Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Aysegül Yıldırım

Aysegül Yıldırım

Yazarın Son yazıları

Üçgen Tatlı

Merhaba; ben Ayşegül Yıldırım. 2.5 yaşında Bulut Efe adında bir oğlum var. 2000 yılında evlenmemle beraber mutfakla tanıştım:)

Önce eşim, sonra hamileliğim süresince kendim, doğduğundan beri ise oğlum için özenle yemek pişiriyorum. Bekarken pek girmediğim evin bu bölümü 8 senedir zamanımın çoğunun geçtiği yer oldu. Bunun dışında yemek yapmamı ve her geçen gün yeni bir şey öğrenmemi tetikleyen bir sorunumuz var.

Oğlum Bulut Efe’nin İnek sütü alerjisi. Her anne gibi güneşim oğlum ve benim dünyam onun etrafında dönüyor. Yemek alışkanlıklarımız onun alerji seyrine uygun bir mutfak anlayışıyla sürüyor ve ben hem onun hem bizim için lezzetli aynı zamanda besleyici şeyler yapmaya çalışıyorum.

Mutfakla bu kadar iç içe olunca zamanımı değerlendirmek için kendime bir blog oluşturdum. (aysegulmutfakta.blogspot.com) İlk yazımda blogumdan bir tarif vererek başlamak istiyorum. Ama önce inek sütü alerjisi nedir? Bunu yaşayan birinin gözüyle tıbbi terimlerinden uzak anlatmak istiyorum…

Doktor süt alerjisi dediğinde ilk önce büyük bir hayal kırıklığı yaşanır. Çünkü çocuk=süttür. Bir bebeğe süt nasıl dokunabilir ki? İnsanın aklı almaz. Emziriyorsanız sizinde diyet yapmanız gerekir, mamayla besleniyorsa muhtemelen ilk kez piyasanın en pahalı mamalarıyla tanışacaksınızdır. Asıl kıyamet ek besinlere geçince kopar, çünkü dehşetle fark edersiniz ki her şey sütlüdür.

Bebeğin beslenmesi aileyi büyük bir strese sokar... Çünkü her ebeveyn gibi çocuğunuzu en iyi şekilde büyütmek istersiniz. Tereyağsız, sütsüz, peynirsiz, yoğurtsuz bir mutfak.. nasıl olacak? Ama yaşanılan stresin sebebi aslında yemek kültürünüzdür. Yarı göçebe atalarımızdan miras kalan et ve hayvansal gıdaları temel alan kültürümüz, mutfak düzenimizdeki en kıdemli yiyecekler ünvanına sahip süt ürünleri elimizi ayağımızı bağlar.

Evde bir şekilde sütsüz tabiri caizse ot gibi! içimize sinmeyen besinler hazırlarız ama ya dışarıda? Bebeğiniz büyürken her yere özel diyet mamalarını taşırsınız? İkram edilecek her şeye karşı, çocuğunuz fark etmeden taarruza geçersiniz. “bisküvi?” “hayır, hayır onun besin alerjisi var yiyemez! Lütfen görmesin!” le konu start alır.. Yeni öğrenenler için bu çok vahim bir durumdur, nasıl olurda çocuk bir bisküvi bile yiyemez..

Sizin ilk şokunuz zamanla hayatınızın gerçeği olmuştur ama bunu bilmeyen o kadar çok insan vardır ki? Hadi gün içinde cebelleştiğiniz anne, babalarınız, konu komşu, hısım akrabanın bilmemesinde çok da anormal bir durum yoktur. Çok garipseseler de zamanla öğrenirler.. ( en azından sizin yanınızda çocuğa bir şey teklif etmemeyi )

Peki ya çocuk doktorlarına ne demeli? Bir çoğunun maalesef hala haberi yok! Biz şanslıydık çünkü bizim çocuk dr.muz biraz dikkat ve daha fazla soruyla 2.5 aylıkken teşhisimizi doğru koyabildi ve bizi yönlendirdi.. Ama aylarca bunu fark edemeyip hastanelerde helak olan ebeveynler ve bebekler var.

Ben “ her şeyden gıdanı alacaksın” diyen annemi dinleyerek alternatif bulma yoluna gittim. Mesela pekmez! İnanılmaz bir kalsiyum kaynağı. Birkaç kaşık pekmezde 1 bardak süte eş değer kalsiyum var. Ayrıca demir açısından da zengin. Benim en büyük kurtarıcım pekmez olduğunu belirmeden geçemeyeceğim. Ek besinlere geçtikten sonra hesaplamaya kalksam, herhalde oğluma en az 30 lt. pekmez yedirmişliğim vardır.

Sadece kaşıklayarak değil zaman zaman bıktığında tatlıların içine koyarak, biraz daha büyüyüp gözü açıldığında cola şişesine koyup üstüne su ekleyip kola bu! çocuk kolası! diye yutturarak.. (ki en tutanı buydu litrelerce içti. Halen daha böyle içer çünkü geçenlerde orjinalinin tadına bakmış ve bana anne kötü bu dedi. Çünkü onun beyni pekmeze ( bizim deyişimizle pekkolaya) programlanmış. Ne mutlu bana! 
Bu duruma zaman zaman usanıp isyan ettiğimde olmuştur ama yapacak bir şey yok! Durumu böyle kabul etmek zorundayız. Bu alerjinin kötü tarafı süt alerjisi genellikle tek başına değildir yanında yumurta akı, balık, kuruyemiş gibi bonuslarıda peşine takar getirir.

Bu işi daha da zorlaştırıyor ama en iyi tarafı besin alerjisinin 2 yaşından sonra azalma yüzdesinin yüksek olması. Ama ben hiçbir zaman buna şartlanmadım. Eğer geçmez ise, kalıcı bir alerjiyse ömür boyu uğraşmak zorunda kalabilirim ve bir şeyin sonuna geldiğini düşündüğünde, devam etmek zorunda kalmak olabileceklerin en kötüsüdür. Hala ara ara yasaklı ürünleri deneyip tepkilere bakıyorum ve şunu söyleyebilirim ki 2 yaşından sonra alerjiye tepki büyük oranda azalıyor. Biz hala direk sütlü besin alamıyoruz ama peynir, tere yağ, balık ve bütün yumurta tüketmeye başladık. Direk süt içememesi gerçekten hiç önemli değil. Çünkü bu kadarı bile bizim için büyük bir mutluluk. Vücudumuza katkı maddesiz kalsiyum kaynakları bulmak sandığımız kadar zor değil. Lahana, kuru baklagiller, pekmez, kurutulmuş meyveler, badem, brokoli , mısır, patates ve koyu yapraklı sebzeler. Dereotu mesela bir tutamında bile inanılmaz kalsiyum var. Marul! 2-3 yaprak marul 1 bardak sütten daha fazla miktar kalsiyum içeriyor. Önemli olan bunların pişirilmesi ve sunulması bizi zorlayacak olanda budur oda her annenin yaratıcılığına kalmış. Sadece biraz daha fazla çaba.
Benim sütsüz uygulanabilecek tariflerimden birini vererek mutlu, sağlıklı güzel günler diliyorum..
Tatlı Üçgenler diyelim

malzemeler:
• 3 ad. yufka
• 1 kavanoz nutella ya da süt allerjili bebekler için armut/elma/ayva pekmezi
• pudra şekeri
Yapılışı basit ama sarması biraz zaman alıyor. yufkaları 3 parmak kalınlığında şeritler halinde kesin. İçlerine pekmezden ya da nutelladan 1 tatlı kaşığı koyarak içe doğru üçgen bohça şeklinde, bir o yana bir bu yana bükerek ( başka nasıl tarif edilir bilemiyorum :) ) yufkalarınızı sarın. Tatlıyı ılık servis yapmak gerekiyor. Üçgenlerinizi sıvı yağda kızartıp üstlerine pudra şekeri serperek servis yapın. Afiyet olsun..
Pekmez olarak üzüm harici pekmezleri tavsiye ederim çünkü daha koyular ve daha iyi uyum sağlıyorlar. ;)
Tatlının sıcak servis yapılıyor olmasından dolayı yerken ağıza dikkat! diyorum çok sıcakken bayağı can yakıcı olabiliyor :)

2008-04-18
Bu yazı 1864 kere okunmuştur.

sevgihansevgihan

yazınızı çok begendim bi okadarda etkilendim annelerin ne kadar fedakar oldukları bir kez daha görülüyor..Sevdiklerinizle beraber mutlu bir hayat geçirmenizi temenni ederim....

bulutbulut

Sevgihan güzel sözlerin için çok teşekkürler. Şartlar ne olursa olsun, annelik içgüsüdü herşeyin üstesinden gelir. Sevgiler..

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin