Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Var mısın, Yok musun Baba?

Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşım “ben babamı kafamda öldürdüm” dedi. Bu söylediğini çok sert bulmakla birlikte anlattıklarını dinleyince sadece görüntüde babalığın çocukların küçücük kalplerinde nasıl derin yaralar açabileceğini daha net gördüm. Ve anladım ki; çocuklukta yaşananlar kadar yaşanamayanların yarattığı birikimlerde erişkinlikte ciddi sıkıntılar yaratabiliyor. Emek verilmeyen hiçbirşeyin hasatı olamayacağı gibi baba sevgisi görmemiş bir çocuk büyüdüğünde “canım babam” demiyor, diyemiyor.

İnsanın babasıyla ilgili anlatacak güzel anılarının olmaması acı birşey. Çocuklarına karşı hep ilgisiz bir hayat sürmek, sevgisini göstermeyi becerememek, çocuklarının iyi ve zor zamanlarını paylaşmamak; onlarla empati kuramamak, dinleme, anlamaya çalışma ve hoşgörüyü hep es geçmek sanırım babalık misyonunun sadece ev geçindirmekten ibaret olduğu sana erkeklere has bir durum. Arkadaşımın babası çocuklarının başarılarını zaten yapılması gerekenler olarak görüp takdir etmemiş; sorun zamanlarında da çözüm bulma sorumluluğunu hep annenin üzerine atmış, Pazar sabahlarının, özel günlerin önemini bilememiş. Aynı çatı altında olmalarına rağmen baba sevgisi, sıcaklığı ve güvenini hiç hissedemediğini hüzünlü bir ifade ile anlatan genç kadını dinlerken aslında fiziken mevcut ama manen yok babaların etrafımızda ne kadar çok olduğunu fark ettim.

Babaların sevgisizliği, ilgisizliği çocuklar tarafından umursanmaz gibi görünse de ileriki hayatlarında tahmini zor sıkıntılara yol açıyor ve emin olun o çocuklar yaşamları boyunca babalarına karşı olan kızgınlıklarını hep içlerinde taşıyorlar. Babalık sadece biyolojik olarak baba etiketini taşımanın ötesinde psikolojik ve davranışsal ayarlamaları yapmayı ve hayatın önceliklerinin net bir şekilde tekrar sıralanmasını gerektiriyor.

Ev içinde televizyon, ya da bilgisayar başına çivilenip, dışarıda kendine has dünyası olan; etraflarında olup biteni görmemeye direnen erkekler sayesinde birçok anne çocuklarını solo olarak yetiştirmek durumunda kalıyor. Peki evliliğin, ve ebeveynliğin ardındaki paylaşım nerede kalıyor? Çocukların anneleri ile olduğu kadar babaları ile de yeteri kadar vakit geçirmelerinin çocuk hayatında ne kadar anlamlı bi yer tuttuğunu pas geçen erkekleri anlayamıyorum. Toplumda sık rastladığımız baba çocuk arasındaki anlamsız duygusal mesafelere, yaşanamamış baba çocuk ilişkilerine böyle bir boşluğu hiç yaşamamış biri olarak şaşırıp kalıyorum. Bugün etrafımda olan tanıdıklarımdan pek azının babası ile ilgili anlatacak güzel şeyleri var. Genelde duyduğum” bizimle hiç ilgilenmedi ki...” ile başlayan babanın soğukluğunu yeren cümleler.

Duyarsız babaları çocuğun hayatına daha aktif olarak sokmak için annelere yine çok iş düşüyor. Sözüm çocuklarının her türlü sorumluluğuna “ben anneyim, tabi ki yaparım” diye atlayan kadınlara. Evliyseniz çocuk yetiştirirken solo anne kimliğini memnuniyetle kabul etmeyin. Anne ve babanın elele tutuşup, omuz omuza vererek yetiştirdiği çocukların daha sağlıklı olacağını unutmayın. Bu anlamda eşlerinize sorumluluklarını hatırlatın, çocukların dile getiremeyeceği manevi ihtiyaçlarının altını çizin, gerekirse baba-çocuk programlarını siz ayarlayın.

Hafta sonlarını beraber geçirmek; yemeğe, sinemaya, parka, kitapçılara gitmek kadar basit aktiviteler bile baba çocuk iletişiminin sağlam temellere oturtulması açısından o kadar önemli ki. Biz anneler için içgüdüsel olarak normal olan bazı hisleri babaların yaşayarak öğrenmesi gerekiyor. İşte bu gibi zamanları paylaşmak hem babalara, hem de çocuklara birbirlerinden keyif almayı öğretiyor.

Babalar çocuklarının hayatına oyunlar oynayarak, ders çalışarak, sohbet ederek, mutlu ve zor zamanlarını paylaşarak dokunmalılar. Çocuklarının hayatında etkin rol oynayan , onlarla birebir ilgilenip, sevgi ve zaman yatırımı yapan erkekler oldukça “babamdan çok şey öğrendim, babama hep güvendim” diyebilen erişkinler çoğalacak. Yine o zaman kadınlar ve erkekler “Benim babam... “ diye başlayan harika cümleler kurabilecek; erkek çocukları babaları gibi olmak isteyecek, kızlar içinse baba hayata karşı yıkılmaz bir sigorta ve güvence simgesi olacak.

Ne mutlu bana ki “benim babam...” diye başlayan gurur, sevgi, saygı dolu cümleleri göğsümü gere gere kurabiliyorum. Yine ne mutlu ki oğlumla babasının her sene daha da büyüyen baba oğul ilişkisini sessizce ama büyük mutlulukla seyrediyorum. Evet, çalışma koşulları belki kesintisiz birlikte olmalarına izin vermiyor ama onlar baba-oğul olmanın keyfini alasıyla sürebilmeyi becerebiliyorlar.

Olumlu, kuvvetli, düzenli ve aktif bir baba figürünün çocuğun yaşamına uzun dönemde katacağı artılar saymakla bitmez. Babanın mevcudiyeti ve yol göstericiliği oldukça biliyorum ki çocuklar daha mutlu ve huzurlu olacak, hayatta daha sağlam adımlar atacaklar. Dilerim tüm babalar çocuklarının hayatlarına olmaları gerektiği kadar dahil olsunlar. Zamanın affetmeyeceğinin farkında olarak!

Bebeğim ve Biz Nisan 2009 sayısında yer almıştır
 

2011-05-30
Bu yazı 3137 kere okunmuştur.

AyseHiraDilaAyseHiraDila

Cok yerinde bir yazi olmus. Cok begendim. Ben Cerkezim. Cerkezlerde baba olarak cocugunu baskalarinin yaninda sevmek, kucagina almak, cocugun babasina baba demesi ayiptir. Ben babamin beni sevdigini ve oksadigini, bana sarildigini hatirlamiyorum, ne baskalarinin yaninda ne de aliskanliktan olsa gerek yalnizken. Dedemiz ve diger buyuklerin yaninda babamizin yanina yaklasamdigimizi ve onunla konusamadigimizi, babama baba diyemedigimi, hicbir derdimi babama acamadigimi, asiri resmiyetimizi, herhangi bir arzu hali annem araciligi ile babama ilettigimi. O zaman kaniksamistim bu durumu, hayatin akisinda normal haraketler olarak geliyordu bu tarz. Ama simdi baba-kiz olarak bircok seyi kacirdigimizi biliyorum, kulturel aliskanliklar sonucu baba ve cocuklari birbirinden boyle de ayri dusurebiliyor okudugunuz gibi. Ama babami affediyorum, sonucta o da Cerkez olan dedemin ogluydu sevginin gosterilmedigi ortamda buyuyen.

mertsenaymertsenay

Katılıyorum, kesinlikle çok çok doğru... sağlık problemi ve vefat durumları hariç, babalar mutlaka çocukları ile ilgilenmeli, sevgi ve ilgilerini eksik etmemeli...

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin