Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Yardıma İhtiyacım Var

Ne zaman sinirlerim bozuk olsa deli gibi temizlik yaparım ben. Temizlenecek yer olmasa da ya çekmeceleri boşaltırım, ya oğlanın oyuncaklarını yıkarım, bulurum işte bir şeyler…O sıra yanımda kimse olmasa iyi olur çünkü kendi oğlumdan başka hiç kimseyi göresim yoktur.

Geçtiğimiz Pazarda aynı şey oldu. Sabahın köründe bir sinir, bir stres, hem de lüzumsuz yere. Hayyydi önce bebeğime güzel bir kahvaltı tepsisi, sonra derleme toparlama sonra ne zamandan beri aklımda olan Kaan’ın birbirine karışmış oyun kartları destelerinin düzenlenmesi, boya kalemlerinin bininci kez tasnifi, uçlarının açılması ve önceki gece vakumlanmış olsa da halıların tekrar vakumlanması (özel tikim) yaptıklarımdan sadece bir kısmıydı…

Sonra nedense aklıma poğaça yapmak geldi. Akşamüstü atıştırmasına yanında ayranla iyi gider diye düşündüm. Patates püreli tarifimin hamurunu yoğurdum. Normalden biraz daha büyük yuvarlak toplar halinde şekillendirdiğim hamurların içerisine patates pürelerini yerleştirip poğaçaları bir güzel kapattım. Netice harika oldu, patatesli kocaman poğaçalarım beni biraz gevşetti.

Poğaça olunca kurabiye de yapma telaşına düştüm. Çoğu yemek tarifi aklımda olmasına rağmen kurabiye yapımı ile özel bir problemim olduğu için aklımda tarifler yok. Şimdiye kadar harika kurabiyeler yapmışlığım da yok. Neden bilmiyorum ama hiçbir kurabiye istediğim gibi olamıyor bir türlü.

Dedim ya ben kurabiye ya-pa-mı-yorum. Kendi uydurmam olan kayısılı ve havuçlu kurabiyeyi tenzi ederek yazıyorum. Ama zaten o da benim yapmak istediğim incecik kurabiyelerden değil.

Dün içimden geçen reçelli kurabiyelerdi. Onları çok seviyorum. Ne kadar estetik ve lezzetliler…

Tarif bilmiyorum ya, elimin altındaki bir kitaptan yararlanarak hamur hazırladım. Gerçi karışımı yaparken bir aksilik olacağı belliydi. Hamur hat safha gevşek ve yağlı oldu. İçime sinmedi tarifte belirtilene ek biraz daha un ekledim. Yine de tam toparlanamayan hamuru bir bildikleri vardır diye düşünerek açtım. Hatta kalıpla kesme aşamasında Kaan elinden geldiğince yardım etmeye çalıştı. Kestikten hemen sonra parçalandıklarını görünce sıkılıp oyununa geri döndü.

Ben hemen vazgeçmedim çiçek kalıplarımı kullanarak kurabiyeleri iki tepsiye böldüm. Dikkatlice ortalarına minik çukurlar açarak reçel/marmelat koymaya hazır hale getirdim.

Fırına sürdükten beş dakika sonra tüm kurabiyeler o kadar kabardı ve cıvıdı ki hepsi birbiri ile bir bütün haline geldi. Sinirlerim yine coştu…Tarife bir daha döndüm eksik yoktu. Mutfağa girip çıkıp koku takibi yapan Kaan bile “Anne bu ne biçim kurabiye” demekten kendini alamadı. Hakikaten yenilir gibi değillerdi.

Şimdi yardım istiyorum. Tarifinde margarin olmayan, pişince ağzı gözü bir tarafa kaymayacak, lezzetli ve mümkünse ortası reçelli, marmelatlı kurabiye tariflerinizden rica ediyorum. Kafayı taktım, bu hafta kurabiye yapmayı öğreneceğim.

Sayenizde

Bekliyorum…

Zümrüt
 

2007-11-05
Bu yazı 1094 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin