Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Sorularla Çocuklarda Şişmanlık ve Öneriler

Günümüzde obezitenin görülme sıklığı her yaş grubunda olduğu gibi çocuklarda da artmaktadır. Çocukluk çağı obezitesi, vücutta yağ hücre miktarlarının artıp içlerinin dolmasıyla oluşan son zamanların en yaygın hastalığı olarak tanımlanan bir durumdur. Aslında yağ dokusu vücudun en büyük enerji deposu olarak çalışmaktadır. Normal kiloda bir erkek veya kadında yağ dokusunun enerji olarak karşılığı 88000-132000 kilokalori (kcal) civarındadır. Vücuttaki bu depolar egzersiz, stres ve açlık dönemlerinde enerji gereksinmesini karşılamaktadır. Ancak bu deponun normalden fazla artışı obezite veya şişmanlık olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda ciddi psikolojik ve fizyolojik sorunlara sebep olabilmektedir.

1) Günümüzde obezite ne sıklıkla görülmektedir?
Çocuk ve adolesanlar da aşırı ağırlıklı olma ve obezite görülme sıklığı bütün dünyada artış göstermektedir. Türkiye’de yapılan çeşitli araştırmalara göre çocuklarda obezite görülme sıklığı %2 ile %31 arasında değiştiği bildirilmektedir. Tüm dünyada ise obez çocuk sayısının 2015 yılında 700 milyona ulaşması beklenmektedir.

2) Çocuklarda obezitenin en sık görüldüğü yaşlar hangileridir?
Vücutta yağ dokusunun fizyolojik olarak en yüksek olduğu iki dönem süt çocukluğu dönemi (%28 kadar) ve ergenlik öncesi dönemdir(%25 kadar). İlk yaşta özellikle ilk 6 ayda şişmanlık sıktır. Çocuğun yürümesi ve hareketlerinde artış ile birlikte bir yaşından sonra şişmanlık sıklığı giderek azalır. Ergenlik öncesi dönemde kız ve erkek çocukta şişmanlık sıklığında ikinci bir artış gözlenir. Regl dönemi yani menstrüasyon dönemi başladığı sırada kız çocuklarının önemli bir oranında ağırlık fazlalığı görülür. Erkek çocuklarında ise ergenliğin ilerlemesi ile yağ dokusunda azalma dikkati çeker.

3) Çevresel etkiler çocuğu obeziteye iter mi?
Çocukluk çağı obezitesinin en önemli nedenlerinden biri çevresel etmenlerdir. Nedir bu çevresel etmenler diye baktığımızda tabii ki en başta bilgisayar ve televizyonun geldiğini görmekteyiz. Çocuklarda bilgisayar ve televizyon kullanımının yaygınlaşmasıyla fiziksel aktiviteleri azalmış ve obezite belirgin oranda artmaya başlamıştır. Ayrıca medyada karbonhidrat ve yağ içeriği fazla olan yüksek kalorili yiyeceklerin can alıcı bir şekilde reklamının yapılması çocukların bu tarz yiyeceklere yönelmesine sebep olmuştur. Bu yüzden televizyon seyretme saatinin çocuklarda 2 saat ile sınırlı tutulması gerekmektedir.

4) Ailesel beslenme alışkanlıkları çocuklarda şişmanlığa yol açar mı?
Günümüzde obezitenin artmasının diğer bir sebebi ise ailesel beslenme alışkanlıklarıdır. Şişman insanların fazla yeme isteğinin ve beslenme biçiminin aile çevresinden edinilen bir alışkanlık olduğu ileri sürülmektedir. Çocuklar için yeme genellikle sosyal bir durumdur, aileyi, diğer gençleri, akranları içeren diğer insanları gözlemleyerek kendi yeme davranışını ve tercihini oluşturur. Çocukların yiyecek tercihleri, ailelerinin yeme davranışlarından ve yiyecek seçim tercihleri ile şekillenir. Annesi ve babası her ikisi de obez olan ailelerin çocuklarının obez olma riski %80, sadece anne veya babası obez olan çocukların obez olma riski %40, her ikisi de obez olmayan ailelerin çocuklarının obez olma riski %8 olarak görülmektedir.

5) Çevre kirliliği, toksik ajanlar çocuklarda obeziteye neden oluyor mu?
Son zamanlarda yapılan çalışmalarda özellikle hazır besinlerdeki toksik ajanların ileride çocuğun obez olma riskini arttırdığını göstermektedir. Çocuğun doğum sonrası ilk besini olan anne sütü çevresel toksinlerden en çok etkilenen besindir. Anne sütünün tartışmasız hastalıklardan koruyucu, fizyolojik ve özellikle besleyici öğeleri ayrıca psikolojik yararları çocuğun bu besini almasındaki önemi hiçbir zaman yadsınamaz. Ancak annenin gebelik sayısı, yaşı, oturduğu çevre, sigara alışkanlığı, günlük besinleri ve çevresinde kullanılan kimyasal ajanların çokluğu emzirme döneminde önem kazanmaktadır. Anne sütünde bulunması olası toksik ajanlar konusundaki tüm bilgiler değerlendirilmeli, sadece anne sütü alan bebeklerde değil, annenin gebelik ve emziklilik döneminde çevredeki kimyasal ajanların ileride bebekler için risk olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Çevresel toksik öğelerin bulaşmasının bir başka boyutu da biberonla beslenmedir. Üretim ve kullanım aşamasında kapların geçirdiği süreçler ve özellikle biberondan beslenme bebeği toksik ajanlar ile karşı karşıya bırakmaktadır. Biberonların yıkanma suları, mamaların hazırlanma esnasında kullanılan sular, plastik kaplar (monilfenoller ve bisfenol-A) endokrin(hormon dengesi) bozucular olarak yaşamın ilk döneminde bebekte sorun yaratabilir.

6) Peki obezitenin bu kadar çoğaldığı günümüzde çocuklarımızı korumak için ne yapmalıyız?

• ÖRNEK ANNE BABA: Öncelikle anne-baba olarak çocuklarımıza örnek olmalıyız. Çocuklarımızın yanında sebze ve meyve yemeyi özendirmeliyiz. Bebeğiniz artık 8 aylık olduğunda sofraya oturtmalı ve ona düzenli beslenme alışkanlıklarını kazandırmalıyız. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklarda şişmanlığın önlenmesi için annelerin önemli bir rol üstlenmeleri gerekmektedir. Çünkü anneler diyetin ve aktivitelerin çocuk ile paylaşılmasında önemli bir role sahiptir. Çocuğun kilo vermek için yardıma ihtiyacı olduğu an aile bireylerinin de ihtiyacı olduğuna rastlanmaktadır. Bu nedenle ailenin yeme ve egzersiz alışkanlıklarında belirli değişiklikler yapmak, çocuğunda da davranışlarının değişmesine katkıda bulunmaktadır.

• ARA ÖĞÜN ALIŞKANLIĞI: Çocuklarımıza ara öğün alışkanlığı kazandırmakta çok önemli. Besleyici ara öğünler tüketen bir çocuk atıştırmalardan uzak duracak ve fazla kilo alması engellenmiş olacaktır.

• DOĞRU ARA ÖĞÜN TERCİHİ: Ancak bir ara öğün besleyici de olabilir kilo aldırıcı da olabilir. Özellikle dışarıda tüketilen ara öğünlere dikkat etmekte fayda var. Ekmek arası yani çocuğu fast-food tarzı beslenmeye iten alışkanlıklar değil de simit, ayran, küçük peynirli sandviçler, meyve, sebze, taze sıkılmış meyve suları tarzındaki bir beslenme çok daha yararlı olacaktır. Çünkü daha çok cips, çikolata, hazır kekler, bisküvi gibi atıştırma şeklinde yapılan ara öğünler bel çevresinde yağlanmaya sebep olabilmektedir.

• TELEVİZYON VE BİLGİSAYARI AZALTIN: Televizyon ve bilgisayar karşısında fazla vakit geçiren çocukların diğer yaşıtlarına göre daha fazla kilo aldığı saptanmıştır. Reklamlardaki yüksek kalorili yiyecekler kişiyi çok fazla tüketmeye ve kilo almaya itebilir. Aynı zamanda hareketsiz bir yaşam tarzına da sebep olduğu için aşırı yağlanmaya da yatkınlığı arttırmaktadır.

• YASAKLAR KOYMAYIN: Çocuklarınıza hiçbir şeyi yemeyi yasaklamayın. Ancak çok yağlı ve çok şekerli besinleri tüketmelerini sınırlandırın. Yasaklar onları daha çok cezbedebilir. Eğer ki nedenleri ile birlikte çocuğunuza niçin kalorili olan bir besini sınırlı bir miktarda tüketmesi gerektiğini anlatırsanız bir süre sonra sizi anlayacak ve dinleyecektir.

• BİRLİKTE YEMEK YAPIN: Çocuklar ebeveynleri ile birlikte mutfağa girip yemek yapmaktan hoşlanırlar. Bu yüzden sizinle birlikte mutfağa girip yemek yapmasına izin verin. Onun ana ve ara öğünlerinizi hazırlamak için çocuğunuzdan yardım alabilirsiniz.

• DOĞAL BESLENİN VE BESLEYİN: Çocuğu emzirirken mümkün olduğunca doğal beslenmeye çalışın. Ayrıca çocuğunuz ek besine geçtiğinde onu mümkün olduğu kadar evdeki doğal gıdalar ile besleyin. Çünkü ilk yaşlar damak tadının oluşması için önemlidir. O yüzden bebeğinizin çok yağlı, çok şekerli gıdalara alışmasına engel olun.

• SEBZE ALIŞKANLIĞI KAZANDIRIN: Genellikle 4-6 yaş döneminde çocuklar keskin kokulu yiyeceklerden özellikle sebzelerden hoşlanmazlar. Bu olağan bir durum. Ancak yeni şeyler denemesi için çocuğunuzu cesaretlendirin. Sevmediği bir sebze yemeğini birkaç gün sonra başka bir şekilde vermeyi tekrar deneyin.

• FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNEMLİ: Tabii ki fiziksel aktivitede en az beslenme kadar önemli. Çocuğunuza küçük yaşlarda fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırmak onu obeziteden koruyacaktır.

Özelikle yaşamın ilk 1 yılı ve 4-6 yaş dönemi şişmanlık için çok riskli. Bu yaşlarda dengeli beslenmeye dikkat etmek ve çocuklarımızı yağlı ve şekerli gıdalardan uzak tutmakta fayda var. Bu konuda çocuklarımıza bilinçlendirmek obeziteden korunmak için atacağımız ilk ve en önemli adım. Bu konuda duyarlılığımızı arttıralım ve sağlıklı nesiller yetiştirelim.

Ailelerimize ve çocuklarımıza sağlıklı ve keyifli günler dilerim…

19 Mayıs Hastanesi

 

 

 

KAYNAKLAR
1)Mark L Wahlqvist, MD., Jonathan M Hodgsson, PhD, Frank m Ng, Bridget HsuHage; the Role of Nutrition in Abdominal Obesity; Nutirition Research, Vol 19, No 1, 85-101; 1999
2)Behrman kliegman, Nelson Essentials of peadiatrics, Nobel tıp kitapevleri, 147-167;2001
3)Mercedes de Oris, Edlheid Oryongo, Elaire Borghi, Chizuru Nsihida; Researrch: Development of a WHO Growth refernce for school aged children and Adolsecents; Bulletin of the WHO, sept 2007, 85(9)
4)Serdar Öztara, Sami Hatipoğlu, Mehmet Bahadır, Bahar salihoğlu, Reyhan Yıldırım, Esra Şeketoğlu; İlköğretim çağındaki çocuklarda obezite prevelanasının belirlenmesi ve risk faktörlerinin araştırılması; Bakırköy Tıp Dergisi, 2; 11-14; 2006
5)4)Stravroula K. Osgonlan, Sarah de Ferranti; Complcations of Obesity: Metabolic Syndrome Nutirion in Pediatrics 4th. Edition Hamilton, Ontorio, Canada: BC. Decker Inc; Part 4: 455-466; 2008
6)Mark H. Vickers; gelişmsel programlama ve yetişkin obezitesi, Current Opinion in Endocrinology Diabetes and Obesity Turkish Edition Vol 2, No 1, 21-27; 2007

 

2011-09-04
Bu yazı 1869 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin