Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Okul için Öğle Yemeği Çantası

Kıpırcan bu sene devlet okulunda 1. sınıfa başladı. Hem onun geçen seneye kadar, hem Kımılnaz’ın hala gittiği anaokulunda organik ve benim dengeli ve sağlıklı olduğunu düşündüğüm bir öğle yemeği veriyorlar. Hiçbirşey Türkiye’deki okullarda çocuklara verilen sulu yemekli öğle yemeklerinin yerini tutamaz ama yine de proteini, sebzesi, meyvesi ve süt ürünleri ile oldukça kapsamlı ve iyi bir menüleri var.

Kıpırcan’ın gittiği okulda ise öğle yemeği veriliyor ama klasik, devlet okulunun öğle yemeği nasıl olur yargısı ile okul başlamadan bir önceki gün yemek çantası, kap kacak alıp, öğle yemeğine neler hazırlanır ders çalışmaya başladım. Okulda ısıtma imkanı yok, yemek süresi de oldukça kısa. Bu yüzden yaratıcılık çok önemli.
Sadece öğle yemeği değil, okul sonrasi gittiği programda da ara öğün (atıştırmalık) saati var. Oraya da sabah 6 da hazırladıktan sonra, öğleden sonra ikiye kadar bozulmadan duracak ama gün toplamında şeker ve yağ oranı yüksek olmayan atıştırmalıklar koymam gerekiyor.

3. haftanın sonunda deneme yanılma yolu ile öğrendiklerim şöyle:

Normalde vakti olsa yiyebileceği boyutta yemeği, vakti az olduğu için bitiremiyor. Bu yüzden ana yemeği yarım porsiyon hazırlamak gerekiyor. Yanına ufak bir porsiyon meyve koyuyorum. Öğlen bitiremediği yemekleri, okul sonası programda ara öğünde bitirmiyor. Bu yüzden çok abartmamaya çalışıyorum.

Yemekleri neredeyse ısırımlık hazırlamış olmak en iyisi. Kendisi kesmeyle falan vakit kaybetmesin diye. Zaten gözlemlediğim kadarı ile en önce yemesi en kolay ve çabuk olandan başlıyor.

Birkaç kere denedim ve ilk önce tatlıyı yiyip ana yemeği en sona bıraktığı için, öğle beslenesine tatlı koymuyorum. Tatlıyı okul sonrası ara öğününe bırakıyorum.

Su bırakan sebze ve meyvelerden kaçınmaya çalışıyorum. 3-4 saat bekledikten sonra birşeylerin suyu birbirine karışınca hoşlanmıyor, yemiyor.

Yanına meyve suyu koymuyorum. Onun yerine su matarasına temiz su doldurup veriyorum. Okulda da Allahtan meyve suyu değil süt veriyorlar. Meyve sularına tamamen karşı değilim ama hergün içmeye alışmasını da istemiyorum. Sağlıklı su varken, kutusunda 12-15 gr şeker olan birşeyi dayamaya ne gerek var. O da aramıyor zaten.

Son olarak öğle yemeği kutusuna, evde özel olarak sevdiği karakterlerin resimlerini bastırdığım ve arkasına renkli kalemlerle not yazdığım bir mesaj kartı koyuyorum. Bazen bana ertesi günlerde ne karakterleri istediğini sipariş veriyor.

Evet biraz iş çıkarıyorum kendime. Geceninin bir yarısı kartı bastır, yazıyı yaz. Sonra sabahın 6 sında kalk yemek çantası hazırla. Kimse bunun kolay olduğunu söylememişti zaten. Ama yemek kutusunun geri boş (veya çok az kalmış) geldiğini gördükçe bir önceki günün yorgunluğunu unutup, yeni kart hazırlanmaya bilgisayar başına geliyorum. 
Pratik Anne

2011-09-26
Bu yazı 3084 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin