeyden önce katı olmayan ama var olan bir disiplin var. Öğretmenlerin hepsi olgun ve tecrübeli, insana duruşlarıyla bile güven telkin ediyorlar. Artık daha çok arkadaşı, daha ciddi ödevleri var. Farklı işte…

Bu okulda giriş, çıkış saatleri değişmiyor. ‘İşim var, bir yarım saat gecikeceğim’ diye telefon açamıyor; sabahları en geç 08,25 de bizzat sınıfa bırakıyorsunuz. Önceki okulu hem eve, hem ofise çok yakındı. Geç kalma derdi yoktu, okulda daha çok lay lay lom şeklinde vakit geçirdikleri için sabahları bir sallanma durumumuz mevcuttu. Yarım saat geç kalmak pek de dert değildi. Şimdi ikimizde hizaya girdik. Sabah yedi olmadan kalkmazsak zor yetişiyoruz.

Allahtan Kaan yeniliklere çabuk adapte olan, uyum sorunu yaşamayan bir çocuk. Şimdilik sesi çıkmıyor. Bu konuda içim rahat olduğu ve oğluma çok güvendiğim için benim de sesim çıkmıyor. Meşgul olduğum başka bir konu var.

Son iki haftadır deli gibi ev arıyorum. Yedi seneden beri oturduğumuz evden artık çıkmamız gerekiyor. Kafam darmadağın, biraz da sinirlerim bozuk. Arayıp da, gönülden geçene göre bir ev bulmanın ne kadar zor olduğunu unutmuşum. Serde biraz müşkülpesentlik ve yüksek oranda kararsızlık olduğunu itiraf etmem gerek ama inanın gördüğüm evleri beğenmememin bu karakteristik özelliklerimle hiç alakası yok.

Yani bizim şansımızdan mıdır nedir bilmiyorum, gördüğüm her ev bende baş ağrısı, mide bulantısı yaptı. Hepsi kötünün de kötüsüydü. Alışkın olduğumuz muhitte kalma gibi bir tercihimiz olmasına rağmen, ümidimi yitirmeye başladım. Galiba tebdili muhit de yapmamız gerekecek. Eşime kalsa önce tebdili şehir (Ankara olmasında neresi olursa olsun diyor!), sonra da tebdili ülke yapmak farz. Zaten benim Ankara’da oturduğumu duyanlar çok şaşırıyorlar. Neden bilmiyorum?

Taşınmak benim için zaten ürkünç, bir de farklı bir muhit aman Yarabbim! Hele farklı bir şehir ya da ülke???

Ben yeniliklerden korkar, onları tedbirle karşılarım. Halbuki içten içe büyük yenilik ve değişiklikleri karşılamaya hazır bir halde olduğumu biliyor da görmezden geliyorum. Doğurduğum çocuk kadar olamıyorum. Yeni okuluna küt diye alıştı. Okul değiştireceksin diye anlattığımızdan itibaren ara ara düşünüp, belki biraz da kaygılanmıştır ama kendini o kadar güzel hazırlamıştı ki…Ben niye böyle olamıyorum ???

Her neyse, diyelim neresi olursa olsun hazırım ama konuyla ilgili hiç bir şey yolunda gitmiyor. Mesela dün tanıştığımız bir emlakçı bizi güzel bir sokakta, fena olmayan bir apartmanın (meğersem) harabe bir dairesine götürdü. Ev o kadar kötü durumdaydı ki kelimelerle ifade bile etmesi zor. Kırık parkeler, virane mutfak ve banyo…Badanasını falan saymıyorum bile…

Evin içerisini eşimin haklı söylenmelerini duymamazlığa gelerek, hadi ayıp olmasın diye jet hızıyla gezerken, arka odanın birinde yan daireye açılan büyük ama çok büyük bir delik olduğunu gördük. Güler misin , ağlar mısın kararsızlığında evden çıkarken sinirlerimi kontrol altına alıp gençten emlakçıya kibarca giydirdim. Kendilerine, mesleklerine ve müşterilerine o kadar saygısızlar ki, böyle bir evin duvarı örülmeden gösterilmemesi gerektiği gibi bir kaygıyı taşımıyorlar bile…

Akşamüzeri başka bir komisyoncu aracılığıyla gezdiğimiz ev de farklı değildi. Gördüğümüz yıkıntıları bize normalmiş ve hiç de önemli değilmiş gibi yutturmaya çalışan kişilerle bu sefer çok muhatap olmamayı tercih ettik. Bye deyip ayrıldık.

Artık her sabah internetteki emlak sayfalarına girip, resimli ilanlara bakıyorum. Aradığım evin bu siteler vasıtasıyla kucağıma düşmesini bekliyorum. Hani bir şeyi kafanıza çok takarsınız olmaz, amaaaaan dediğiniz gün gerçekleşir ya…Ben de şimdilik amaaaan deyip, istediğim muhitte, güzel, temiz bir evin kucağıma düşmesini bekliyorum.

Zümrüt

2007-09-11
Bu yazı 975 kere okunmuştur.

NazlimNazlim

Zümrütcüm Kaan'a çook güzel bir okul yılı, ileriye dönük olarak da çok güzel, tıkır tıkır bir öğrenim hayatı dilerim. Ev konusunda, Amaaaan deme stratejini çok beğendim, evet evet vallahi işler böyle daha iyi yürüyor? Umarım en kısa zamanda tamam işte buu diye hissedeceğin yeni evinizi bulacaksınız ve güle güle iyi günlerde oturacaksınız. Güzel muhit, manzara, ferahlık, mantıklı yerleşim planı ve park yeri dileklerimle. Bu arada yan daireye açılan delikli daire beni çok güldürdü bunu bilmelisin. Sevgileer.

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin