Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Yaa Öyle mii?

Çocuklarımızın çok sevdiği, sevdiği, zorlanarak yediği ya da kesinlikle ret ettiği yemekler var değil mi? Olmaz mı? Aynen biz büyüklerin olduğu gibi onlarında yemek konusunda tercihleri var.

Geçen gün yemeğe gelen misafirlerime hazırladığım mönüde avokadolu patates püresi vardı mesela. Bir kısım misafirim bayılarak yemesine rağmen, diğerleri “ay ben bunu yiyemem” bakışlarına büründüler. Püre yemyeşil. Avokadonun tadı patatese nazaran o kadar baskın ki, pürenin patates içeriğini bile zor anlıyorsunuz. Demek istediğim avokado sevmiyorsanız bu püreyi de yiyemiyorsunuz. Hem çocukların yemek tercihlerine çok tesir eden görsel yargılama konusu da var. Yeşil yemeklerin baştan puan kaybetmesi gibi. Demek ki büyükler için de geçerliymiş.

Bence yeşil püre hazırladığım soslu bonfilenin yanına çok yakışmıştı, bence hem lezzetli hem de çok ama çok besleyiciydi, üstelik yine bence görsel olarak farklı ve çok şıktı…

Çocukların tercihleri diyordum… Kaan’ın önceden çok severek yediği birkaç yemek, artık sevmediği yemekler arasına girdi. Daha önce de yazdığım pirinçli kabak yemeği, ya da sütlü brokoli çorbası gibi. Çocuğa bir şey oldu bunları uzun zamandan beri pişirip, servis yaptığımda “ben bunu sevmiyoruuuum “diye mızıklanıyor.

Çocuğum bak sen bunu ne güzel yerdin, yanında yoğurt, yanında şu, bu … Ihhh olmuyor. Nazlım’ın kabak yemeğine kuskus takviyesi işe yaramıştı ama çaptan düşen diğer yemekler ne olacaktı???

İşte ben bu yemekler için sürekli beyin fırtınası yaparak, aynı malzemeleri evirip, çevirerek içeriği benzer, faydası aynı yemekler üretmeye çalışıyorum. Bu gibi çalışmalarımın adı “yaa öyle mi?” yemekleri. Yemeyeceğini mi zannediyorsun diye içimden geçirip, sevdirene kadar içerik ve pişirme usulleri ile oynamaca.

Derdim çeşitli yesin, mümkün mertebe az yemek ayırsın. Yoksa belli bir çeşidi yiyecek de yiyecek diye saçma bir takıntım yok.

Bundan aylar önce iki saatte lahana dolması yapıp da yediremediğimde aynı hissiyatlar içine girmiştim. Kabak, biber dolmasını yiyor da neden lahanayı yemiyor diye düşünmüş ama illa ki yesin diye de ısrar etmemiştim.

Yerine; dolma içini benim usul hazırladım. Yani abartılı miktarda yeşillik (dereotu, nane, maydonoz) ekledim. Taze soğan, domates rendesi, az nar ekşisi, zeytinyağı, az bulgur, az pirinç, bir çimdik kimyon, e tabi kuru soğan katıp hepsini bir güzel harmanladım. Diğer tarafta lahana yapraklarını kapuska yapacak gibi kıydım, küçük bir havucu rendeledim.

Önce lahana ve havucu zeytinyağında yumuşayana kadar döndürdüm. Sonra dolma içini tenceredeki sebzelere kattım ve kıymalar pişmiş görüntüsünü alana kadar karıştırmaya devam ettim. Bu aşamada zaten tüm malzeme suyunu bırakıyor, ortalığı nefis bir koku kaplıyor. En sonda yemeğin üzerini üç parmak aşacak kadar ılık-sıcak su ekleyip kısık ateşte pişirdim. Yemeği daha renkli severseniz salçalı suda ekleyebilirsiniz, ama bence dolma içindeki domates rendesi yetiyor.

Çok ama çok güzel oldu. Lahana dolmasını kabul etmeyen aynı çocuk bu yemeği farklı bir şey zannedip yanında yoğurtla bayıla bayıla yedi. Üstelik salata içinde falan görünce ıyyy yaptığı maydanoz, dereotu, naneyi de yemiş oldu. Bu yemekte “Yaa öyle mii?” yemeklerine güzel bir örnek olarak daimi mönümüze alındı. Aynı şeyi kabak dolması yemeyen çocuklar içinde uygulayabilirsiniz. Biberi denemek lazım ama yaprak tabi ki olmaz.

Dolma demişken bahsetmeden geçemeyeceğim. Bu ara haftada bir kabak çiçeği dolması yapıyoruz. Zarif, güzel, lezzetli, değişik, hafif, havalı, kolay tanımlarının hepsine uyan, benim senelerden beri “ay zordur şimdi onu doldurması, uğraşması” diyerek denemekten kaçındığım bu dolma çeşidi muhhhteşem bir şey.

Meğer eşim de bayılırmış, Fransa’da değişik şeklini zaten çok yaparlarmış. Korkmayın yapımı kolay, hem bence tüm dolma çeşitlerini yapmaktan daha da kolay... Ben içini hazırlarken dereotunu ve kuşüzümünü bol kullandım. Baharatlar ve diğer malzemeler klasik dolma malzemesi. Bir de annemden gördüğüm üzere dolma içine rengi kızarana kadar salça da ekliyorum. Bembeyaz çok pişmiş, lapa olmuş dolmaları hiç sevmem zaten. Bu dolmayı çok az su ile, feci kısık ateşte pişiriyorsunuz unutmayın. Detay isteyene yine yazarım.

Şu ret edilen pirinçli kabak yemeği hakkında da "amaan yemezse yemesin, kabağın pirinçlisini yiyecek diye oğlumu mu üzeceğim!" kararını almış bulunmaktayım. Düşünüyorum da bu çocuk muhtelif yemeklerin içinde zaten o kadar çok kabak yiyor ki… Örneğin sebzeli, yoğurtlu pirinçli köfte çorbasının içine (Tata çorbası) eklediğim kabak miktarını neredeyse iki katına çıkardım. Bu çorba Kaan’ın versem sabah kahvaltısında bile kabul edebileceği bir yemek çeşidi. İçine 3 kilo da kabak koysan yiyor. Söylenmeden, bayılarak… Eh daha ne yapsın çocuk… İşte bu da bir çeşit Yaa Öyle mi? yemeği oluyor.

Siz de düşünün, yemediği yemekleri yedirmenin illa ki bir yolunu bulursunuz.

Yakında, çok yakında Ayşegül’de bu köşede yemek tarifleri verecek. Çok mutluyum :)

Herkese kocaman sevgiler.

http://aysegulmutfakta.blogspot.com/

2008-04-15
Bu yazı 1271 kere okunmuştur.

bulutbulut

Zümrütçüğüm teşekürler ben de çok mutluyum. Bizimde yaa öylemi yemeklerimiz var. Anne olunca çareler tükenmiyor. ;)

semosemo

aynı zamanlarda aynı şeyler üzerinde çalışmışız meğer:) benim de en son eklediğim tariflerimden biri "dolma tadında kabak yemeği". kabak yeme problemimiz ortaya çıkmıştı, bu yemek sorunu çözdü. Bir de tabi müthiş "Herşey Var Mücveri"miz var Sinanın red etmediği:) bütün kış da lahanayı aynen sanki kapuska yapar gibi ama dolma içi hazırlayarak yaptım. hepimiz dolmadan daha çok sevdik. ben kıyılmış lahanayı diri olarak tencerenin dibine döşedim, üzerine dolma içini yaydım, üzerine tekrar kıyılmış lahanalar. biraz sıcak su, üzerine illaki yağlı kağıt. çok kısık ateşte 25 dakika. aynı dolma!! hatta fotograflamıştım bloga koymak üzere. zamanım olmamıştı. koymalı hemen. cocukyemekleri.blogspot.com

Semo gerçekten aynı tez konusu olmuş :) Ben bu yemeği kış aylarında denemiştim. Pişirme usülü ve malzemelerde biraz farklılık var. Ben dolma içli lahanayı yaparken yeşillik miktarını abartabildiğim kadar abartıyor, içimdende "inşallah fark etmez" diyorum. Yanında yoğurtla nefis ötesi... Öpüyorum...

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin