Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Dr. İnci Erkin

Dr. İnci Erkin

Yazarın Son yazıları

Onlar Bizim Canımız

Türk Toplumunda çocuklar evin gerçek reisleridir. Yaşam onlara göre düzenlenir çoğu kez. Güzel yüzleri birazcık asılsa, gül yanakları solsa, iştahları kaçsa ne yapacağımızı şaşırır, paniğe kapılırız.

Sorularımıza bazen çok uçlarda yanıtlar arar, aklımızı da karıştırırız. Oysa ki çocuk sağlığında dikkat etmemiz gereken küçük ve basit kurallar vardır. Yeni yöntemler arayıp, kulaktan dolma bilgilere başvurmadan püf noktalarını bir kez daha hatırlamakta yarar var.En değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve neşe içinde olmaları hepimizin hayatının en önemli amaçlarındandır şüphesiz. Bu yazıda sizler ile çocuklarımızın sağlığı için nelere dikkat etmemiz gerektiğini paylaşmak istedik.

Bu sene ilk defa okula başlayan minikler hem dış dünya ile hem de beraberinde çeşit çeşit mikroplarla tanıştılar. Evdeki kontrolden kurtulur kurtulmaz kan tere batana kadar koşup terlediler, soğuk çeşme sularına ağızlarını dayayıp içtiler ve hasta oldular elbette.

•Anneler genelde çocukları üşüyecek diye onları marul gibi kat kat giydirirler. Oysaki çocukların metabolizmaları-vücutlarının yakış hızı- bizden daha hızlıdır, onlar daha az üşürler. Yani çocuklar üşümekten çok terlemekten hasta olurlar. Okula giden çocuklarımıza oyun oynadıklarında çıkarabilecekleri şekilde yelek, hırka giydirmek bu nedenle önemlidir.

•Çocuklarınızın aşıları Sağlık Ocaklarında, daha sonra da okullarda bedelsiz yapılıyor biliyorsunuz, sizlere düşen aşının onların iyiliği için olduğunu anlatmak.

•Renkli ambalajlarında albenili gofretlere, cipslere, gazlı içeceklere de harçlıklar yetmez oldu. Çoğunun kilo aldırmaktan başka besleyici gıda değeri de yok üstelik. TV reklamları öylesine şartlandırıyor ki hepimizi, bunları almasak günah işleyeceğiz sanki. Bir avuç fındık, 4–5 tane ceviz, kayısı ya da erik pestili versek yanlarına, vitaminlerini de vermiş olacağız oysa ki.
Sabahın köründe okula giden çocukların çoğu doğru dürüst kahvaltı bile edemiyorlar, hele ki sınav günleri bir de karın ağrıları tuttuysa, bir lokma yedirmek anneler için kâbus haline geliyor. Gıdasını iyi alamayan çocuğun da zihni iyi çalışmaz.

Çocuklarımızın öğün atlamadan beslenmelerine özen göstermeliyiz. Tam gün okula gidenlerin beslenme çantalarına sandviçlerinin yanı sıra 1- elma, 1-portakal gibi meyve koymak da çok önemli. Sabahın erken saatinde hele soğuk bölgelerde şöyle güzel bir mercimek çorbası da besin değeri açısından yeterli bir kahvaltı olacaktır. Mercimek çorbasını pişirirken içine soğan, patates, havuç atarsanız besleyici değerini de artırmış olursunuz. Tel kevgirden kaşıkla ezerek geçiriverirseniz çocuğunuz nazlanmadan yiyecektir.

•Çocuklar günde dört öğün yemek yemeli, temel besin gruplarından (süt ve sütlü gıdalar, etler, yumurta ve baklagiller, sebze ve meyveler, unlu ve nişastalı besinler) yeterli ve dengeli bir şekilde tüketmelidirler. Tek tip hele unlu gıdaların ağır bastığı bir beslenme tarzı kof ve şişman çocukların, ileri yaşlarda da tansiyon ve kalp hastası erişkinler olmalarına neden olacaktır bunu sakın unutmayalım.

•Küçük çocuklara yemek suyuna papara yaparak yemek yedirmek, daha doğrusu bunu öğün saymak, doğru değildir. Onlara hiç değilse değişik sebzeleri katarak, içine pirinç, mercimek de atarak hazırlayacağımız sebze çorbalarını yedirmeliyiz.

•Ne yazık ki, ülkemizde süt nerede ise şişelenmiş sudan ucuzdur. Şu sıralar hipermarketlerde ortalama; 1 lt kutu süt 1,30 YTL, 1 lt kutu meyve suyu 1,48 YTL, 1 lt pet şişede su ise 0,60 YKR’ ye satılıyor. Çocuklarımız elbette bol su da içecekler, ama sütsüz ASLA olmaz.
Büyüme çağındaki çocuklara her gün en az yarım litre süt içirilmelidir. İsterseniz kakaolu, isterseniz şekerli içirin, ama yeter ki içirin. Sütün içerdiği kalsiyum çocukların gelişimi için gereklidir. Yoğurt da sofralardan eksik olmamalı.

25 gram peynirde de 200 gram sütteki kadar kalsiyum vardır.
Ancak süt eğer pastörize değilse çok iyi savura savura uzun süre kaynatılmalı, ineklerin sağlığından da emin olunmalıdır.

"Brucella" dediğimiz yavru atma hastalığı olan hayvanların sütünden yapılmış taze peynirlerden her sene onlarca kişi bu hastalığı kapmakta, ağrılar ve ateşle yanmaktadırlar.

Olanaklar el veriyor ise çocuklara, her gün et ya da balık yedirilmelidir. Yok, bütçe elvermiyor ise, baklagillerden bir ikisi beslenme listesinde mutlaka bulunmalıdır. (Fasulye, mercimek, nohut, bezelyenin de et gibi protein değeri yüksektir)

Okula giden ve alerjisi olmayan çocuklara her gün bir yumurta yedirilmelidir. Düzenli et yedirilen çocuklara yumurtayı gün aşırı verebilirsiniz.

Her gün en az bir öğün sebze yemeğini çocuklarımıza yedirmeliyiz. Günde bir iki kez meyve de yenmesi gerekli olan besinler arasındadır. Fazladan bir öğün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir. Meyve suları da-taze sıkılmış olacak ama -meyvenin yerine geçebilir.

Günde bir iki kez nişastalı besinler ve üç dilim ekmek beslenme listesinde bulunmalıdır. Her çeşit şekerleme, pasta, kek, dondurma sık sık verilmemesi gereken yiyeceklerdir. Öğünler arasında çocuğa şekerleme verir isek çocuğumuzun iştahını azaltacağımız gibi, diş çürüklerinin de temeliniz atarız.

Güzel bir ara öğünde üzerine pekmez gezdirilmiş bir kâse yoğurt olabilir. Çay ve kahve çocuklar için uygun içecekler değildir. Sizlere afiyet şeker olsun ama içerdikleri kafein ve tein gibi maddeler uyarıcıdır ve sinirliliğe neden olurlar. En iyisi çocukları çaya kahveye hiç alıştırmamaktır.

Sizler de kendinizi bir yoklayın hele, çay-kahve içiminizi azaltmanız gerekiyor mu?

Ihlamur, adaçayı, biberiye çayları ise kış günlerinde sizi rahatlatacaktır.
•Çocuklar ağız ve diş sağlığı konusunda mutlaka eğitilmeli.
•1,5 – 2 yaşına gelen çocuğun bir diş fırçası olmalı, macunsuz olarak fırçalama eğitimi verilmelidir.
Üç yaştan itibaren diş macunu kullanmaya ve dişlerini fırçalamaya başlamalıdırlar.

Çürük dişlere yerleşen mikroplar pek çok hastalığa neden olurlar. Bunların arasında kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları dahi vardır.
•Ülkemizde en önemli sorunlardan birisi de bağırsak parazitleridir. Tuvaletten sonra elleri çok güzel bir şekilde sabunla yıkamak, tırnakları düzenli kesmek ve temizliğine dikkat etmek koruyucu aşılar kadar önemlidir. Çocuğunuzun gece uyurken yastığına ağzının suyu akıyorsa, burun kaşıntısı, popo kaşıntısı varsa, karın ağrılarından şikâyetçi ise, muhakkak Sağlık Ocağına götürüp, parazitlere karşı önlem almalısınız.

•Çocuklar bizim aynamızdır, yaptıkları her işte bizi örnek alırlar. Çocuklar kendi anne-babalarının davranışlarını taklit ederler El yıka demekle olmaz, sofraya oturmadan önce elleri beraberce yıkamalıyız. Biz dişlerimizi muntazam fırçalamıyor isek, bunu onlara da yaptıramayız.
Aynı şekilde sigara içen anne ve babaların çocuklarının sigara içme yüzdesi daha yüksektir. Sigara içme, alkol ve hatta yatıştırıcı ilaçları alma davranışlarınızı yeniden gözden geçirin. Unutmayın ki sizin tutumunuz çocuğunuzun sigara, alkol kullanıp kullanmamaya karşı belirleyeceği tutumu şekillendirecektir.

•Okul zamanı televizyon izlemek ve uykusuz kalmak da çocukların direncini zayıflatır. İyi ve düzenli bir uyku uyumalarını sağlamamız gerekir ki sabahları zinde bir şekilde kalkabilsinler.

Ve... Lütfen çocuklarınıza sevgi ile yaklaşın, onlara sevginizi belli edin. Kızmayın bana, biliyorum çocuğunuzu sevdiğinizi. Peki, acaba sevginizi yeteri kadar gösterebiliyor musunuz onlara? Yavrunuza sarılıp, öpüp okşayıp sizin için onun sağlığı ve mutluluğunun önemli olduğunu söyleyin. Başarıları içinde ders çalışmaları gerektiğini, bunun onların kendi geleceği için en önemli yatırım olduğunu vurgulayın.

Geleceğimizi çocuklarımız belirleyecek. Tanrım hepimize; ülkemize ve dünyaya hayırlı evlatlar yetiştirme gücünü ve sabrını versin.

Sevgi ve Işıkla kalınız.
Dr.İnci Haznedaroğlu Erkin
Klinik Biyokimya Uzmanı
Erkin Tamamlayıcı Tıp Hizmetleri
derkin@teknok.com

2008-06-10
Bu yazı 1570 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin