Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Pastaneler

Bu hafta bir pastane hikayesi anlatayım dedim. Hanım hanımcık bir arkadaşımın Aydın'da ufak bir pastanesi var. Çok çok düzgün bir kız ve cidden acayip güzel ürünler yapıyor. Bir kuruş da para kazanamıyor. Sağındaki solundaki pastanelere bakıyoruz ara sıra, epeyce bir ucuza satıyorlar aynı ürünleri. Vitrinlere yakından bakıyoruz, muhteşem görüntülü kurabileyer, ışıl ışıl kremalar var. Sonra biraz daha yakından bakıyoruz, her gün bakınca fark ediyoruz ki aynı poğaça tepsisi on gün vitrinde duruyor. Bayatlamıyor.

Bizim kız ise o gün satamadığı ne varsa dolduruyor bir torbaya, Aydın'daki yaşlı bakımevine bırakıyor eve dönerken. Sona doğru adım adım yaklaşıyor... Ununu ve tereyağını ben veriyorum, zararına. Yumurtayı köylülerden alıyor. Rakamlarla boğuşuyor, bir türlü işin içinden çıkamıyor. Durum iki ay böyle gitti. Sonra bir gün pastacılık sektörünün en büyük kuruluşlarından birinin satış temsilcisi uğramış dükkanına. Poğaçaları tatmış, bir bardak da çay içmiş. ''Oh be, süpermiş bu poğaça, aynı annemin yaptığından'' demiş. Gerçekten de öyle. Unu un, peyniri peynir, yağı zeytinyağı - terayağı karışımı aslan gibi poğaça... Sohbet etmişler biraz, dert yanmış bizim kız. Adam gülmüş, ''sizi iflastan kurtarırım ben'' deyip sakin zamanda bir randevu rica etmiş. Arkadaşım huzursuz olmuş biraz, akşam telefon açıp bana akıl danıştı. İlginç geldi bana da, ''çağır gelsin bakalım ne olacak'' dedim. Seyretmek istedim ben de...

Ertesi hafta randevusuna sadık, güler yüzlü bu satış elemanı pastaneye geldi. Bir yağ çıkardı, bu yağı kullanarak poğaça yaptılar beraber. Beş dakikada kabardı sanki mayalanmış gibi! Kısacık bir sürede de pişti. Ama ne poğaça... Süper ötesi. Resmen ''gel beni ye'' diyor. Satış temsilcisi sırıtıyor, ''allah allah nasıl oldu ki böyle'' diyoruz tuhaf tuhaf cevaplar veriyor... ''Biz biraz düşünelim'' deyip uğurladık arkadaşı. O gittikten sonra arkadaşım mutfağa girdi tepsileri yıkayıp ortalığı temizlemek için. Çok ilginç bir şey oldu, beni de çağırdı.

Mutfakta Pril kullanıyor bulaşık için... En ağır kirlerde bile sorun yaşamıyor. Ama az önceki tepsideki yağı bir türlü çıkaramıyor... Elinizi sürüyorsunuz, kazık gibi, bir acayip... Kazı kazı bir türlü temizleyemeyince satış temsilcisine telefon ettik, ''size bıraktığım yağdan biraz dökün, öyle sürün hemen çıkar'' dedi. Hakikaten de öyle oldu. Kafası bozuk iki arkadaş oturduk internetin başına, bu yağ nedir diye araştırdık. Ne Türkiye'deki distribütörünün sitesinde öğrenebildik içeriğini ne kendi uluslararası sitesinde. Ayçiçek yağı deseniz değil, fındık yağı deseniz değil, mısırözü değil, zeytinyağı falan zaten değil... Geriye kanola ve palmiye yağı kalıyor bana göre..? Biz böyle böyle araştırırken bir de görelim ki atı alan Üsküdar'ı geçmiş! Anneler forumlarda bu yağdan bahsediyor ''nefis oluyor benim kız bayılıyor'' diye! Facebook'ta bu yağ ile tarifler veren büyük tatlı ustaları bile bulduk!

İşler iyice acayip yere gidiyor, biz de fena merak ediyoruz. Tanısanız ''çılgın'' diyeceğiniz bir müşterim var İstanbul'da. Ondan bu konuyu araştırmasını rica ettim. Sonucu duymak bile istemezsiniz. Göğsünü gere gere ''evet biz bu yağı kullanıyoruz'' diyen fırınlar ve pastaneler, bana göre İstanbul'da bu sektördeki Top 10 listesinde birkaç istisna dışında... O enfes un kurabiyeleri, profiterol için hazırlanan krema, güzelim milföylerin için, pandispanya hamuru ile hazırlanan bütün pastalar, bütün kremalar bu laboratuar ürünü yağ ile yapılıyor. Popülaritesi hayret verici!

O annelere akıl diliyorum... Zor ekonomik koşullar, tasarruf falan deseniz değil. Bir kilo una katacağınız tereyağı en fazla 200 gramdır. Neyin tasarrufu? Çocuklara ne yediriyorlar? Bu tariflerin, çıkan ürünlerin nesiyle övünüyorlar?

Sözüm meclisten dışarı ama ne olur dikkatli olun, kendiniz bir şeyler hazırlayın çocuğunuza evde. Bir kek yapmak, basit bir pasta hazırlamak hiç zor değil. Zamanınız yoktur, uğraşmak istemezsiniz. O zaman evde çalışan yardımcınızdan, annenizden, teyzenizden falan rica edin... Ne olur...
 

 25 Temmuz 2011

www.ipekhanim.com

2012-10-04
Bu yazı 1549 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin