Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Okul Başarısında Anne Baba Tutumları


Okul başarısının artmasında çocuğun çaba sarf etmesi gereklidir. Fakat bu çaba çocuğa bağlı olabildiği gibi çok büyük bir ölçüde anne- baba tutumuna bağlıdır.
Çocuğun kendini ilk ifade ettiği ortam aile ortamıdır. İlk kelimeyi ifade etmesi, yürümesi, temel becerileri kazanması genellikle aile ortamında yaşanır ve çocuğun temel güven gereksinimini kazandığı yer yine aile ortamıdır. Bu sebeptendir ki çocuğun okul başarısının yanı sıra aile içindeki görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi ilk basamaktır ve öncelik taşır. Bu konuda aileye önemli görevler düşmektedir.

1- ELEŞTİRMEYİN, FARKINA VARDIRIN.
Olumsuz bir davranış olumsuz bir söylemle ortadan kaldırılmaz, aksine daha çok pekişir. Çocuğunuza sürekli eleştirel yaklaşmak , çocuğun motivasyonunu ortadan kaldırmak demektir. Çocuğun anne baba tarafından iyi tanınması, ihtiyaçlarının bilinmesi önemlidir. Onun yeterli yönlerini önce fark ettirin. Örneğin onun yanında fısıltıyla konuşun, artılarını söyleyin. Unutmayın çocuklar kendileriyle ilgili konuşmaları çok hızlı fark ederler.

2- BEKLENTİLERİNİZİ GÖZDEN GEÇİRİN.
Baharat dozunda bir korku ve kaygı başarıya götürür. Fakat bazı anne ve babaların beklentileri çocuktan çok yüksek olabilmekte ve bu durum çocukta anksiyeteye sebep vermektedir. Örneğin 30 almış bir çocuktan 90 almasını beklemek oldukça abartılı bir beklentidir. Öncelikle çocuğun başarısızlık nedenleri araştırılmalı, onunla konuşulmalıdır. Beklentiyi orta düzeyde tutmak başarı getirecektir.

3- ÖDÜL- CEZA SİSTEMİNİ DOĞRU KULLANIN.
Birçok anne baba ödül-cezayı doğru kullandığına inanır. Fakat ödülle rüşvet, cezayla işkence genellikle karıştırılır.
Ceza, çocuğun sevdiği şeyden bir süre mahrum bırakılmasıdır. Örneğin; çok sevdiği oyuncağı ile yarım saat oynamaması gibi. Burada anne-babanın verdiği sözleri tutması ve ona uygun davranması önem taşır.
Ödül ise; olumlu davranışın hemen arkasından verilen pekiştireçtir. Ard arda verilen 2 ödül çocuğu doyumsuzluğa iter ve motivasyonunu kırar. Örneğin; çocuk ard arda aldığı 2 oyuncakla daha birisini tüketmeden diğeriyle oynayacağı için doyumsuzluğu öğrenir.

4- SÜREKLİ DERS.
Bazen çocukla ilgili evde konuşulan tek konu ders olabiliyor. Örneğin; karnesinde hepsi 5 bir 4 ‘ü olan bir çocuğun karnesinde bir zayıf var olarak konuşulup bu beklenti düzeyi çok yüksek tutulabiliyor hem de çocuğun ifade edildiği tek alan ders olabiliyor. Bu durum çocukta isteksizlik, kaygı, gerilime sebebiyet verebilir. Fakat her çocuk bu duyguları aynı tepkilerle ifade etmez. Yoğun kaygı yaşayan bir çocuk davranış problemi, uyumsuzluk gösterebilirken başka bir çocuk aşırı ilgisiz davranabilir ya da bir başka çocuk kusarak tepkisini ifade edebilir. Evde çocuğu ifade edebilecek başka gündem konularının oluşturulması ve evdeki sürekli ders konuşmalarının kaldırılması gereklidir.

5- ÇOCUĞU İYİ TANIMAK VE İHTİYAÇLARINI BELİRLEMEK .
Çocuğun gelişimsel süreçleri bir meyve tabağına benzer. Her dönemin farklı bir tadı vardır. Hem dönemsel özellikleri bilmek hem de çocuğunuzu tanımak motivasyonunu artırmada önemli rol oynar. Örneğin; Çocuğunuzun sözel alana yakınlığı varsa bu alanın desteklenip pekiştirilmesi gereklidir.

6- EV KOŞULLARININ YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ.
Çocuğun odasında bilgisayar, televizyon ve hatta bazen buzdolabı bulunabiliyor. Sonra bir yığın şikayet… Çocuk bir şey paylaşmıyor, ders çalışıyor. Çocuğun kendini odasına hapsolmaması ve sizlerle paylaşımda bulunması için mümkünse bu tarz elektronikleri odasında bulundurmayın. Ders çalışma esnasında sadece ders çalışmasına özen gösterin. Meyve tabağı ve benzer şeyleri odasına ders çalışırken getirmeyin. Sizin oturduğunuz yere gelip, size eşlik etsin. Bilgisayarı odasının dışında başka bir odaya almak yine sizinle paylaşımını arttırmak adına farklı bir çözüm önerisi olabilir.

7- ÇOCUĞUNUZUN ÖĞRENME STİLİNİ ÖĞRENMEK İÇİN OKUL REHBER ÖĞRETMENİNDEN BİLGİ ALIN.
Okul başarısını sağlayan şey öğrenmedir. Fakat öğrenme her çocukta aynı şekilde gelişmez. Bazı çocuklar hareket ederek örneğin; konuşarak, yürüyerek, hareket ederek öğrenirken; kimi çocuğun görsel öğrenme düzeyi yüksektir. Derste öğretmene yakın oturup öğretmeni izleyerek öğrenir. Kimi çocuğun işitsel öğrenme düzeyi yüksektir. Dinleyerek hızlı öğrenen çocuklar vardır. Çocuk öğrendiğini fark ettiğinde derse olan ilgisi artar, motivasyonu yükselir.

8- SORUMLULUK VERİN.
Eğitimle öğretimi karıştırmamak gerekir.Eğitim ev de başlar ve çocuğa verilen sorumluluklarla geliştirilir.Çocuğa önce ev içindeki sorumlulukları küçük yaşta öğretin. Yaşını hatırlayın ve yapabileceği sorumlulukları verin. Örneğin; 2 yaşındaki bir çocuktan banyosunu tek başına yapmasını beklemeyeceğimiz gibi, 9 yaşındaki bir çocuğu da anne- babanın banyo ettirmemesi gerektiğini bilmeniz gerekir.
Sorumluluk alabilen çocuklar ders başarısında da pek sorun yaşamazlar. Ödevlerini yapar, önce ders sonra oyun sistemini oturturlar.

9- ÖNCE DERS SONRA OYUN.
Genellikle karıştırılır. Çocuğun çok sevdiği bir oyununu yarıda kesip ödevlerine yönlendirmek motivasyonunu azaltır. Ders ceza gibi gelir ve başarısız olabilir. Bu konuda anne babaların yönlendirilmesi önemlidir.

10- SINIRLAR.
Sınır koymak yok saymak,duvar örmek demek değildir. Bugün birçok yetişkinde ‘’hayır diyememe ‘’ sorunu vardır. Bu ciddi bir sınır problemidir. Sınırı kapı gibi düşünün kapısı olmayan bir ev tehdit altındaysa sınırı olmayan kişi kaygılı, gerilimli ve kendine öfkeli biri olur.
Çocuğunuza sınırları öğretmek için kararlı ve net konuşun. Söylediklerinizle uyguladıklarınız birbirini desteklesin. Çocuk böylelikle kendini daha güvende ve rahat hissedecektir.

11-ARKADAŞ ÇEVRESİNİ TANIYIN.
Arkadaş çevresi çocuğun okul başarısına önemli etkisi olacak gruptur. Çocuğun size açılmasını, konuşması için uygun ortamlar yaratın. Arkadaşını eve davet edin, tanımaya çalışın. Fakat sakın çocuğunuz ‘’o arkadaşınla görüşme’’ demeyin. ihtiyaçlarını anlamaya çalışın, onu dinleyin. Ona saygı duyduğunuzu gösterin. Anlattıkları size çok yanlış da gelse onu bölmeyin. Problemi nasıl çözdüğünü görmeye çalışın. Olumlu noktalarda onu destekleyin.

12- TEKRARA YÖNLENDİRİN.
Öğrenmeyi oluşturan şey tekrardır. Yapılan araştırmalar %100 öğrendiğimiz bir bilginin 20 dakika içinde yarısını, 60 dakika içinde %70 ini, gün sonunda ise; %80 ini unuttuğumuzu gösteriyor. Ödev yok bahanesinin yerine tekrar etme önerisini getirin. Fakat önemli olan sürekli ders çalışmak değil, etkili ders çalışmaktır.

13- UZMANDAN DESTEK ALIN
Çocuğunuz sürekli derslerinde başarısızlık gösteriyorsa ve evde birçok şeyin yolunda gittiğine inanıyorsanız çocuğun gelişimsel durumunun kendi akran grubuna yakın olup olmadığına ya da dikkatini sağlayıp sağlayamadığını değerlendirmek adına bir uzmandan destek alın ..

 14- OKUL İLE İŞBİRLİĞİ
Okulun izlediği eğitim yaklaşımları, öğrenciye uygulanan sınıf içi etkinlikler konusunda veli ile iletişim kurulmalı ve okul- aile dayanışması yaratılmalıdır.

Psikolog ve Aile Danışmanı Pınar Ersöz

 


ARAŞTIRMALAR
Satir (1996) : Yapılan araştırmada çocuğuna yakınlık gösteren, çocuğun çalışma ortamını düzenleyen, çocuğun başarılarını önemli bir şekilde destekleyen, çocuğun başarısızlığında ‘’çalışırsan başarırsın’’ gibi sözlerle motive eden anne- babaların çocuklarının başarılarının yüksek olduğu sonucuna varmıştır.
Celenk(2001): İlk okutma-yazma öğretiminde evde çocuğuna eğitim yardımı sağlayan ve bu amaçla okul ile yakın işbirliğine giren ailelerin çocuklarının okuduğunu anlama başarıları daha yüksektir.
Yörükoğlu (1980): Evlat edinilmiş yani koruyucu aileye verilmiş çocuklar, yuva çocuklarına göre zeka gelişimleri, ruhsal olgunluk ve toplumsal uyum düzeyleri daha yüksektir.

2013-04-05
Bu yazı 3823 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin