Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Yol Kenarı Tezgahı

Herkes tatilde. :) Bir biz harıl harıl çalışıyormuşuz gibi geliyor bazen. :) Sıcaklar ''cehennem sıcağı'' eşiğini de geçti Nazilli'de. Yanıyoruz. Üzümler dallarında güneşi yiyor, incire iylekler asıldı. Termometrenin civası kırk beş dereceye vurdu en son, ben de kendimi ormanın içlerine vurdum tarladan kaçıp. :)

Orman, yaz boyu yeni ilgi alanım olacak sanırım. Bir dönem mantar yetiştiriciliği denemeleri için orman süprüntüsü satın alma ile başlayan ilişkim, artarak devam ediyor Orman Bölge Müdürlüğü ile. Sığla Yağı, Buhur, Deli Lavanta, Ağaç Kekiği, Kekik Yağı... Yeni araştırma konularım bunlar... Binlerce yıllık geçmişleri, iyileştirici etkileri, değerleri... Okuyor ve aslında okumaktan çok dinliyorum. Orman ürünlerine de hile karışmaz artık diyorum, sonra bir şeyler öğreniyorum, şaşırıyorum. Belki de artık şaşırmıyorum...

Sığla Yağı en fazla ilgimi çeken şey. Orijinali ihraç ediliyor, dudak uçuklatıcı fiyatlarla ihraç ediliyor üstelik. Bizim aktarlar sahtesini hazırlamış bunun. Tereyağı - kahve karışımı ile çözmüşler işi. ''Duymadığım şey kalmadı artık'' derken yeni süprizler... :) Sonumuz hayır olsun... Biraz daha bilgi toplayayım, araştırayım; hepsini yazacağım yakında.  

 Yol kenarı satıcılarına dikkat edin! Köy ürünlerinin bu kadar revaçta olmasında, ilgi görmesinde bir şekilde payım olmasından ötürü uyarmayı borç biliyorum. :) Özellikle üzüm, yaprak ve pekmez... Yalova'dan Milas'a kadar, neredeyse her beş yüz metrede bir karşınıza çıkacak bunlar. Yalova'dan Milas'a uzanan yolun tüm yaprakları Akhisar'lı toptancılar tarafından dağıtılıyor. Akhisar bağları tamamen çekirdeksiz üzüm ve üzüm kurusu için üretim yapar. Hiçbir meyvenin ilaçlanmadığı kadar çok ilaçlanırlar. Çok ciddi yan etkileri olan, güçlü toksik ilaçlar... Ne o üzümleri yıkayan, ne yaprakları arındırmakla uğraşan var. Dikkatli olun.

Benzer bir toptancı - dağıtım sistemi zeytin, zeytinyağı ve sabunda da var. Yalova'da satılan ürünün aynısını Kırkağaç'ta, Marmaris'te, Milas'ta ya da Fethiye'de göreceksiniz. Dağıtıcıları bir elin parmaklarını geçmiyor çünkü. Sabahın köründe tezgahlara dağıta dağıta ilerleyen toptancı kamyoneti, akşam dönerken eksikleri sayıp hesabı görüyor. Sistem bu. Sizler de bu arada köy ürünü aldığınızı sanıyorsunuz. Maalesef...

Bir de karpuza dikkat edin şu günlerde. Karpuz ilk haftalarda yenmez. Hormon düzeyi bu hafta tavan yapmış durumda. En az iki hafta daha bekleyin karpuz almak için. Çekirdeksiz, az çekirdekli türlerden şiddetle uzak durun.

18 Haziran 2012
 www.ipekhanim.com 

2012-10-04
Bu yazı 1360 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin