Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Pişi

Annemin bulunduğu her mekan besi çiftliğine dönüşür. Onun hayattaki en büyük zevklerinden biri etrafındakileri yedirip, içirmek dolayısıyla ağırlamaktır. Bizlerin ya da gelen misafirlerin çok yemekten patlama risklerinin olabileceğini pek düşünmez. Annem için önemli olan yapabileceği kadar çok çeşit yemek yapıp, ısrar kıyametle yedirebileceği kadar çok yedirmektir. Kızlarına hep ‘misafiri çağırmak değil, değneğini eline vermek maharettir’ der. Ona gelen her misafirde hakikaten değnekleriyle birlikte mutlu, mesut evlerine dönerler.

Seneler önce eşim ailemle ilk defa tanışmaya geldiğinde annemin kurduğu Türk yemeklerinden örnekler sofrasını görüp hafif bir dona kalmışlık yaşamış, ısrarla tattırıldığı her yemeğin arkasından da bir bütün gün yataklık olmuştu. Aynı şeyi kayınvalidem ve kayınpederimde yaşadılar. Artık her gelişlerinde hazım ilaçlarını yanlarında getiriyorlar.

Bizler onun huyunu bildiğimiz için ısrarlarına karşı nasıl gard almamız gerektiğini öğrendik. Az da olsa her yaptığının tadına bakıyor, onu sinirlendirmemek adına yemek yememek bahanesi olarak asla ‘anne kilo aldım, yemeyeceğim’ demiyoruz. Çünkü onun için kilo yememek için hiç de yeterli ve anlamlı bir gerekçe değil...

Arada bu yemek konusu yüzünden ufak elektriklenmeler yaşamıyor değiliz. Ne zaman Kaan evlerine gitse iki yemek arasında çocuğu inanılmaz bir atıştırma bombardımanına tutuyor. Salatalık tabakları, limonlu marul yaprakları, fındık, fıstık, kekler, kurabiyeler birbiri arkasına oğlanın önüne servis yapılıyor. O da hiç itiraz etmeden yiyor. ‘Anne yapma, evde böyle yapmıyorum, yemek aralarında bir kere, atıştırsın, yeter. Böyle yemeye alışmasın’ desem de ‘Amaaan bırak yesin kuvvetlensin diye çıkışıyor. Aslında biraz da kendini mutlu ediyor.

Günde inanamayacağınız kadar çok ilaç almasını gerektiren muhtelif rahatsızlıkları olan annem en son pankreatit denen maalesef çok sancılı bir hastalığı olduğunu da öğrendi. Bu rahatsızlık son derece dikkatli bir diet uygulaması gerektiriyor. Beslenmesine artık daha çok dikkat ediyor. Gelgelim doktorunun salık verdiği diet yanında şart koştuğu kesin istirahate bir türlü ayak uyduramıyor. Uydurmaya kalksa nasıl yemek yapacak?

Bundan dört ay önce evinde hepimizin gözü önünde pankreatit şokuna girip, on dakika dünyayla alakasını kestiğinde bir an onu kaybettiğimi düşünmüştüm. Onu gözleri kaymış, baygın ve neredeyse nefes alamaz durumda görmek benim içinde hatırlamak istemediğim bir şok olmuştu. Çocukluğumda da sık sık bayılır, bizleri korkuturdu. Onu, yemeklerini, hatta yedirme ısrarlarını çok seviyorum. Yeter ki mutlu olsun, varsın ısrar etsin.

Bu hafta anneciğimin geçenlerde beş çayı için beş dakika da hazırladığı kolay bir tarifi vermek istiyorum. Ona sorarsanız sabah kahvaltısı için de ideal, bence kızartma olduğu için zarar ama beş çayı veya kahvaltı şeklindeki akşam yemekleri için çok güzel bir tarifi veriyorum. Yanında peynir çeşitleri ve domatesle nefis ama marmelat ve reçellerle de gayet lezzetli bu tarifi çocuklarda sevecektir. Benim oğlan bayılıyor:) Afiyet olsun.

Pişi
-Bir kibrit kutusu kadar yaş mayayı 2 su bardağı ılık su ile eritin.
-Az tuz katın.
-Ele yapışan, cıvık bir hamur elde edene kadar un ekleyip elle karıştırın.
-Ağzını kapatıp hamur iyice kabarana kadar mayalanmaya bırakın.
-Bir çanağa alacağınız sıvı yağı elinize sürüp (yapışmaması için) mayalanmış hamurdan istediğiniz büyüklükte parçalar koparın ve kızgın ayçiçek yağında kızartın.
-Sıcak sıcak servis yapın.

2007-07-27
Bu yazı 1021 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin