Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Pembe Beyaz Mendilim

Anneannemin bayramdan haftalar önce hazırladığı mendilleri vardı. Torunlarının harçlıklarını o mendillerin içerisine koyar el öpme seremonisinde hepimize dağıtırdı. Ne kadar güzellerdi. Bir tanesini halen saklarım. Çekmecenin içindekiler değişse de o hep aynı köşede pembe beyaz durur.

Anneannem dedem öldükten sonra evinden çıkmış, ben bu evde yalnız yaşayamam diye tüm eşyalarını dağıtıp, hayatını iki bavula sığdırmış. Sonra da o iki bavulla üç çocuğunun evi arasında mekik dokuyup durmuş. Hafızamda Şefika Hanım hep aynı koltukta oturup, elinde tığı ile aralıksız elbezleri örüyor. Kızının canı bir şeye sıkıldığı zaman “gün doğmadan neler doğar” diye onu teselli ediyor. Şimdi aynı tesellileri kızı bana yapıyor, üstelik onunda elinden bırakamadığı örgüleri var.

Anneannem bizde kalırken yaptığı muhteşem yemekleri hatırlıyorum. El açması su böreği, kalburabastı tatlısı, yaprak sarması çok meşhurdu. Hani eline su dökemez derler ya, işte öylesine güzel yapardı. Sonra ne olduysa oldu, mutfağa girmez, yerinden kalkmak istemez oldu. Çocuklarının ve torunlarının ona gösterdiği tüm ihtimama rağmen o evlere sığamadı; dedemi, kendi evini özledi.

Bayramları dört gözle beklerdi anneannem. Güleç ama mahzun, konuşkan ama kırılgan o kadın bayram günlerinde dimdik ve hayat dolu oluverirdi. Bizler, evin büyüğü olarak koşar, önce onun elini öperdik. Evin tüm gün misafirle dolup taşması ona yetmez daha çok gelsinler, daha çok yesinler içsinler isterdi. Ağırlamayı, sohbeti, dertleşmeyi, bu yolla dayanışmayı severdi. Yaşlıydı ya ilginin fazlası, daha da fazlası ona iyi gelirdi. Seneler boyunca nükteyle karışık “dokuz torunum var, hepisi de kız” deyip durdu ama torunlarının erkek çocuklarını görmek nasip olmadan kocasının yanına göçüüüp gitti. Bu sabah bayram için alacağım şeker, çikolatayı düşünürken içimden bir melek anneannemi buldu getirdi, belki de tonton Şefika Rahmet istedi!

Onunki gibi mendilleri gitsem alsam, ben de içine harçlıkları saklasam, en önce de oğluma versem diye düşündüm. Benim haylaz oğlan gider burnunu silmeye kalkar şimdi, ama anlatırım bu mendillerin önemini. Belki de benim pembe beyazı gösterir, anneannemden bahsederim. Kaç dakika dinler bilmiyorum ama çocuklarımızla pembe beyaz misali hatıralarımızı sık sık paylaşmalıyız bence. Bu hatıraların onların akıllarında ya da yüreklerinde nasılda güzel izler bırakacağı hiç ama hiç belli olmaz.

Çocuklarımız çocuklarına anlatabilsinler diye biz de bayramları onlara en güzel şekilde yaşatmalıyız. Artık çoğu ailenin yaptığı gibi kendimize kaçacak başka bir şehir, başka bir mekan aramak yerine bu bayramın heyecanını içimize çekmeliyiz. Misafir olmayı ve misafir ağırlamayı severek yapmalıyız. Bazıları anlamasa da şüphesiz bayramlar sosyal dayanışmayı yaşatan en anlamlı günler. Sizi bilmem ama ben bu bayram giyinip kuşanıp oğlumun da elinden tutup bol bol gezeceğim.

Ah eski bayramlar demek yerine, bu bayramı sonraki seneler için hatırlanası hale getireceğim, bunu da bayramı layığıyla yaşayarak, yaşanmasına katkıda bulunarak yapacağım. Sanırım çantamda itinayla ütülenmiş renk renk mendillerim olacak. Bir küçük oğlan veya küçük bir kız görürsem eğer "bak bunu anneannem’dem gördüm, ondan öğrendim" diye anlatacağım. Bu yaşlarında olmasa bile, ileri yıllarda o mendillerden derin anlamlar çıkaracaklarına öyle eminim ki…

Bayramın birinci gününden itibaren evlerinde sizi, bizi, beni bekleyen, hem de dört gözle bekleyen yakınlarımız olacak. Birilerini mutlu etmek işte bir bayram ziyareti kadar kolay.

Hepinize çok keyifli bir bayram dilerim.


Şefika’nın Bayram Tatlısı

-1,5 paket terayağı eritilir. Ilıdıktan sonra içine 1 bütün yumurta, 1 çay kaşığı kabartma tozu ve yarım çay bardağı su eklenerek iyice karıştırılır.
-Bu karışıma aldığı kadar un eklenir.
-Kulak memesinden biraz daha sert yumuşaklıktaki hamurdan parçalar koparılarak elde kuru köfte gibi yuvarlanır. Her bir parça rendenin ince tarafına bastırılarak şekillendirilir.
-150 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirilir ve soğumaya bırakılır.
-Diğer tarafta 2 subardağı şeker, 2,5 bardak su ve birkaç damla limon suyu ile ile şerbet haline getirilir. Sıcak şerbet ılımış kalbura bastıların üzerine gezdirilir.

2008-12-05
Bu yazı 1103 kere okunmuştur.

mertsenaymertsenay

İyi bayramlar... :)

Size de mutlu bayramlar :)

alisinanalisinan

sevgili zümrüt, pembe beyaz bayram mendilini çok iyi saklamışsın. eminim güzel yazını okuduktan sonra herkes, bir yerlere savrulmuş mendillerinin peşine düşmüştür.

FASULYEFASULYE

yazılarınızı dikkatle okuyor ve düşüncelerinize çok önem veriyorum. Ben de bayramların önemini 22 aylık kızıma öğretmek için elimden geleni yapacağım. iyi ki varsınız...

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin