Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Doç.Dr. Gülsen Erden

Doç.Dr. Gülsen Erden

Yazarın Son yazıları

Okul Öncesi Eğitim

Neden anaokulu? Anaokulu şart mı? Gerekli mi?

Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nden Doç Dr. Gülsen Erden'in konuyla ilgili yazısı size ışık tutacak.

Okul öncesi dönem bir başka değişle çocukluğun ilk 6 yılı ya da insan gelişiminin temel yapı taşlarının oluştuğu evredir. Önemli ve özel bir gelişim dönemidir. Kişiliğin oluşumu, öğrenme isteği ve gücü, kısacası yetişkinlik dönemi yaşantımızın ön belirleyicileri hep bu dönemde yaşanılanlarla bağlantılıdır.

Bebeğimiz doğduğu andan itibaren onu neyle beslediğimiz kadar nasıl beslediğimiz, onu ne kadar uyutabildiğimiz kadar nasıl uyuttuğumuz ve onun için ne olanaklar yarattığımız kadar, ona nasıl bir çevre sunduğumuz da önem taşır. Tüm bunları yaparken de çocuğumuzla yaşadığımız eş zamanlı ve uyumlu iletişim önem kazanır. Çocuğumuzun bize verdiği uyarıları izleyerek, doğru algılayarak zamanında ve yeterli yanıt verebiliyor oluşumuz önemlidir.

İsteklerine ve gereksinimlerine zamanında, onun hızında ve gerektiği kadar yanıt verilen, sevgi ve şefkatle konuşularak, dokunularak, kucaklanarak ilişki kurulan çocuk bakmaya, dokunmaya, oynamaya, araştırmaya, sormaya ve çevresinde olup biteni izlemeye istekli olacak ve öğrenmeye başlayacaktır. Okul öncesi dönemde çocuğun öğrenme gücü ve hızı yetişkinleri şaşırtacak kadar hızlıdır. Bugünden yarına, akşamdan sabaha değişir ve gelişirler. Bu nedenle de güvenli bir bakım kadar değerli bir uyarıcı ortama da gereksinim duyarlar.

Uyarıcı bir çevre, sevgi ile ilgi gösteren, olumlu ve övgüye yaklaşan, izin verici ve doyurucu bir çevredir. Çocuğun yapabileceklerini sınamasına izin verme, neler yapabildiğini görme ve takdir etme onun gelişmesine ve büyümesine yol açar. Bunu yapabilmek için de gelişim evrelerini bilmek, beklentilerimizi, isteklerimizden çok gördüklerimize ve gözlemlediklerimize göre ayarlayabilmek iyi birer gözlemci ve izin verici olmaktan geçer. Çocuğumuzu kendimize ve ona ona güvenerek büyütmemiz günü geldiğinde kendi ayakları üzerinde durmasının temel şartıdır.

Günümüzde çok küçük yaşlardan itibaren çocuklarımız evde bakılmaktan çok güvenilir ve yeterli bir okul öncesi kreş-yuva anaokulu kurumda akran gurubu arasında olmaya gereksinim duymaktadırlar. Anne baba olarak bizler o günün geldiğini çocuğumuz ilk sinyalleri verdiğinde görmeli ve buna hazır olmalıyız. Bu ilk erken ve bize göre belki de soru işaretleri taşıyan ayrılığa hazırlıklı olmamız zor olabilir ancak çocuğu kendine özgü dünyası olan bağımsız ve benzersiz bir varlık olarak görmek tanımak sağlıklı gelişim olanağı sunmanın ön koşuludur.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMU/ ANAOKULU SEÇİMİ

Öncelikle aşağıdaki sorulara yanıt verilmesi gerekir.

Neden anaokulu? Anaokulu şart mı? Gerekli mi?

“Anaokulu zihinsel ve bedensel gelişimi destekleyici olduğu kadar sosyal gelişime ait kazanımlar sağlayan ve daha snraki yaşam dönemlerine hazır olmayı kolaylaştıran bir eğitim kurumudur. Etkin programlarla zenginleştirilmiş nitelikli bir anaokulunun gelişim sürecine katkısı yadsınamaz.”” İyi bir anaokulu çocuğa uygun ortamı sağlayan yerdir.”

“Hiçbir bireysel ilişki anaokulunun verdiği zenginliği kazandıramaz”.

“Toplumun küçük bir örneğini oluşturan anaokul (sosyal ortam) özellikle sınırlar konusunda zorlukları olan ve kural konulamıyan çocuklar için kurallarla yaşamayı, kendini doğru ifade edebilmeyi, paylaşmayı, beklemeyi ve mücadeleyi uygun yollarla kazanmayı sağlamada önemli bir eğitici rol üstlenmiştir.”

Yukarda yer alan ifadeler okul öncesi eğitimin gerekliliğini vurgulayan ifadelerdir. Bu ifadelere katılabilmek için çocukların gereksinimlerine ilişkin bilgilerimizi tazelememiz gerekir.

ÇOCUKLARIN GEREKSİNİMLERİ

Yaşamın sürdürülmesi

Hava su besin sıcaklık şefkat bedensel ve ruhsal güven hissi gibi gereksinimlerin karşılanması ile sağlanır.

Yaşamın korunması

Barınma, güvende olma, hijyen ve koruyucu sağlık hizmetlerinin sağlanması gibi temel gereksinimlerle sağlanır.

Yaşamın zenginleştirilmesi

Eğitim ve ruhsal gıdaların sağlanması, ahlaki, sosyal ve estetik değerlerin öğretilmesi, öz saygı ve kimlik duygusunun gelişmesi, ait olma ve arkadaşlık gibi gereksinimlerle örtüşür.

Yaşamın bezenmesi

Müzik, oyun, oyuncaklar, resimler ve masalları gerekli kılar.

Yaşamın gelişimsel gereksinimleri

Doğal yeteneklerin geliştirilmesi için, arkadaş, okul, iş, vb... gibi olanakların sunulması ile sağlanır.

Bu gereksinimlerin karşılanmasında anne baba, aile büyükleri, bakım veren kişiler ve akranlar hep birlikte göreceli olarak rol üstlenmektedirler. Bu gereksinimler göz önünde tutulduğunda çağımızın yarattığı zorunluluklarla beraber anaokulu çocuklarımız için temel gereksinimlerin sağlanmasında etkin bir yer almaktadır.

Ne zaman anaokulu?

-Çocuğun zihinsel ve sosyal gelişiminin yaşıtlarına göre yavaşladığı, ya da yalnız kadığını evdeki uyaranların yetmediğini hissettiğimizde,

-Teke tek ilişki kadar yaşıtlarıyla da birlikte olmaya isteğinin arttığını gözlediğimizde,

-Korunaklı bir dış ortama ve başka yetişkinlere hazır olduğunu hissettiğimizde,

-Kendimiz de onu anaokuluna göndermeye hazır olduğumuz anda çocuğumuz anaokuluna gitmeye hazır demektir. Bu genellikle 2-3 yaş civarında olmaktadır. Bu işaretlerin yanı sıra kurallara uymayı başaramıyor, yaşıtları kadar kendini ifade edemiyor, sözcük bilgisi kısıtlı, cümle kuramıyor, dikkati çabuk dağılıyor bir oyundan diğerine geçiyor hiçbir oyunu sonlandıramıyor, masal dinleyemiyor, soru sormuyor, bağımsız adımlar atamıyor, eteğinize yapışıyor, sizden ayrılmada zorlanıyorsa, bu duruma neden olabilecek başka bir sorun bulunamadığında anaokulu çocuğunuz için gerekli hale gelmiştir. Zaman zaman da çocuğun çeşitli nedenlerle yaşadığı gelişimsel sapmaların üstesinden gelinebilmesi için anaokulu gerekli hale gelir. Uygun koşullarda çocuklar 4–5 yaşında da anaokuluna başlayabilir.

Anaokulu seçerken nelere dikkat etmeli?

Uygun fiziksel çevre: yaşa uygun, sağlıklı, güvenli, bahçeli

Öğretmenlerin niteliği: yeterli, etkin, güvenilir

Programların yeterliği: gelişim düzeyine uygun, zengin ve yaratıcılığı destekleyen

Anaokulunun hedefleri: öğretimden çok eğitimin, coşku, heves ve ilgi artırmaya yönelik

İyi bir yuva öğretmeninin özellikleri

•Çocukların gelişim özelliklerini bilir

•Programı bu gelişim özelliklerine göre uyarlayarak uygular

•Çocuklara bireysel olarak yaklaşır ve destekler

•Bu çağın olağan ruhsal gelişim özelliklerini ve sorunlarını tanır

•Aşırı saldırgan ve içe dönük çocuklarla özel olarak ilgilenir

•Sınıf içinde aktif öğrenci rolünde olmaktan çok bir rehberdir

•Çocuğa bilgi aktarmaktan çok var olan yeteneklerini geliştirmeye önem verir

•Gözlem araştırma güdüsünü harekte geçirmeye çalışır

ÖĞRETMEN

Etkin bir şekilde bilgi pompalayan değil; güvenliği sağlam sağlayan, örmek olan, destekleyen, yol açan, öğrenmeye heveslendiren, araştırmaya yönelten, kendiliğinden girişimde bulunmaya ve kendini ifadeye izin ve önem veren bir özdeşim figürüdür.

“Artılarıyla ve zorluklarıyla” çocuğu okul öncesi eğitime gönderme kararı ve seçim yapma süreci aileleri zorlayabilir.

Anne babaların karar verme sürecini;

-Anaokuluna gidiş gelişe ilişkin sorunlar

-Evden ayrılmaya evden yollamaya ilişkin sorunlar

-Her sabah çocukla birlikte hazırlanıp evden çıkma

-Trafikle yol alma

-Her akşam iş dönüşü çocuğu zamnanında okuldan alma

-Okulda ki günü kontrol edememe! Yedi mi? Uyudu mu? Aç kaldı mı? İncitildi mi? Kaygıları etkilemektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki anaokulu çocuğumuzun ve bizim yaşamımıza artılarıyla girecektir.

Çocuğumuzu Güçlendiren Zenginleştiren Artılar:

-Kendine güveni gelişecek

-Paylaşmayı,

-Sabretmeyi öğrenecek.

-Bağımsızlık kazanacak.

-Dil ve motor becerileri gelişecek.

-Öz bakımı öğrenecek

-Kendine yeterli hale gelecek.

-Sosyalleşecek.

-Bol ve uygun uyaranlarla bilişsel gelişimi desteklenecek.

-Hayata hazır oluşu güçlenecek.

-Rekabeti, yarışmayı ve bununla baş etmeyi öğrenecek.

-Kurallarla yaşamayı, barışık olmayı öğrenecek.

-Sorumluluk duygusu gelişecek.

Kazanımlar:

-Ayrılığa katlanmayı

-Sağlıklı kavuşmayı

-Sağlıklı bağımsızlaşmayı yumuşak geçişlerle öğrenirken;

-Dil ve ifade becerileri,

-Motor becerileri

-Sosyalliği ve

-Zihinsel gelişimi desteklenir

-Çekingenliği ve sıkılganlığı azalır.

Anaokuluna giden ve gitmeyen çocuklar arasında fark var mı?

-Motor beceriler

-Dil gelişiminde zenginlik

-Kendi kendine yetme

-Paylaşma

-Engellenmeye tolerans

-Bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimde ivme

-Oyun ve Dramatizasyon

yetileri açısından farklılıklar gözlendiğini bildiren çalışmalar bulunmaktadır.

2007-03-26
Bu yazı 1986 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin