Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Dr. Dyt. Nihal Erdem

Dr. Dyt. Nihal Erdem

Yazarın Son yazıları

Sağlıklı Beslenme

Beslenme, yaşamın her döneminde sağlığın temelini oluşturmaktadır. Gelecek yeni kuşaklar artan teknolojik, psikolojik ve ekonomik sorunlardan dolayı pek çok hastalık riski taşımaktadır. Hastalık risklerini azaltmak için en iyi reçete, insanları aktif bir yaşam tarzı ve sağlıklı beslenmeye teşvik etmektir. Bu hem çocuklarımız hem de sizin için geçerlidir. Çocuklarımıza eğer aktif bir yaşam şekli ve iyi beslenme alışkanlıkları kazandırırsanız, onlara çok büyük bir armağan vermiş olursunuz.

"Sağlıklı beslenen aktif çocuklar, sağlıklı olur'' demek kolay, ancak bunu sağlamak o kadar kolay değil. Çocuğunuzun okulu, öğretmenleri, doktor ve beslenme uzmanlarından bu konuda yardım almalısınız.

Annenin beslenmesi, çocuğun sağlıklı doğması için önemli bir başlangıçtır. Çocuğun sağlıklı büyümesi ve sağlıklı bir yetişkin olabilmesi için, sofra alışkanlığı edindiği andan itibaren önüne sağlıklı yemekler sunmak gerekmektedir; çünkü ileriki yaşlarda görülen hastalıkların pek çoğu yanlış beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Beslenme alışkanlıkları, diğer alışkanlıklar gibi erken öğrenilmektedir. İnsanların besinlere karşı tutumları, aile, arkadaşlar ve çevreden edinilen bilgi ve tutkular etkilemektedir.

Akıllı insan önce kendi ruh ve beden sağlığına dikkat eden insandır anlayışına uygun olarak, sağlıklı beslenme ve günlük yaşam alışkanlıkları edinmeye çocukluktan itibaren başlamalıdır.

"Büyürken akıllı olmak kadar, formda olmak da önemlidir.'' (Arnold SCHWARZENEGGER)

Sağlıklı ve dengeli beslenme herkes için, özellikle de çocuklar için çok gereklidir; çünkü bu dönemde kazanılacak beslenme alışkanlıkları yaşam boyu sürmektedir.

Beslenme Nedir?
Karın doyurmak, açlığı bastırmak ya da canının çektiği şeyleri yemek, içmek midir? Hayır. Beslenme, canlının en temel gereksinimlerinden biridir ve yiyecekler ile sağlık arasında köprü oluşturmaktadır. Beslenmenin bilimsel anlamda tanımı ise; "insanın büyüme, gelişme, sağlık ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerinin alınıp vücutta kullanılmasıdır.''

OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARDA BESLENME
Oyun Çocuğunda Yeterli ve Dengeli Beslenmenin Önemi
Bir-beş yaş grubu çocukları kapsayan bu döneme "oyun çocuğu'' dönemi denir. İlk yaştan itibaren çocuk giderek bağımsızlık kazanmaya başlar, aile içinde çocuk değişmeye başlayan bir birey haline gelir. Bu sayısız gelişme ve değişim döneminde çocuğun yeme alışkanlıkları da doğrudan veya dolaylı ailenin, özellikle anne ve babanın beslenme alışkanlıklarından etkilenir. Sağlıklı beslenme önerileri tüm aileye yöneltilebilir, fakat küçük çocukların özel besin gereksinimleri göz önüne alınmalıdır. Çocuğun tek besin türüne bağımlı kalmamasına dikkat edilmeli, besin çeşitliliği sağlanmalıdır.

Çocuğun gerek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanması, gerekse büyüme ve gelişmesini tamamlayabilmesi için, kendisine tüm besin gruplarından besinlerin uygun pişirme yöntemleri ile sunulması ve öğün atlamadan beslenmesi, çocuğun sağlıklı bir birey olmasının ön koşuludur.


BESİNLER VE BESİN ÖĞELERİ

Yaşamımız için gerekli olan bütün besinleri, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayırabiliriz;
1. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler,
2. Sebze, meyve, buğday, mercimek, kuru fasulye gibi bitkisel kaynaklı besinler.
Bu besinlerin her birinin içinde vücudumuza farklı yararlar sağlayan maddeler bulunmaktadır. Bu maddelere besin öğesi denir.
Besin öğeleri:
- Protein
- Karbonhidrat
- Yağ
- Vitaminler
- Mineraller
- Su
Vücudumuzun bileşimi de bu besin öğelerinden oluşmaktadır. Organlarımızın düzenli olarak çalışabilmesi ve günlük işlerimizi sağlıklı sürdürebilmek için bu öğelerin her birinden her gün almamız gereklidir. Aldığımız miktarların yetersiz veya fazla olması sağlığımızı etkiler. Bu nedenle gün boyu tükettiğimiz besinlerin türlerine ve miktarlarına dikkat etmemiz gerekmektedir.

Proteinler

Büyüme ve gelişme vücut hücrelerinin sayısının artmasıyla gerçekleşir. Bu hücrelerin yapılabilmesi için protein gereklidir. Hücreler birleşerek dokularımızı ve organlarımızı oluşturur.
Günlük beslenme planı içine 1 yumurta, 2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 köfte kadar et veya 1 porsiyon kuru baklagiller tüketiliyorsa çocuk için protein alımı yeterlidir. Daha fazlası için ısrar ve zorlama besine olan isteği azaltabilir.

Yeterince protein alamazsak ne olur?

- Büyüme ve gelişme yavaşlar
- Kolay hasta oluruz
- Hastalıklar daha uzun sürer
- Saç, deri, tırnak gibi dokularımızın sağlığı bozulur
- Organlarımızın çalışması aksar

Karbonhidratlar
Yetişkinlere ve okul çağındaki çocuklara kıyasla okul öncesi çocukların beslenmesinde karbonhidratlardan şeker ve şekerli besinler enerjinin büyük bir kısmını sağlamaktadır. Yüksek oranda şeker ve şekerli besinler çocukların beslenmesi için olumlu değildir. Şeker alımı ile iştahsızlık ve diş çürümeleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu riski azaltmak veya en aza indirmek için şekerli içeceklerin, tatlıların, bisküvi, çikolata gibi besinlerin fazla tüketilmemesi özellikle ara öğünlerde çocuklara verilmemesi önerilmektedir.

Günlük yaşamınızda fazla hareketli değilseniz ve spor yapmıyorsanız, şeker içeriği yüksek besinlerden aldığınız enerji harcanamaz. Bu tür yiyecekleri fazla tüketmek şişmanlığa neden olur.

Tadı tatlı olmayan diğer karbonhidratlar, nişasta ve posadır. Bunlar, bitkisel kaynaklı besinlerin yapısında bulunurlar.
Nişasta yapısındaki karbonhidratlar kana daha yavaş karıştıkları için kan şekerinin düzenli olmasını sağlarlar.
Posa, sindirim sisteminin sağlıklı çalışması için gereklidir. Ayrıca, posadan zengin besinlerin yeterli miktarda tüketilmesi pek çok hastalığa karşı koruyucu etki göstermektedir.
Nohut, kuru fasulye, mercimek, kepeği ayrılmamış tahıl ürünleri, sebze ve meyvelerin yapısında daha fazla miktarda posa bulunmaktadır.

Yeterli posa alabilmek için:
- Posadan zengin besinleri her gün tüketiniz
- Kabuklu yenebilen salatalık, domates, elma, armut, şeftali gibi sebze ve meyveleri iyice yıkadıktan sonra kabuklu olarak tüketiniz.

Yağlar
Yağlar enerji sağlamalarının yanı sıra, yağda eriyen vitaminlerin kullanılmasında ve sinir sisteminin çalışmasında rol alırlar. Sıvı ve katı yağlar olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Sıvı yağlar, zeytin, ay çekirdeği, mısır, fındık ve soya gibi bitkisel besinlerden elde edilmektedir.
Katı yağlar ise margarinler, tereyağdır. Kırmızı etler ve bunlardan yapılan sucuk, salam, sosis gibi besinler içinde de katı yağlar bulunmaktadır. Katı yağların fazla miktarlarda tüketilmesi, kalp ve damar sağlığımız için sakıncalıdır.

Yemekler pişirilirken içine konulan az miktardaki yağ ve besinlerin bileşiminde bulunan görmeden yediğimiz yağlar bizim için yeterlidir.
Yağda kızartılmış bütün yiyecekler, mayonez, kremalı yiyecekler, yağlı etler, sucuk, salam, sosis, çikolatalar ve çikolatalı yiyeceklerin yağ içeriği fazladır.

Vitaminler
Vitaminler, hastalıklardan korunabilmek ve vücudumuzun düzenli çalışabilmesi için gereklidir.
Her besinin bileşiminde farklı vitaminler bulunmaktadır. En çok vitamin sağlayan besinler, taze sebze ve meyvelerdir. Özellikle bu besinlerden sağladığımız A vitamini, büyüme ve gelişme için çok gereklidir ve daha iyi görmemizi sağlar. C vitamini ise grip, nezle gibi hastalıklara karşı korur. Ayrıca diş etlerimizin daha sağlıklı olması için de C vitamini gereklidir.
Daha çok süt, yoğurt, peynir gibi besinlerde bulunan D vitamini, kemik sağlığımız için gereklidir. Güneş ışınlarından yeterince yararlanırsak besinlerle vücudumuza aldığımız D vitamini görevlerini daha iyi yapabilir.
B grubu vitaminler, kan yapımı, kas ve sinir sisteminin çalışması için gereklidirler. Bu vitaminler, bütün besinlerde farklı miktarlarda bulunmaktadır.
Günlük olarak tüketmemiz gereken besinleri yeterli miktarda tüketebilirsek, vücudumuz için gerekli bütün vitaminleri almış oluruz.

Mineraller
Vücudumuzda en çok bulunan mineral kalsiyumdur. Kemik ve diş sağlığı için gereklidir. Kalsiyum en çok süt ve sütten yapılan besinlerde bulunur. Günlük olarak süt, yoğurt ve peynirden yeterince tüketilemezse, kalsiyum ihtiyacı yeterince karşılanamaz.

Kalsiyumu yetersiz alırsak ne olur?

- Kemik ve dişleriniz yeterince güçlü olamaz
- Kemiklerinizin uzaması yavaşladığı için boyunuz kısa kalır
- Kas ve sinir sisteminin çalışması aksar

Vücudumuzda az miktarda bulunduğu halde çok önemli görevleri olan başka mineraller de vardır. Bunlardan birisi de demirdir. Demir en çok et, yumurta, kuru fasulye, nohut, mercimek, koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi besinlerde bulunur. Bu besinlerde bulunan demirin, vücudumuzda daha iyi kullanılabilmesi için C vitamini gereklidir. Bu nedenle her öğünde sebze ve meyve grubundan bir besini mutlaka tüketmek için özen göstermelisiniz.

Demir yetersizliğinde ne olur?
- Vücudumuzda kan yapımı bozulur, kansızlık gelişir
- Yorgunluk ve halsizlik hissederiz
- Dikkat dağınıklığı nedeniyle öğrenmemiz yavaşlar
- Kolay hastalanırız

Yemek sırasında çay, kahve, kola gibi içeceklerin ve çikolatalı yiyeceklerin tüketilmesi, vücudunuzun demirden yararlanmasını azaltır. Eğer çok isteniyorsa ara sıra bu tür yiyecek ve içecekler, yemekten 1-1,5 saat önce veya sonra, az miktarda tüketilebilir. Ayrıca çay, limonlu ve açık içilirse bu olumsuz etkiyi azaltabilir.

Su
Vücudumuzun düzenli çalışabilmesi için 2-2,5 litre su gereklidir. Su gereksiniminin çoğunluğu su ve diğer içeceklerden (yaklaşık 1-1,5 litre) sağlanır. Geriye kalan miktar ise yiyeceklerin bileşiminde bulunan ve farkında olmadan aldığımız su ile karşılamış oluruz.

Günlük mönüde temel besin maddeleri dediğimiz besinler özellikle bulunmalıdır. Çocuk bu besinlerden enerji, protein, yağ, vitamin ve mineral gereksinimlerinin tümünü karşılamalıdır. Mönüde yer alacak besinler içerdikleri besin öğeleri açısından birbirini tamamlamalıdır.


Dr.Dyt. Nihal Erdem

2006-06-29
Bu yazı 1746 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin