Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Sevgi Sözcükleri Ne Kadar Az Kullanılıyor!

Söyleşilerimde dinleyicilere sorarım: “Bugün çocuğuna ‘seni çok seviyorum’ diyenler?”

Salonda önce derin bir sessizlik olur, sonra yavaşça parmaklar kalkar. O derin sessizliğin anlamı şudur: “Niye bunu soruyor ki? Konumuzla ne ilişkisi var şimdi bu sorunun?” Genelde bu tip söyleşilere anneler katılır, onların görevi ya çocuğu yetiştirmek!

Anneler de zaen bu sorumluluktan yorgun düşmüş ve birkaç püf noktası bilgi edinme peşindeyken, bu kadın şimdi tutmuş “Çocuğunuza bugün ‘seni çok seviyorum’ dediniz mi” diye sormaktadır. Çoğu kez parmaklarını kaldıranların sayısı kaldırmayanlara göre çok daha az olur. İşte çocuğun gerçeği budur, anne-babasından “Seni seviyorum” cümlesini ve sevgi sözcüklerini çok az duyar. Hatta hiç duymayan çocuklar da var. Bunu yetişkin danışmanlarımdan biliyorum. Bireysel psikoterapi seanslarında annelerinden ya da babalarından hiç “seni seviyorum” cümlesini duymadığını söyleyen öyle çok danışanım var ki.

Otuz yaşlarında bir bey babasından nefret ettiğini söylemişti. Onun yüzünü görmek istemediğini, hatta ölse çok sevineceğini ifade etmişti. Ona, “Babanı hiç mi sevmiyorsun?” diye sorduğumda ise, hiç sevmediğini, zaten babasının da onu sevmediğini, bu yaşına kadar bir kere olsun ona sevdiğini söylemediğini anlatmıştı.

Daha sonra bu babayla görüştüğümde, oğlunu çok sevdiğini ama erkek çocuğa sevginin belli edilmemesi gerektiğine dair düşüncelerini dile getirmişti. Bir başka anne, çocuklarını çok sevdiğini ancak çocukları onları sevdiğini zaten bildikleri için bunu söylemeye gerek olmadığını ifade etmişti. Sadece “Seni Seviyorum” değil, pek çok sevgi ifadesi olan sözcüğü de kullanmıyoruz. *bugün ne güzel olmuşsun *böyle davranmanı çok seviyorum *giysin sana çok yakışmış *ne güzel gülüyorsun *yaptığın esim harika *odan ne kadar düzenli, bu düzenini çok seviyorum, hep böyle ol *bu konudaki düşüncelerini takdir ediyorum *arkadaşların seni ne çok seviyor vb.

Bu türden cümleleri gün içinde kaç kez kullanıyorsunuz? Çocuğunuz bebekken ona söylediğiniz sevgi sözcükleri inanın daha çok. Sanki büyüdükçe bu sözcüklere ihtiyacı yokmuş gibi bir düşüncemiz var. Son derece hatalı bir önyargı bu. Oyda çocuk büyüdükçe nasıl daha çok yemeğe, daha çok giysiye ihtiyacı oluyor, aynı zamanda sevildiğini de daha çok duymak istiyor.

Duygusal ihtiyaçlar da fiziksel ihtiyaçlar kadar önemlidir ve onlarla pararle işler. Çocuk belki tembellik ediyor ve odasını toplamıyor, özellikle de ergenlik döneminde çok sık ratlanan bu davranışa annenin tepkileri, çocuğun odasını toplamak ve onu odasını toplamadığı için sürekli eleştirmektir. Akşam baba eve gelince o da aynı tarzı devam ettirir.
-Annei çok yoruyorsun, koca adam (kız) oldun, hala odanı toplamıyorsun. Ve diğer eleştiriler: -Pasaklısın, pissin, dağınıksın, kime çekmişsin acaba, bizim ailede böyle pasaklı biri yok. Çocuk bu eleştirilerden bıkıp odasını toplamaya kalktığında ise şu tepkilere karşılaşır: -Ne beceriksizsin oğlumk (kızım), bu oda böyle mi toplanır? Aman istemiyorum bırak bir daha toplama, ben toplarım. Çocuğu yaptığı ufak-tefek iyi davranışlarda bile motive edin ve onun bu davranışını onayladığınızı sevgi sözcükleri kurarak ifade edin.

İlkim Öz Tan - Öz Eğitim Psikolojik Danışmanlık Merkezi

www.ilkimoztan.com

2008-01-14
Bu yazı 2219 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin