Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Yine Makarna, Hep Makarna!

Geçen yaz Kaan’a araba çarptığından beri yollarda karşıdan karşıya kucağımda geçiriyorum. Kaza korkusunu üzerimden atamadım bir türlü. Mayıs sonu aynı şeyi tekrar yaparken, üstelik ayağımda şıpıdık terlikler varken ve de hızlı hızlı yürürken ayağımı kötü bir şekilde burkup, tarak kemiğimi kırdım. Ev içerisinde yerinde duramayan, her dakikayı bir şeyler yaparak, yıkayarak, toplayarak geçiren bir kadın olarak tek ayağım havada yatmak zor geldi.

Anlaşılacağı üzere ben gerekli dinlenmeyi gerekli zaman yapmadım. Cumartesi ayak kırıp Pazartesi iş başı yaptım. O da yetmedi tek ayakla zıplaya zıplaya her işimi kendim halledebileceğim üzerine saçma bir inançla ve inatla hiç bir şey yokmuş gibi davranmaya, yaşamaya devam ettim. Doktorumu, eşimi ve yakınımdakileri dinlemedim. Hiç iyi etmedim; çünkü çok değil bir hafta sonra diğer ayağımda kütük gibi şişti. Ağrılarım artınca soluğu tekrar doktorda aldım. Tetkikler diğer ayakta da kemikte aşırı kullanımdan veya tekrar eden zıplama nevinden uygulamalardan ileri gelen stres kırığının var olduğunu gösterdi. İyileşebilmek için metazori dinlenme sırasında moralim oldukça bozuktu ama bu kırıkların bana öğrettiği çok şey oldu.

Kafamın dikine gitmenin zararlı olduğunu, söz dinlemeyi, yaptığım şeylerin sonucuna katlanmayı alasıyla öğrendim. İnsanın iki ayağının üzerinde yürümesinin bile ne kadar önemli olduğunu fark edip, beterin beteri var dedim; bol bol şükrettim. Her uçağa bindiğimizde gerek olması halinde tepeden sallanan maskeleri neden önce ebeveynlerin takmasının şart olduğunu anladım. Kendime bundan sonra her anlamda daha iyi bakacağım!

Bütün bunlar olurken mutfaktan biraz uzaklaşmak zorunda kaldım. Kaan yemeklerimi özledi. İkinci kırıktan sonra sürekli evde olmama rağmen, mutfakta aktif rol alamayan, oyunlar oynamayan ancak ve sadece ona hikayeler okuyan bir anne onun çok hoşuna gitmedi. Bu zaman zarfında evde bize yardım edenler tarafından onun sevdiği, pratik, doyurucu ve tabi ki besleyici yemekler yapıldı. Makarna çeşitleri bunlardan biriydi. Hemen her çocuk gibi Kaan da makarna çeşitlerinin hiç birine bebekliğinden beri itiraz etmiyor. Yararlı, o zaman gerekli, demek ki yenmeli makarna tariflerini yattığım yerden vererek hem mutfaktakilerin işlerini kolaylaştırdım, hem de oğlanın sevdiği yemeklerden mahrum kalmamasını sağladım.

Makarna A, B vitaminleri, demir, kalsiyum, fosfor ve protein içeriğiyle vücut için gerekli vitamin ve minerallerin önemli bir bölümünü içeriyor. Çocukların haklı göz bebeği, bu ideal besin kıymalı, sebzeli ve peynirli olarak hazırlandığında besin değeri katlanıyor ve her koşulda kabul edilen, çok faydalı bir yemek olarak annelerinde mönülerinde bol bol yerini buluyor. Besleyici, doyurucu, yapımı ve hazmı kolay makarna her şeyden önce diğer birçok faydalı besinle uyum sağlıyor ve bunların yenmesine o kadar güzel aracılık ediyor ki…

Örneğin peynir. Bizim evde ne zaman makarna pişse sofraya mutlaka ayrı bir tabakta rendelenmiş peynir gelir. Ana yemek saatlerinde de çocukları peynirin nimetlerinden faydalandırmak için makarna mükemmel bir seçenek. Ancak bırakacaksınız çocuklar peynir serpiştirmeyi kendileri yapacaklar. Sos veya makarna çeşidi ne olursa olsun peynir her zaman sofranızda yerini bulsun.

Birçok tarifte anlatılanın aksine makarnayı bol suda haşlamamanız gerekiyor. Zira aynen sebzelerde olduğu gibi makarnanın da çok pişmişi ve suyu süzülmüş olanı makbul değil. Uzmanlar makarnanın da aynı pilav gibi suyunun çektirilmesini tavsiye edip, ölçüyle pişirilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Böylece haşlama suyuna karışan vitamin ve mineraller süzülüp kaybedilmiyor. Çoğu makarna çeşidi için bire bir buçuk ölçüyü baz alırsanız yanılmıyorsunuz.

Sade makarna yapacaksanız üzerine asla kızdırılmış, yakılmış yağ eklemeyin. Suyunu çektirdiğiniz makarnanın altını kapatın. Makul ölçüde tereyağını veya zeytinyağını sıcak makarnanın içerisine katıp şöyle bir karıştırın yeter. Soslu makarnalar içerisinde bizim favorilerimiz kıymalı makarna. Her nedense Kaan bu sosla arpa şehriye veya kuskus makarna kombinasyonunu çok seviyor. Rendelenmiş soğan ve kıymayı (hatta ince rendelenmiş havucu) az zeytinyağı ekleyerek karıştırarak pişiriyorsunuz. Kıyma suyunu çekmeye yakın rendelenmiş büyük bir domatesi sosa katıyorsunuz. Çok değil, 5 dakika tıkırdattıktan sonra suyunu çektirdiğiniz makarna ile harmanlıyorsunuz. Bekletmeden servis yapıp, yanında yoğurtla yedirdiğinizde son derece besleyici komple bir mönüyü çocuklara servis etmiş oluyorsunuz.

Bu aylarda çocukları likopen kaynağı, çok faydalı domatesleri elma gibi yemeye teşvik edin ve makarnaların üzerine de bol bol domates sosu hazırlayın. Rendelenmiş domatesleri ister rendelenmiş soğanla, ister kendi başına ama az tuzun yanı sıra illa biraz toz şeker ve zeytinyağı eklemesiyle pişirin ve makarnanın üzerinde servis yapın. Bu sosa bir yemek kaşığı labne peyniri ekleyerek tadına tat katabilirsiniz.

Makarna ile ilgili yazılacak çok şey var.Yaratıcılığımızı kullanıp zaten faydalı bu besini çok daha besleyici hale getirebiliriz. Yalnız dikkat; çocuklar ne kadar çok severse sevsin makarnayı çok sık aralıklarla yapıp onları diğer besin gruplarından mahrum etmeyelim.

*Bebeğim ve Biz Ağustos sayısından...

2007-08-06
Bu yazı 1250 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin