Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Pozitif Disiplin Ama Nasıl?

Çocuk sahibi olmak kimi zaman Allah beni bir şeyle sınıyor, sabrımı ölçüyor ama neyle dedirtiyor insana. Bebekken size dertlerini anlatamaz iken tek iletişim yolları olan ağlamak sizi gereksiz yere strese sokuyor. Bilseniz ki gelecekte çoğu zaman ağlamayı bilinçli ya da bilinçsiz silah olarak kullanacaklar, rahat olursunuz ama anları yaşarken rahat olmak her zaman mümkün değil.

Ya gerçekten bir sıkıntısı varsa sorusu hep kafada. Büyüdükçe bakıyorlar ki anne baba benim bir ağlamamla yanımda; hoop gece uyan ağla, oyuncağı bulamadım ağla, onu yemem ağla, bunu yiyecem ağla, uyumak istemiyorum ağla... Bazı günler benim mi enerjim olmuyor, onlar mı kötü günlerinde oluyor bilmiyorum ama bu ağlama seansları giderek bir vızıltı ve uğultuya dönüşüyor kulaklarımda. Yanlış bir davranışta bulunduklarında sabırla yanlışı anlatmaya çabalıyorum ama 2 yaşındaki bir afacan ikinci cümleden sonrasını çoğunlukla dinlemiyor bile.

O benim, vermem krizlerinde birinden birinin dikkatini başka bir şeye yöneltmeye çabalıyorum ama çoğu zaman bol ağlamalı bir ringin ortasında kalmış bir hakem gibi hissediyorum kendimi. Soğukkanlı bir yapım olmasına karşı kriz anlarında gereksiz tepkilerde bulunduğumu fark ediyorum son zamanlarda. İşin kötüsü fark etmiş olmam pratikte sakin kalmama yardımcı olmuyor. Siz sabırsız ve telaşlı bir yapıya sahipseniz çocuğunuz da büyük ihtimal size benziyor ve bunu yaşantısına aynen yansıtıyor.

Aslında yapılması gereken, yanlışların doğru olmadığını belirtip, üzerinde çok durmadan ve büyük tepkiler vermeden, doğrulara dikkat çekip övgü ve takdiri sık sık kullanmak. Bunu eşime de kendime de hatırlatmaya çalışıyorum mümkün olduğunca. Umarım elimden gelenin en iyisini yapar ve gelecekte şöyle davransam daha mı iyi olurdu gibi gereksiz sorularla kafamı yormam.

Son zamanlarda çareyi çocuklarla ayrı ayrı zaman geçirmekte bulduk eşimle. Çocuklar mutlu biz mutlu. Sürekli bir itişme kakışma yok. O kadar çok şeyi paylaşmak zorundalar ki gün boyu sen onu kardeşine ver bunu al, peki oraya sen otur kardeşin buraya otursun gibi sürekli bir ikna edici modunda olunca, haftasonları tek çocukla birkaç saat de olsa sakin sakin oynamak, parka gitmek veya evde keyif yapmak daha az yapma, hayır kullanmamızı sağlıyor ve bizi hırpalamıyor.

Başından itibaren şansımız yaver gitseydi de yatılı yardımcı istikrarı sağlayabilseydik eminim üstünden çokça yükü alınmış bir anne ve baba olarak kriz anlarını daha sakin karşılar ve atlatabilirdik. 4 yatılı yardımcı değiştirdikten sonra bizde şans yok dedik. Zira iyi davrandık tepemize çıktılar, mesafeli olduk tavır yaptığımızı düşünüp beş karış suratla gezdiler. 24 saat aynı çatı altında olunca dördünün de çocuk özlemleri, maddi sıkıntıları, kocayla aileyle problemleri gibi bilimum dertlerine ister istemez de ortak olunca beşinci bir vakayı daha kaldıramayacağıma kanaat getirdim.

Şimdilerde 3 gün gelen gündüzlü bir yardımcım ve 2 gün gelen çoçukların çok sevdiği eski bir dostum var. Yardımcım birer ikişer yaş arayla 4 çocuk büyütmüş. Tek başına, yokluk içinde. Bazen kendimi çokça sıktığım, gerdiğim zamanlarda bu kadın nasıl yapmış ben niye bu kadar zorlanıyorum. Pozitif disipline dikkat etmiş midir yoksa kimi zaman farkında olmamak daha mı iyi acaba demeden yapamıyorum.

Sevgiyle pozitif kalın 

2011-12-13
Bu yazı 1501 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin