Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Yaşam Boyu Yaratıcılık

Yaratıcılık insanın belli bir yeteneğini ifade eder. Ama hangi yeteneğini? Eskiden Almanca da yaratıcı anlamına gelen “ kreativ “ kelimesi bilinmezdi, bunun yerine güzel resim yapma, güzel piyano çalma, tiyatroda başarılı olma anlamında kullanılan “ schöpferisch “ sözcüğü kullanılırdı.

Bence bu anlam hala pek çoğumuz için geçerliliğini ne yazık ki koruyor. Oysa çocukların yaratıcılığını düşündüğümüzde yalnızca “ sanat “ ve “ müzik “ dersleri aklımıza gelmemelidir. Yaratıcılık tüm duyularımızı ve düşüncemizi içine alan daha geniş bir kavram olarak düşünülmeli ve eğitime de o şekilde yansımalıdır. Yaratıcılık dendiğinde aklımıza ilk gelen resim dersinde bile çocukların duygularını ne kadar yansıtabildiği tartışma konusudur. Öğretmen genellikle çocuklara neyi yapacaklarını baştan söyler, yani sınırları çizer, çocuk bu sınırların dışına çıkarsa üstüne bir de azar işitebilir veya kötü not alabilir.

Bunu bir örnekle anlatmaya çalışacak olursak:

Konu 23 Nisan Çocuk Bayramı Olsun.

Yaratıcılığı baskılayan öğretmen der ki :

- Okulumuzda yaşadığımız 23 Nisan kutlamalarının resmini yapacağız. Yani önce 23 Nisan kutlamalarını yaşayacaksınız ( size öğrettiğimiz sınırlar içinde ), sonra yaşadıklarınızı, gördüklerinizi kağıda kopya edeceksiniz.

Yaratıcılığı teşfik eden öğretmen der ki :

- Sizden hayalinizdeki 23 Nisan kutlamalarının resmini yapmanızı istiyorum ve bu resimlerden esinlenerek kutlama programlarına katkıda bulunabilirsiniz

Burada en önemli fark, çocuğa ait dünyayı önemsemek ve onun içindekileri ortaya çıkarmasını desteklemektir. Kurallar yaratıcılığın en büyük düşmanıdır. Sakın yalnış anlaşılmasın burada bahsettiğimiz bir kuralsızlık karmaşası asla değildir. Bireysel özgürlük sınırlarını sosyolojik anlamda öğrenmek, eğitimin başka bir yönüdür. Anlatmaya çalıştığım tam olarak şudur: Bırakın çocuk öğrenmesi gereken şeyi, kendi denesin, yanılsın, araştırsın, farklı bakış açılarını görsün, sizden o yardım istesin.

Yaratıcılık kelimesinin anlamını; Var olan bir şeyi farklı bir biçimde kullanmak, olmayan bir şeyi oluşturmak, farklı çözüm yolları bulmak ve orijinalite şeklinde açıklayabilirsek de, tam olarak kavrayabilmek için bakılması gereken en doğru adresin “ Serbest Çocuk Oyunları “ olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Otobüs şoförü olmak isteyen çocuk için, sandalye, tencere kapağı ve oklava artık, bizim bildiğimiz fonksiyonlarından çıkarak, otobüs koltuğu, direksiyon ve vites kolu olarak görev yapacaklardır.

Kampçılık oynamak isteyenler için çarşaf ve yemek masası, berbercilik için mandallar ve buna benzer pek çok şey.

Bu aşamada ebeveynler ne yapıyor ? Genellikle çocuğu engelleyecek her şeyi.

Peki neden böyle davranıyoruz ? Neden bu kadar hoş bir şeyi paylaşamıyoruz ? Çünkü, bize de öyle öğretildi, yasaklarla, ayıplarla, elalem ne derlerle öğrendik nasıl davranacağımızı. Ama artık bunlardan vazgeçme zamanımız geldi de geçiyor. Çocukların hayal gücü yetişkinlerin koydukları yasaklarla sık sık engellenirse çabucak söner. Hayal körlenmemeli ve beslenmelidir.

Ailede, anaokulunda, okulda ve heryerde bu yetenek desteklenmelidir.Yaratıcı çocuklar yorucudur. Aile içinde ve okulda genelde sıkıntı çekerler. Hayallerini işletmeyen, uslu çocuklar anne – babalar ve öğretmenler için örnek çocuklardır. Bunlar tüm yasaklara uyan, etrafındakileri kızdırmayan çocuklardır. Fakat bu çocukların yeni fikirleri ve eğlenceleri yoktur. Ebeveynler genellikle çocuğu hem uslu olsun ama hem de yaratıcı olsun isterler. Böyle bir şey yoktur. Yaratıcılığın olduğu yerde çatışma muhakkak olacaktır.

Değerli anneler, babalar ve öğretmenler; yaratıcı çocuklar yetiştirebilmenin en önemli kuralı, kendi içinizdeki çocuğu yaratıcı hale getirmektir. Eğitimin ve öğrenmenin yaşı olmaz. Bu konuyla ilgili olarak çok hoş ve faydalı çalışmalar yapılıyor. Keşke gündelik işlerinizden vakit bulup bu çalışmalara katılabilseniz. Çocuğunuz ve sizin için hayat çok daha zevkli olacaktır. Çocukların yaratıcı olabilmeleri için büyüklerin bunu görev edinmeleri ve bu konuda aydınlatılmaları gerekmektedir.

Yaratıcı çocuk yetiştirmek için yetişkin tutumları nasıl olmalıdır?

• Çocukları baskı altına almamak,

• Çocukların oyunlarını tamamlamaları için gerekli zamanı tanımak,

• Çocuğun oyun ortamını hazırlarken, her şeyi önceden planlamamak ve çevrelerindeki şeyleri kullanmasına olanak tanımak,

• Hayal ve Sınırlama arasında denge kurmak. Yani “ Ne istersen yap “ ve “ Şöyle yap, Böyle yap “ arasında.

• Sorunları çözerken, hemen çözüm sunmak yerine, çözüm yollarını birlikte aramak,

• Cesaretlendirmek,

• Aşırı koruyucu olmamak.

 

Psikolog Ayşe Selma GÜNER
www.panteryuva.com

2007-10-24
Bu yazı 1264 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin