Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Sacayağı

Üç kardeştiler. Bir kız, iki oğlan. Abi olan İlhan, en küçük kardeş Kenan kız kardeşlerini her zaman bir başka kolladılar. Tutkun kardeşlerdi onlar. Anne baba evinden ayrıldıktan sonra bile birbirlerine hep çok yakın oldular.

Kendi çocuklarına kardeş sevgisinin ne demek olduğunu bu sevgiyi kesintisiz yaşayarak anlattılar. Üç sacayağıyız, birimize bir şey olsa ayakta kalamayız biz deyişleri kulağımda. Şimdi sadece biri kaldı hayatta...

Çok güzel günler gördüler. Kutlamalar, düğünler, bayramlar oldu, yan yana durdular onlar her defasında. Sonra kayıplar başladı, her yaprak dökümünde onlar birbirlerine dayanacak bir omuzdu.

Hayatın içinde kardeşlerimle yan yana durmayı, el ele tutuşmayı öğrendim ben onlardan. Kız kardeş benim annem, yani hayatta tek kalan, tek hayatta kalan...

Bir yaz sabahı küçük dayımı kaybettim, üç buçuk sene sonra bir kış sabahı büyük dayımı... Salı günü annem “yalnız kaldım” diye ağlarken “olur mu babam, biz çocukların, torunların yanında” demek biraz anlamsız geldi. Onun demek istediği sacınayaklarıydı.

Kendimi onun yerine koyduğumda neler hissettiğini daha iyi anladım. Sevdiklerimizin içimizdeki yerlerinin ve her birine verdiğimiz değerin, sevginin ne kadar farklı olduğunu ve kimsenin bir başkasının yerini dolduramayacağını da... Bir sevdiğimize ebediyen güle güle demenin zorluğunu da...

Şu sıra annemim aklı sık sık çocukluk hatıralarında biliyorum. O zamanları biz yaşamadık, neler yaşamış olduklarını, ne güzel günler gördüklerini ancak anlattıklarından biliyoruz... İnsanın hatırlanası bir geçmişinin olması güzel bir şey, bir de içinde hiç ukde kalmamış olması...

İki ablam, dayanacak iki omuzum olduğu için çok şanslıyım. Oğlumun benden başka iki annesi daha olduğu için şanslıyım. Abla dediğim zaman her işini bırakıp yanıma koşacak iki harika kadın hayatımda olduğu için şanslıyım. Kardeş sevgisini en son dakikaya kadar yaşamaya devam edeceğimden emin olduğum için, bana hissettirdikleri sevgi ve güven için şanslıyım. Bambaşka karakterlerde olsak da aynı hayat görüşüne, aynı manevi değerlere sahip olup birbirimizi anlayabildiğimiz, arayabildiğimiz, iyi ve kötü günlerimizde birbirimizi asla yalnız bırakmadığımız için şanslıyım. Üç sacayağıyız biz de... 

Kardeşini arayıp sormayanlara, saçma sapan nedenlerle küslük çıkaranlara, kırgınlık varsa bile bunu uzatanlara, yanlışının üzerine af dileyemeyenlere, af etmeyenlere, özel günlerde kardeşim diye koşamayanlara, sarılıp öpemeyenlere, kardeşi olduğunu unutanlara, geçmişini saymayanlara, sevgiyi içinde hissedemeyenlere kızıyorum. Kardeş kardeşi nasıl atar, nasıl satar bilemiyorum... Bir arıza olmalı bu ilişkilerin temelinde diye düşünüyorum. Haksız mıyım?

Birden fazla çocuğunuz varsa eğer, hem siz hem de çocuklarınız çok şanslısınız. Kardeş sahibi olmak hayatta hiçbir zaman yalnız kalmamak anlamına geliyor bence. Dayanışma, umut ve kollanmak hem de...Herkesin kardeşlerini hayatlarında özel bir yere konumlandırarak, bu sevgiyi doya doya yaşamasını dilerim. Arayın kardeşlerinizi hemen, sadece iyi ki varsın demek üzere... 


 

2011-12-17
Bu yazı 1870 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin