Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Probiyotik Nedir?

Probiyotik nedir? Çocuklar için önemli midir? Nasıl yedirilebilir? Bu sorulara  Özel  TOBB ETÜ Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Sayın Mehtap Ersin Bayrak cevap verdi.

Vücudumuzda çeşitli hastalıklara yol açan bazı bakteriler(mikroplar) vardır. Bunun yanında vücudu bu zararlı bakterilere karşı koruyan, enfeksiyonların önlenmesine yardımcı olan, bağışıklığınızı güçlendiren “dost bakteriler” vardır. Bunlara probiyotik adı verilir. Bağırsaklara yararlı canlı bakterileri içeren besinler ise probiyotik besinlerdir.

Vücudumuzun savunma gücünü arttıran hücrelerin büyük bir kısmı sindirim sisteminde yaşamaktadır. Geçirdiğiniz bazı hastalıklar bu faydalı bakterileri azaltırlar. Bu faydalı bakterilerden yararlanmak için probiyotik ihtiva eden gıdalardan yaralanmak gerekir.

Erişkin bir insan bağırsağında 100 trilyon (1,5 kg) faydalı bakteri ve mantar bulunur. Faydalı bağırsak mikropları (probiyotikler) çeşitli yararlarının yanında dış ortamdan gelen zehirli maddelerin kana geçmesini engelleyen koruyucu bir bağırsak tabakası oluştururlar. Bağırsaktaki sağlıklı mikrop dengesinin, zararlı mikroplar lehine değişmesi, yani dengenin bozulması hastalıklara yol açabilir.

Karbohidrattan zengin gıdalar, rafine gıdalar, çeşitli toksinler ve antibiyotikler bağısak florasının bozulmasına neden olur. Un ve şekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir diyet bağırsak florasının koruyuculuğunu artırır. Probiyotiklerin bağırsak mukozası üzerinde oluşturduğu koruyucu tabakanın ortadan kalkması bağırsak geçirgenliğini artırdığı için yeteri kadar sindirilmemiş protein parçacıkları, yiyecek maddeleri ve toksinler kan dolaşımına geçer. Bağışıklık sistemi aşırı bir şekilde uyarılır ve iyi / zararlı yapıları ayıramaz. Dolayısıyla oto immün (öz bağışıklık) hastalıkları oluşur.

Probiyotik Gücü Artırmak = Bağışıklık Gücünü Artırmak
Probiyotikler doğal korunmaya yardımcı olurlar. Bir bakterinin probiyotik etkisinden bahsedilebilmesi için bulunması gereken ilk özellik, bağırsağa kadar canlı olarak ulaşabilmesidir. Midedeki güçlü asitlere ve safra tuzlarına dayanıklı olup bağırsağa kadar canlı ulaşabilmeli ve de bağırsak içzarına yerleşip burada koloni oluşturabilmelidir. Klasik yoğurtlarda kullanılan maya bakterileri
(streptococcus thermophilus ve lactobacillus bulgaricus), mide asitine dirençli olmadığı için bağırsaklara canlı ulaşamadıklarından dolayı probiyotik etkileri yoktur.

Çocuklarımız için önemi nedir?
Anne sütü ile beslenmenin çocuklarımız için olan önemini bir kez daha hatırlatmamız gerekebilir. Çünkü probiyotikten en zengin gıdalar anne sütü, yoğurt ve kefirdir. Anne sütü ile beslenen çocukların bağışıklık gücü artar, bağırsak hareketleri rahat ve sağlıklıdır. Mama ile beslenmesi gereken bebeklerde de probiyotik içeren mamaların seçimi iyi bir tercihtir.

Bir başka önemli probiyotik kaynağı olan kefir ile yoğurt; sütün fermantasyonu sonucu elde edilir. Yoğurt prebiyotiktir yani probiyotiklerin üremesini artarır. Altıncı aydan itibaren ek besinlere başlanmasıyla evde yapılan yoğurtlar önerilmektedir. Bunun nedeni pastörizasyon işleminin probiyotik etkiyi azaltmasından hatta yok etmesinden kaynaklanır. Oysaki evde yapılan yoğurtlar çocukların bağırsaklarındaki koruyucu tabakanın oluşmasını destekler.

Kefir probiyotiktir yani kendisi yararlı mikroorganizmadır. Kefir içindeki mikroorganizmalar bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pantotenik asit, niasin, folik asit B12, ve biyotin) sentezi yaparlar ve B vitaminlerinin emilimini de artırır.

Probiyotik maya ile yapılan yoğurt ve özel sütlü içecekler içindeki faydalı bakteriler bağırsağa canlı olarak ulaşırlar. Bağırsak duvarına yapışarak, zararlı bakterilerin tutunmalarına engel olurlar. Böylece; biyolojik değeri yüksek süt ve süt ürünleri ,probiyotik ve prebiyotik içeren gıdalar sindirimi kolaylaştırır ve çocukların bağışıklık sistemini güçlendirirler.

Probiyotik bakterilerin sindirim üzerinde yararlı etkilerinden bir diğeri; süt şekeri olan laktozun parçalanmasını sağlayıcı olmaları nedeniyle, süt ürünlerini sindirmekte zorluk çeken çocuklarda olumlu etkiler göstermeleridir. Sindirime yardımcı olması nedeniyle özellikle proteinli gıdaların sindirilmesi sırasında ortaya çıkabilen ve çoğu karsinojen etkili olan toksinlerin oluşmasını da engelleyebilir.

Probiyotiklerin görevleri:
♦ Bağışıklık sistemini güçlendirmek.
♦ Yiyeceklerin sindirimini kolaylaştırmak. Süt ürünlerinin içindeki probiyotikler bağırsakta bulunan proteinlerin ve yağların sindirilmesini sağlarlar yani yiyeceklerin hazmını kolaylaştırırlar.
♦ Vitaminlerin sentezini yapmak. K vitamini, biyotin, B12, niasin vb
♦ Bağırsak duvarını zararlı maddelerden korumak ve bağırsak geçirgenliğini azaltmak.
♦ Zararlı maddelerin (toksinler) kan dolaşımına geçmesini engellemek.
♦ Besin allerjilerini ve ekzemayı önlemek.
♦ Kronik enflamatuvar (iltihabi) hastalıkların oluşumunu engellemek. İrritabl bağırsak sendromu 6 ay-4 yaş arasındaki çocuklarda görülen günde 4-10 kez müküslü ve sulu ishal ile özellenen bir bağırsak hareket bozukluğudur. Probiyotikler irritabl bağırsak sendromunda ishali azaltmaktadır.
♦ İshali önlemek ve tedavi etmek.
♦ İdrar yolu iltihaplarını önlemek.
♦ Bağırsak sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olarak kabızlık sorununun giderilmesine destek olmak
♦ Böbrek taşlarının (okzalat) oluşumunu azaltmak.

Prebiyotik Nedir?
Prebiyotikler ; kalın bağırsak bakterilerinin(mikroplarının) sayısını, hareketlerini düzene sokan ve probiyotiklerin etkisini artıran sindirilmemiş karbonhidratlardır. Bunlar bir bakıma liflerdir ve suda çözünürler. Sindirim esasında emilmeden kalan bağırsağa gelmeleri önemli özelliklerindendir.

Sindirime pozitif etki göstermeleri sayesinde bağışıklık sistemi güçlenir, hastalıklara karşı direnç artar. Sindirim sisteminin florası stres, iklim, ruhsal değişiklikler, çeşitli antibiyotikler ve diyet değişkenliklerinden etkilenir. Prebiyotikler bağırsak reseptörlerine (yakalayıcı hücre) bağlanarak zararlı mikroplara fırsat vermezler. Onların gaita ile atılmalarını sağlarlar.

Çocuklarımızın sağlığını olumlu yönde etkileyen prebiyotikler vücudumuza yararlı bir veya daha fazla türden mikroorganizmanın çoğalma ve/veya aktivitesini seçici olarak arttıran ve sindirilmeyen besin bileşenleridir. Günlük beslenmelerinde lifli gıdalara yer verilmesi gereklidir. Günlük lif ihtiyacımız ortalama 25-30 gr. kadardır. Bunu için sebze, meyve, kepekli ürünler ve kuru baklagiller tüketilmelidir. Bu yiyeceklerde doğal olarak bulunan liflerde bağırsaktaki yararlı bakterilere uyarak prebiyotik etki sağlamaktadır.

 ÖZEL TOBB ETÜ HASTANESİ

2007-03-12
Bu yazı 1911 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin