Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Okullu Olduk II

Okula başlamamızın sokunu az bucuk geçtiğimiz iki haftada atlattık. Artik sabahları kavgasız gurultusuz formamızı giyiyor, 'pembe isterim" diye tutturmuyoruz. Hatta artik bana teneffüs ve öğlen yemeği için koymak üzere bana fikirler vermeye bile başladı... Ah birde oyna dalmayıp o yiyeceklerime yese, her şey tamam olacak ama...

İlk baslarda yasadığımız "kimse benimle konuşmak istemiyor", "benim hiç arkadaşım yok", "ben o kıvırcık saclı kızla arkadaş olmak istiyorum ama o hep sarı saclı kızla konuşuyor" gibi şikayetler, yerini "anne bak bu Zach ve biz birbirimizi seviyoruz" gibi cümlelere bıraktı. Anladığım veya gözlemleyebildiğim kadarıyla (bu arada bir parantez açmak zorundayım, başkalarının evinde durum nasıldır ama ben kızımın ağzından kerpeten ile laf alıyorum, "okulda ne yaptınız bugün" sorusunun cevabi genelde ya "hatırlamıyorum" veya "bilmiyorum" seklinde yanıtlanıyor. Zaten yapılan bir araştırmaya göre bu soruya az da olsa anlamlı bir cevap veren bir çocuk ustun zeka kabul ediliyormuş) bu gecen 2 hafta surecinde kızım sadece kıvırcık saclı kızla arkadaş olmakla kalmamış ayni zamanda kendine bir erkek arkadaşı bile buldu. Artik yapılan tüm resimlerimizin içinde Zach de isleniyor. Babasının bu durumdan çok hoşnut olmadığını söylememe herhalde gerek yok, esasında babamızın bu durumu ne kadar ciddiye aldığını anlatmam ayrı bir makale bile oluşturabilir, ama ne yapalım zamane çocukları genç başlıyor bu islere!

Şimdiki anaokulları da zamana ayak uydurdu, biz eskiden ne güzel lay lay lom seklinde gider gelirdik, okuma, yazma ve basit matematik hesapları ilkokul 1'de baslardı. Bakıyorum bizim kızın okuldan getirdiği çalışmalarına inanamıyorum resmen bu yılın 3. dönemine kadar okuma ve yazmayı çözecekler gözüküyor. Sistematik bir şekilde kelime ezberlemece, bulmaca, küçük harf yazmaca, çeşitli oyunlarla beraber çaktırmadan kelime öğreniyorlar. Aksamları anne babalar kitap okusunlar çocuklarına diye haftada bir kütüphaneye oturuyorlar çocukları ve onlara kendilerinin de yakında okuyabilecekleri basitlikte kitap seçtiriyorlar. Bizim dönemimizde hocalarımız böyle şeyler yaptırmıyordu degil mi?

Açıkçası ben yaklaşık 1.5 yasından beri her gece Lara'ya kitap okuyorum, ilk baslarda dinlemiyordu ama sonra sonra bu anne kız olarak bizim baş başa zamanımız olarak değerlendirmeyi öğrendi ve simdi çok büyük keyif alarak birbirimize sarılarak kitabimizi okuyoruz. Okula başladığından beri bakıyorum "in", "and", "baby", "little" falan gibi yaklaşık 20 kelimeyi bana gösterip kendisi okuyor. Yakında herhalde kendisi okuyacak bana kitapları...

Yazma olayı ise biraz daha karmaşık. Gittiği kreşte kesinlikle kendilerine harfleri yazmayı öğretmememiz önerilmişti, ancak sorarlarsa kendi isimlerini yazmayı gösterebilirdik. Açıkçası bende daha rahat öğrenir diye büyük harfle LARA yazmayı göstermiştim, hatta yine kendisi merak ettiği ve istediği için SELIM ve ASLI'yı da büyük harfle yazdırmıştım. Nerden bilebilirdim bu kadar problem yaratacağını. Meğersem çocuklara hep küçük harfle başlamak gerekirmiş, büyük harf yazmaya başlarlarsa küçük harfe dönmek zaman alırmış. Hakikaten de bakıyorum Lara'nın yazdıklarına ancak bu hafta, yani 5. haftada "Lara" küçük harflerle yazılıyor, diğer bazı kelimelerin yarısı büyük yarısı küçük yazılıyor. Hocasına göre endişelenmemeliymişim, zaman alırmış ama düzelirmiş. Bu beni endişelendirmiyor ama "y" "g" ve "s" harflerimizin hepsi ters tarafa bakıyor o iste beni endişelendiriyor. Gösteriyorum, ilk önce ben yazıyorum sonra "hadi simdi sıra sende sen yap" diyorum ve yine ters yapılıyor... Bu endişemi dile getirdiğimde eşim "aman tanrım öğrenme bozukluğu falan olmasın" diye internette dyslexia ile ilgili tüm makaleler okundu, tarandı hatta yine gidilip hocası ile konuşuldu. Meğersem gayet normalmiş, bu yılsonuna kadar düzelmezse endişelenmeye başlamamız gerekirmiş ama hocanın gözlemlediği kadarıyla herhangi bir bozukluk yokmuş tam aksine sınıfındaki en fazla konsantrasyona sahip olanlardan birisiymiş... İste böyle şeyler söylendiğinde acaba çocukları karıştırıyorlar mı diye düşünmeden geçemiyorum, çünkü en basit "masaya oturmadan ellerini yıkar mısın?" soru cümlesinin en az 7 defa tekrar etmem gerekiyor ve her seferinde sesimin oktavı yükseliyor. Simdi konsantrasyonu olan çocuk bunu yapar mı?

2007-03-02
Bu yazı 900 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin