Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Su Yok!

Su demek hayat demek ama Ankara’da su yok. Burası Türkiye’nin başkenti ama burada Ankara’da hayat da yok. Neden abondone oluyoruz ki, bunun olacağını zaten bize söylemişlerdi. Sürpriz yok yani. Tek yapılması gereken korkulanın en sonunda başa gelmesini sakin sakin bekleyen, bu günleri öngörmemekte direnen herkes için baş parmakları havaya kaldırmak!

Su yok! Yetkililerin buna önerdikleri bir çözüm yok. E o zaman beklemekten başka yapacak bir şey de yok. Bu halk bekler. Beklemeye ve mevcutları kabullenmeye alışkın bir milletiz biz. Şikayet eder, durmadan konuşur ama başa gelincede her şeye amin deriz. Öyle ya, okullar bir ay geç açılır, evlerde su ekonomisi yapılır işte günler böööyle akar gider.

Susuz günlerin çok fazla sıkıntı ve hastalıkları beraberinde getireceği endişesini taşıyorum. İnsanlar bunu hak etmiyor. Su deposu olan evler için problem belki çok büyük olmayacak ama bu gibi imkanı olmayan aileler ne yapacak? Özellikle gece kondu bölgelerinde zaten bir sürü imkansızlıklarla boğuşmakta olan insanlar birde susuzluk illeti ile uğraşacaklar. Yazık, hem de çok yazık.

Evet, hepimiz üzerimize düşeni, elimizden geleni tabi ki yapacağız. Duşumuzu daha çabuk alacağız, suları boş yere akıtmayacağız. Bahçe sulamayacak, araba yıkamayacağız. Kendi önlemelerimizi çapımız dahilinde alacağız. Peki ya bizim kontrolümüz dışında gelişebilecek olanlar için ne yapacağız? Çünkü su sıkıntısının, kişisel ve çevresel temizliğin sürdürülmesini güçleştireceği ve her türlü hastalığa davetiye çıkaracağı aşikar.

Bakın duyumlara göre ishal vakaları başlamış. Aşırı sıcaklarla, su kesintilerinin birleştiği şu günlerde acil servisler karın ağrısı, bulantı gibi ishale bağlı şikayetlerle ile gelen insanlarda artış olmuş. Zaten Saglık Bakanlığı, su kesintilerine gidilmesi durumunda, yeterli su sağlanamaması ve hava sıcaklıklarının artmasıyla, ishal, dizanteri, kolera, tifo, para tifo, bağırsak parazitleri gibi su ile bulaşan pek çok hastalığın görülme sıklığında artış olabileceğini duyurmuştu.

Türk Tabipler Birliği web sitesinde de şu paragrafa yer verilmiş; ‘Yaz aylarinda dogal su kaynaklarinin kuruması ile bazı yerleşim yerlerinde su kıtlığı görülmektedir. Bu durum hem şebekeye verilen su miktarının azalmasına hem de zaman zaman kesintilerle sonuçlanmaktadır. Genel hijyeni yerine getirebilmek için yeterli su sağlanamamasının yanında su kesintilerinin yaşanması halinde şebekenin kirlenmesi söz konusu olmaktadır. Bu durum çocuklar başta olmak üzere ishal salgınlarına neden olabilmektedir.’

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ nün hazırladığı bir raporda dünyada yıllık ölüm oranı en yüksek hastalıklar listesinin ikinci sırasında kolera, diyare, tifo gibi diyare hastalıklar geliyor. İşin acı tarafı bunların önlenebilir hastalıklar olması.

Çok ama çok ciddiye alınması gereken susuzluğun bu kadar önemli sorunlara yol açmaması için biz de anneler olarak çocuklarımızın bu hastalıklardan korumak için elimizden geleni yapacağız. İlk aklıma gelenler ve kendimin kesinlikle uygulayacaklarım şöyle;

*Bu dönemde çocukları olası hastalıklardan korumak için dışarda yemek yedirmeyin. Malum çok temiz görünen restoranların mutfakları su akarken bile güvenilmez olabiliyor. Bir de sus akmıyor iken düşünün! Yeşillik içeren salata, sandviç gibi gıdaları, çabuk bozulabilen tavuklu yemekleri, nasıl ellerin yoğurduğu belli olmayan köfteleri sipariş etmekten özellikle kaçının.
*Musluklardan su içirmeyin. Duş aldırırken bile su yutmamaları için özen gösterin.
*Yemeklerden önce, sonra ve tuvaletlerin kullanımı öncesi ve sonrasında ellerini dikkatlice yıkayın. (Bu dönemde piyasada bulabileceğiniz anti bakteriyel sabunları tercih etmek iyi bir fikir olabilir.)
*Alışveriş merkezlerinde, restoranlarda tuvaletleri kullanmamalarına çabalayın. Dışarı çıkmadan önce tuvalet ihtiyaçlarının olup olmadığını ısrarla sorun.
*Hiç bir meyve ve sebzeyi yıkamadan vermeyin, verdirmeyin.
*Açıkta satılan yiyecekleri almayın.

Ankara’yı keza diğer şehirleri zor günler bekliyor. Umarım yağmurlar beklenenden daha kısa sürede barajların tam tepesine yağar da, şu sorun daha kısa zamanda çözülme yoluna girer.

Sağlıkla kalın.

 

2007-08-06
Bu yazı 1109 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin