Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Sayende Anne

Anneler... Onların dedikleri çıkar, illa ki çıkar; hayır dualarıysa hep tutar. Çocukları sözkonusu olduğunda geceyi aydınlık, soğuyu sıcak, imkansızı mümkün yapabilirler.

Onlar; koşulu, karşılığı olmayan, zamanla azalmayan, en kuvvetli ve en gerçek sevginin sahipleri olarak çocuklarının pusulası gibidirler ve daima doğru yönü gösterirler. Sevgileri bakışlarında, pişirdikleri yemekte, dokundukları herşeydedir. Anneler kurar, donatır, korur, savunurlar. Ve biz onları ancak kendi çocuklarımız olduğunda anlarız!

Dilerim; herkes annesinin kıymetini onlar hayattayken bilsin. Arayıp, sormayı, yanlarında bulunmayı ihmal etmesin. Onları kırmasın, incitmesin. Annelerin hayatımızda derin bir nefes, tükenmeyen bir kuvvet olduğunu kimsenin bir an bile unutmamasını istiyorum. Anneler gününde siz de annenize doya doya sarılın, ve gözlerinin ta içine bakıp teşekkür edin, herşey için çok teşekkür edin.

Benim annem… Ne zaman insanlığı, kadınlığı ve anneliği ile ilgili naçizane birkaç paragraf yazmak istesem kelimelerin tasvir gücünün nasıl da sönükleştiğinden şikayet ederim. Bilirim ki onu yazarak anlatmak zordur. Sözlü, yazılı ifadeleri aşacak kadar derin sevdiğim, inandığım ve güvendiğim bir annem olduğu için çok şanslıyım.

... Ah anneciğim, her geçen sene biraz daha sen oluyorum sanki. Seneler önce daha anne değilken, seni eleştirdiğim birçok şeyi yaparken buluyorum kendimi. Hani çok evhamlısın, neden bu kadar çok merak ediyorsun diye söylenirdim ya, şimdi daha beterini ben yapıyorum. Gece uyurken nefesini dinliyorum oğlanın.

Allah bilir sen de yapardın aynısını. Değil mi Anne?

Okul dönüşü bulayım diye yatağımın üzerine bıraktığın sürprizleri hatırlıyorum. Nasılda heyecanla beklerdin tepkimi. Sevinirdim tabi onları görünce ama sevinç gösterilerim senin umduğun gibi olmazdı. Ama bak, ögrendim artık hislerimi saklamamayı. Simdi bende kendi çocuğuma hazırladıgım sürprizleri gizlice çantasına, cebine yerleştiriyor, nasıl sevinecek kimbilir diye heyecanlanıyorum.

Annelik evladının bir tebessümü ile mutlu olmaksa eğer ben bunu senden öğrendim Anne!

Hiç unutmam ne kadar yorgun olsan da yatmadan önce kahvaltı soframın örtüsünü serer, tabakları yerleştirirken “yarın akşama ne pişireyim” diye sorardın. “Ay anne; yemek yemek hep yemek” diye söylenirdim o zamanlar. Bunların ne kadar özel olduğunu kendimi aynılarını yaparken bulduğumda anladım. Geceleri Kaan’ın beslenme çantasına ne koyarım, akşama onun sevdiği hangi yemekleri pişiririm diye düşünerek uykuya dalıyorum. Onu sadece gözlerimle değil, düşüncelerimle de takip ediyorum. Sen nasıl çocuklarını hayatının merkezi yapmışsan, ben de şimdi kendi çocuğumun ekseni etrafında dönüyorum. Evet ben böyle mutluyum. Oğlumun sağlığı ve mutluluğu beni dinç kılan.

Annelik uykuda bile evladını düşünmek, onun iyiliği için çabalamaksa, ben bunu da senden öğrendim Anne!

Zor zamanlarımda kafamı dizine koyuyorum. Sen saçlarımı okşadıkça, huzur duyuyor, dinginlesiyorum. Sabahları telefonda sesini duymak bile rahatlık veriyor. “Yavrum” diye açıyorsun telefonu, “yavrum iyi misin?”. Seninle kırklarına dogru yol alan bir kadın olduğumu unutup, sanki yine küçücük bir çocuk oluyorum.

Zaten sence ben hiç büyümedim değil mi anne?

“Gün doğmadan neler doğar” diye diye ümit ektin içime senelerce. Hayatın güzel taraflarını daha net görebilmemi sagladın. Bak; simdi yaşamayı zevkle kabul edip, şükredebiliyorum. Artık biliyorum; zor zamanlar geçer, onlar hep geçer gider. Ben de canımın canı dediğin torunun için aynı şeyleri yapıyorum şimdiden. Üzüldüğü zaman kendime doğru çekip, “geçer” diyorum. “Üfff deriz biter”.

Annelik çocuğuna sonsuz güven vermek ve huzur sağlamaksa, senin gibi yapıyorum bende anne!

Ne çok destek oldun bana. Yaparsın, çünkü güçlüsün dedin. Gün geldi sertleştin, sesini yükselttin. İstediklerimizin bir adım kadar yakınımızda olduğuna yeminler edip; güzelliğin yüzümüzde fani, içimizde baki olduğuna ikna ettin. Iyilik yapıp denize atıyoruz, sen rahat ol Anne. Evet, hep söyledigin gibi verilen emeğin mutlak geri dönüşü oldugunu gördüm, yapabileceklerimizin yaptıklarımızla sınırla olmadığını anladım.

Annelik bu ya, bende oğluma “Sen yaparsın, sadece istemelisin” diyebiliyorum. Sayende anne!

Beni merak etme ne olur. Sağlığım iyi, moralim de yerinde, artık çabuk kırılmıyorum üzülme. Sozlerimi tutuyorum, önce saglık biliyorum... “Hayatın baharı çok çabuk geçer kızım; üzülme birseye, bak kendine” diyorsun.

Gençlik sahi bir avazda mı bitiyor Anne?

Sevdigin gibi süslenip, gülümseyeceğim, evet en önce kendime.

Mutlulugu kucaklamayı ve paylaşmayı biliyorum Yine sayende!

Bu aralar sağlık sorunların var. Cok ağrın oluyor, bize bile söylemiyorsun. İnan bana geçer anne. Uff deriz gecer, gider. Sensizliğe hazır değilim. Ellerimiz kenetli, yürüyeceğimiz mis kokulu yollarımız var bizim. Tembihlerin kulağımda; gece yatarken kapıyı iyice kilitler, ocağı kontrol ederim. Oğlanın üstünü de sıkıca örterim, örtmez olur muyum hiç anne!

Anneliğin anlamını bana en güzel anneliği yaparak öğrettiğin için sana binlerce teşekkür ederim, iyi bir anne olabildiysem eğer bunu ben sana borçluyum.

Güzel ellerinden, bebek yüzünden öperim.

Seni Çok Seven Küçügün

İlkim Öz Tan Yaşam dergisi Nisan- Mayıs 2009 sayısında yer almıştır.

www.ilkimoztan.com

www.ilkimozdergisi.com

2009-07-27
Bu yazı 1168 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin