Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Süt Alerjisi mi?

Annelik dünyada ki en zor mesleklerden biridir derler. Yaşamadan anlayamazsın, anne olunca anlarsın derler. Evet, anne olunca anladım. Mesai saatlerinin olmadığı, mütemadiyen benim sorumluluğumda olan bir insan yetiştireceğimi anne olunca anladım.


Şu an 11 aylık olan Mila’nın annesiyim ben. Bebeğini kimselere emanet edemediği için çok sevdiği pastacılığa ara verip, bebeğinin her anını birlikte yaşamak isteyen bir anneyim. Evlenmeden önce mutfağa olan ilgim yalnızca yemek yemekten ibaret olup, eşinin türk ve dünya mutfağını çok sevmesiyle anadolu yemeklerinden, italyan mutfağına çoğu şeyi yapabilen bir kadına dönüştüm. Bebeğim doğup katı gıdaya geçtikten sonra ise uzmanlık alanım süt ve süt ürünleri içermeyen yemekler, muhallebiler, kahvaltılar olmaya başladı. Çünkü Mila, süt alerjisi olan bir bebek…


Bebekleri ayaklanmış, yürümeye başlamış çoğu anne o ilk günleri, yeni doğduğu dönemi çok özler. Keşke tekrar dönebilsem o günlere der. Ben hariç! Onun mis gibi kokusunu, çıkardığı minik sesleri çok özleyeceğimi biliyorum ama çok zor aylar yaşadık kızımla beraber. İlk 6 ay yalnızca anne sütü alması gerektiği için, elimden ne geliyorsa yaptım onu emzirebilmek için. Ama ne yazık ki mila hiçbir zaman emmeyi sevmedi. Belki de sütüm onu hep huzursuz ettiği için istemedi bilemiyorum. Benimle aynı sorunu yaşayan bir çok anne var biliyorum. Bu alerjiyle yeni tanışan ya da mücadelesine devam eden anneler için süt alerjisinden ve bizim hikayemizden bahsetmek istiyorum.


Yeni doğan bebekler sürekli ebeveynleri tarafından gözlem altındalardır. Öksürdü mü, terledi mi, burnu mu tıkalı, kakası ne renk? Vs..
Zor işler bunlar. Gözünüzden kaçan her hangi bir şey olduğunda, erken farketmediğiniz taktirde, bebeğin üzerinde ki olumsuz etkisi daha da artabiliyor.
Ben ilk 2 ay bebeğimi kolik zannediyordum. Bu yüzden vijdan azabı çektiğim zamanlar çok oldu. İnanın çok zordu, çaresizce bebeğinin ağlamasını izlemek, hiçbir ama hiçbir şekilde sakinleşmediğini görmek çok acı verici. Her akşam ağlamak için belli saatleri vardı. Saat 18 gibi başlardı, 19-20 arası resmen ağlamaktan sızardı. Ve bu süreç içinde kesinlikle meme emmek istemezdi. Aslında sanırım kolikte böyle bir şey. Ama Mila’nın bir farkı vardı, kanlı kaka yapıyordu. Hep serinkanlı bir anne olmaya çalıştığım için, doktorumuzu aramak için niyeyse bekledim. İlk kontrolde paylaştım, ilk tanı elbette süt alerjisiydi. Olur öyle dedim içimden, işin ciddiyetini farketmeden.. Anne sütü verdiğim için ilk olarak inek sütü ve ürünlerini beslenmemden çıkardım. Tabi süt olması açısından dengeli beslenmem gerekiyordu, bu yüzden komple keçi sütü ürünleri tüketmeye başladım. Yine geçmedi! Daha sonra keçi sütü ve ürünlerini hayatımdan çıkardım. Sabah kahvaltılarım sadece zeytinden ve ekmekten oluşmaya başlamıştı. Yine geçmedi! Doktorumun önerisiyle kuzu eti, dana eti yani komple kırmızı eti hayatımdan çıkardım. Tabi bu süre boyunca iyi bir gastoenterelog arayışındaydık. Yine geçmedi! Ama nispeten azaldı.


Alerjik beslenme uzmanımızın önerisiyle yediğim her şeyin içeriğini okumak zorundaydım. Meğerse tükettiğim ekmeğin içinde peynir altı suyu varmış. O bile dokunuyormuş kızıma.. Ne kadar ufak bi detay di mi? Gerçekten aklımı yitirmek üzere olduğum bir dönemdi. Bu psikoloji içinde hem sütüm artsın diye uğraşırken, canım her şeyi istiyor ama yiyemiyordum. Sütümün kalitesini falan geçtim, sütümün yağ oranı çok düştüğü için Mila o ay içerisinde sadece 100 gr almıştı. 3 aylıktı.. çok azdı bu kilo onun için.. Hep süt alerjisi yüzündendi.. Daha fazla dikkat edip önlem almazsam kilo kaybetmeye başlayacaktı..
Mama takviyesine başladık, ben de bir yandan hastane pompası kiralayarak sütümü sağmaya başladım. Alerjik bebekler için üretilmiş bir mama kurtarıcımız oldu, Mila o ay çok güzel kilo aldı, şükürler olsun. Ama ben hiçbir şey yemesemde Mila anne sütü aldığı zamanlar hırçın, huzursuz oluyordu. Kızıma bir şekilde sütüm dokunuyordu. Halbu ki emzirmeyi ne kadar da çok istemiştim. 5 ayı zor getirebildim. Ama o sağlıklı olsun, başka hiçbir şey önemli değil dedim.
Süt alerijisi zor.. Basit gibi görünsede zor.. Hem bebek için hem anne için..


Mila şu an 11 aylık. Artık keçi yoğurdu, keçi sütüyle yapılmış muhallebiler ve kuzu eti yiyebiliyor. Bu bizim için çok büyük bir gelişme.
Buna şükür, bunu da atlatacağız eminim.


İnsan bu gibi durumlarda kendini çaresiz hissediyor. Halbuki eminim bunu yaşayan bir çok bebek, çocuk var. Burada kendi oluşturduğum ya da internette bebekler için verilen tariflerden derleyip düzenlediğim katı gıdaya geçişte hazırlayabileceğiniz tarifleri elimden geldiğince annelerle paylaşacağım. Bunun yanı sıra, ilk altı aylık dönemde olup emzirirken aynı problemi yaşayan annelere de elimden geldiğince desteğe hazırım.
Bütün yavruların bir an önce sağlığına kavuşması dileğiyle..


Sevgilerimle
Işıl Polat Aydoğan

http://instagram.com/madametoto
http://milanindunyasi.blogspot.com/

2013-12-27
Bu yazı 2144 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin