Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Yemek Vakti

Yemek vakti bizim için özel bir vakit. Sadece karın doyurulan değil ailenin bir araya geldiği bir zaman dilimi. Bunu bana annem öğretti. Herkes gerçekten çok daha önemli bir işi yoksa aynı anda sofrada oturur ve yemek yer. Dikkatini dağıtan başka bir etken olmadan yüz yüze oturup, konuştuğumuz bir ortam. Özellikle akşam yemekleri ve çocuklarla beraber pankek veya waffle yaptığımız hafta sonu kahvaltıları birer ritüel.

Çocuklar doğmadan evvel zaman zaman eşimle yan yana televizyona bakarak akşam yemeği yediğimiz zamanlar olmuş olsa bile artık evimizde yemek vakti, kesinlikle televizyon açık olmadan (zaten TV yemek masasından ters bir tarafta), mümkünse sofrada masada oyuncak, kitap defter olmadan, hepimizin sevdiği yemekleri yiyerek geçirilen bir yarım saat, 45 dakika.

Oğlum bebekken onu hep bizimle beraber sofrada oturtmaya özen gösterdim. İlk başlarda yemek vakitleri bizim yemek vakitlerinden farklı olsa bile "farklı yer, farklı zaman" olayını mümkün olduğu kadar aza indirgemeye çalıştım. Kızımın zaten ikinci çocuk olarak farklı ve özel muamele lüksü olmadı. O da yese de yemese de doğduğu andan itibaren akşamları soframızın bir üyesi olduğu için katı gıdalara abisinden daha önce başladı. Çünkü sofrada biz kaşıkla yemeklere uzanırken ağzını açıyor, yemekleri geçirirken tutup almaya çalışıyordu. Keza bardak, çatal ve bıçak kullanmaya da çok daha erken başladı.

Sofrayı çocuklar ile beraber kurmak, kaldırmaya yardım etmek de bu düzenin bir parçası. Özellikle çalışan anne ve babalar için iş sonrası çocuklar ile beraber bir şeyler yapmaya çok az zaman kalıyor. Sofrayı kurmak biraz daha uzun sürüversin. Hep beraber mutlu vakit geçirmek ve hem mideyi, hem kalbi doyurmaya daha uzun vakit ayırmaya değmez mi?

Pratik Anne 

2011-08-22
Bu yazı 2528 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin