Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Yalnız Anne Baba

Çocuklar doğar farklı şartlarda büyürler. Yaşanan hayatlar ne kadar farklı olursa olsun sevgi ve ilgi bizim onlara sunabileceğimiz en önemli değerlerdir.
Çocuklarımızla yaşadıklarımız birbirine çok benzemekle birlikte aslında tamamen farklı deneyimlerden geçiyoruz. Biz eşimle hiç destek almadan çocuk büyüttüğümüz için oğlumuzun her dakikasının sorumluluğunu üstlendik.

Bunun anne baba için zor bir deneyim olduğunu söylemeliyim. Özellikle oğlumuzun ilk yıllarında hasta bile olmadık çünkü o sırada okul ve para kazanma sorumlulukları da vardı. İlk üç yıl bir hafta sonu bile ayaklarımızı uzatıp dinlenmedik ama bizim hayatımızın da kendine göre kolaylıkları vardı.

Üniversitenin içinde müstakil bir evde oturuyorduk, komşularımızın hepsinin bizim çocuğumuzun yaşlarında çocukları vardı. Onlarda bizim yaşımızdaydı, oturduğumuz yer güvenli, çevremiz çocuk parklarıyla çevriliydi. Aileler hafta içi hafta sonu aktiviteleri düzenler birlikte organizasyonlar yaparlardı. Hep birlikte müzelere, çocuk müzelerine, meyve toplamaya pikniğe giderdik. Hem çocuklar birlikte vakit geçirirlerdi, hem de kendi yaşlarımızda benzer deneyimleri yaşadığımız insanlarla sosyalleşmek bize iyi gelirdi.

Çocuğumuza kendimiz bakıyor olmamızın en önemli getirisi hayatı ertelemek ya da o yanımızda olmadan bir hayat yaşamaya çalışmak yerine üç kişilik bir dünya yaratmak oldu. Üniversite partilerine, arkadaş toplantılarına, gece gezmelerine, akşam yemeklerine onsuz gitmedik. O her yere bizimle birlikte geldi. Bizim sosyal hayata onunla birlikte bu kadar kolay adapte olabilmemiz de Amerika’da yaşadığımız için daha kolay oldu. Oğlumuzla restorana gittiğimizde onun ağlayacağı tutarsa hiç kimse dönüp bakmazdı, bugüne kadar kimseden “neden restorana çocuk getiriyorsun” ya da “sustur şu çocuğu” bakışını görmedim.”

İki yaş civarlarında sinirlenince her on dakika da bir kendini yere atıp tepinmeye başlardı. O böyle davranırken kimsenin ayıplayan bakışlarıyla da karşılaşmadım. Müzeye götürdüğümüzde sesi eko yapıyor diye içeride çığlıklar atıp gülerken ve ben onu susturmak için her şeyi denerken müze görevlileri “çocuklar hep böyle şeyler yapıyor önemli değil bağırsın” diye beni teselli ediyorlardı.

Amerika’da çocuklar mum gibi oturmak ve ailelerini utandırmamak için sürekli sakin davranmak zorunda kalmıyorlar. İnsanlar çok anlayışlı, çocuğunuzla sosyal hayata katılmanız kimseyi rahatsız etmiyor. Çocuk nüfusu çok yüksek olduğu için ailelere her konuda kolaylıklar sağlanıyor. Hatta çocuksuz insanların bile bana oğlumla birlikte olduğum ortamlarda çok yardımcı olduklarını yazmak isterim. Ayrıca sosyal hayata alışan çocuk da daha çabuk adapte oluyor, nerede nasıl davranacağını daha hızlı öğreniyor. Küçük yaşta sosyal zekası gelişmiş, kolay iletişim kurabilen bir insan haline geliyor. Evet yalnız anne baba olmak zor olsa da karşılığında güzel anılar birikiyor.
 

Meltem
Crebro

Meltem'le Söyleşi...

2011-09-25
Bu yazı 2171 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin