Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Öğrenme Stilleri

Süper önemli bir yazı. Mutlaka okuyun!!!

“Siz Nasıl Öğrenirsiniz?”

Öğrenme yaşamın doğal bir parçasıdır, bebekler doğdukları andan itibaren hatta anne karnındayken öğrenmeye başlarlar. Ancak her bireyin sahip olduğu güçlü alanlar ve becerilerine göre farklı bir öğrenme tarzı olabilir. Bazen de farklı öğrenme yöntemlerinin bir arada kullanılması ile en etkili öğrenme ortaya çıkar. Öğrenme tarzlarının doğrusu ya da yanlışı yoktur, ayrıca birini diğerlerine göre daha etkili olarak tanımlamak da yanıltıcı olabilir. Çünkü önemli olan bireysel özellikler ve bireyin en etkili hangi yöntemle öğrenebildiğidir.

Öğrenmenin gerçekleşmesi için nörolojik 4 temel işlevin koordinasyon içinde çalışması gerekmektedir. Bu işlevler bir ya da bir kaçında sorun yaşandığında öğrenme becerileri olumsuz olarak etkilenmektedir.

Bu işlevlerden ilki olan giriş; duyu organlarından gelen bilgi/uyaranın beynimize iletilmesidir. Bilgini ya da becerinin öğrenile bilmesi için ilk önce algılanması gerekir. Algılama görsel, işitse, duyusal ve hatta tad alma yollarından biri ya da birkaçı ile gerçekleşir.

İkinci aşama ise işlem sürecidir. Bu süreçte beyine iletilen uyaran/bilgi değerlendirilir, ve anlamlandırılır. Bu süreçte sıralama, soyut düşünme ve planlama-organizasyon becerilerine ihtiyaç vardır. Örneğin günü planlamak, çanta-masa organizasyonu sağlamak, ders çalışmak yeni bir bilgiyi daha önceden öğrendiğimiz bilgiyle ilişkilendirmek için bu alandaki becerileri kullanırız.

Üçüncü aşama olan bellek, bilginin depolanması ve gerektiğinde kullanılmak üzere hatırlanmasını sağlar. Beller ile öğrenme arasında çok güçlü bir ilişki vardır, çünkü bilgi algılanıp, işlense de gerektiğinde kullanılmak üzere geri çağrılması belleğin görevdir. Hatırlama olmadan öğrenmeyi değerlendirmek, gerçekleşir gerçekleşmediğini anlamak zordur.

Dördüncü aşama ise çıktı olarak tanımlanır. Bu aşamada ise bilgi ya da uyaran bilişsel süreçlerin sonunda yazı, hareket, okuma, çizim, davranış olarak ortaya çıkar.

Öğrenme hangi yöntemle, hangi koşullar altında gerçekleşirse gerçekleşsin bu 4 aşamanın birbirini sorunsuz olarak takip etmesiyle ortaya çıkar.

Öğrenmek için tek bir yol/yöntemden söz etmek, öğrenme sürecinin doğasına aykırıdır aslında. Çünkü insanoğlu varolduğu günden bu yana o kadar farklı alanlarda o kadar çok yeni keşif yapmıştır ki tüm öğrenmelerin tek bir şekilde olması mümkün değildir.

IQ ve Çoklu Zeka Teorisi

Son yıllarda farklı ve bireysel öğrenme süreçleri ile ilgili araştırma ve uygulamalar giderek önem kazanmaktadır. Bu anlayışın belki de ilk adımlarından biri tek bir zeka kavramı olmadığını, IQ kavramının hayat başarısını açıklamak için yetersiz kaldığını belirten Howard GARDNER’ın ortaya koyduğu çoklu zeka teorisidir.

Çoklu zeka teorisinde her bireyin öğrenmek, problem çözmek, iletişim kurmak, yeni keşifler yapmak, yaşamak için kullandığı bireysel yetenekler zeka kavramını oluşturur.

Çoklu zeka teorisinin ortaya çıkmasındaki en büyük neden IQ kavramını tek başına bireylerin sergiledikleri başarı ve becerileri açıklamakta sınırlılıklara sahip olmasıdır.

Pek çok sanatçı, sporcu, kaşif klasik anlamdaki zeka testlerinde başarılı sonuçlar alamamışlardır. Ama bu sonuç onların başarılı ve kendi alanlarında dahi oldukları gerçeğini değiştirmez. Çoklu Zeka teorisi her bireyin sahip olduğu 7 zeka türünden bahseder. Son yıllarda bu 7 zeka türüne sosyal ve kişiler arası ilişkilerdeki beceriyi tanımlayan “Duygusal Zeka” kavramı da eklenmiştir.

Çoklu Zeka teorisinde her birey farklı güçlü yanlara, yeteneklere ve becerilere sahiptir. Önemli olan bu alanların farkında olmak ve geliştirmek için uygun yöntemlerle destek sağlamaktır. Her insanın kendini ifade etme, ortaya koyma yöntemi farklıdır. Kimi kendisini sözel olarak daha iyi ifade ederken kimi bunun için müziği, sporu, resmi kullanabilir.

Çoklu Zeka Teorisine göre zeka türleri Sözel- Dilsel Zeka:

Bu zeka türünde bireyler daha çok dinleyerek, konuşarak, okuyarak,yazarak öğrenirler. Yabancı lisan öğrenmeye yatkındırlar. Hikaye yazma, kitap okuma gibi etkinliklerden keyif alırlar.

Mantıksal- Matematiksel Zeka:

Sayısal problemleri çözme, soyut ve sembolik düşünme becerilerini kullanma, kavramlar ve bilgiler arasında ilişki kurma, tümevarım tümdengelim sistemleri ile düşünme, neden sonuç ilişkisi kurma becerilerini kapsar. Bulmacalar, zeka oyunları, bilgisayar yazılımları (oyun ve programlar) ilgi çekicidir. Bilgiyi sadece yazılı olarak değil grafik ve şemalarla, sayı ve semboller ile daha hızlı takip edebilme becerisine sahiptirler.

Görsel-Mekansal Zeka:

Düşünme yöntemi ve öğrenme tarzı olarak daha çok görsel imgeler, resimler ve şekiller tercih edenler mekansal zekanın daha baskın olduğu kişilerdir. Kelimelerden çok şekiller, resimler, renkler akılda kalır. Öğrendikleri bilgiyi hatırlamak için görsel ipuçlarından yararlanır. Yeni tanıştıkları birinin adını hatırlamakta zorlanabilirler ama yüzünü ve tanıştıkları ortamı çok kolay hatırlarlar. Yön bulmakta, modeller ve grafikleri algılamakta başarılıdırlar. Maket yapmak gibi üç boyutlu düşünme gerektiren konularda başarılı olabilirler.

Bedensel –Kinestetik Zeka:

Öğrenmenin gerçekleşmesi için fiziksel olarak katılmaları, aktif olmaları önemlidir. Vücutlarını dengeli bir biçimde kullanabilirler. Özellikle spor dalları, dans, rol yapma gibi alanlara ilgi duyarlar.

Müziksel-Ritmik Zeka: Sesler, notalar, ritimler ilgi çekicidir. Yeni ritimler oluşturma, yeni bir sesi algılama ve üretme, sesi kullanma konusunda başarılıdırlar.

Kişisel-İçsel Zeka:

Kendi duygu ve düşüncelerini tanıma, anlama ve şekillendirmede başarılıdırlar. Kendini ifade etmek için farklı yöntemler (sözel, sanatsal) kullanabilir. olaylar ve duygular üzerine düşünüp, hayatını planlamaya, hedefler belirlemeye odaklanır.

Kişiler arası – Sosyal Zeka:

Kişiler arası ilişkilerde rahat ve girişgendir. İnsanlar ile iletişim kurma, empati becerisi, dinleme ve kendini ifade etme alanlarında başarılıdır. Farklı sosyal ortamlara rahatça uyum sağlar, kendi yaş grubuyla ya da farklı yaş grupları ile iletişim kurabilir. Mizah yeteneğine sahiptir. Sosyal olaylara karşı ilgilidir, etkinliklere katılmayı, aktif olarak rol almayı, hatta liderlik yapmayı sever. Davranışlarının sonuçlarını iyi değerlendirebilir.

Doğa- Varoluşçu Zeka:

Doğadaki canlıların yaşamları (var oluşları, yaşam tarzları) ilgi alanıdır. Araştırmaktan ve yeni şeyler öğrenmekten keyif alır. Belgeseller, seyahatler, dergiler, fotoğraflar hem ilgi hem de meslek alanını oluşturabilir.

Çoklu zeka teorisinin temelini, bireysel farklılıkların ve her bireyin güçlü yanlarının ortaya çıkarılması için farklı öğrenme ve deneyim fırsatlarının sunulması oluşturur. Öğrenme ve gelişim için tek bir alana yatırım yapmak, tek bir yol izlemek kişisel potansiyelinin sınırlanması anlamına gelmektedir.

Öğrenme Tarzları

Peki ya öğrenme stilleri ne anlama gelir? Örneğin siz eve yeni bir elektronik alet aldığınızda oturup kullanma kılavuzunu baştan sona okuyup sonra mı çalıştırırsınız yoksa deneme yanılma yöntemi ile düğmelere basarak,menüyü kurcalayarak aletin özelliklerini kendiniz mi keşfedersiniz, bir bilgiyi araştırmak istediğinizde internetin başına geçip saatlerce konu ile ilgili sitelere mi bakarsınız, yoksa çevrenizdeki kişilerden bilgi ve fikir almayı mı tercih edersiniz, gördünüz şeyler mi yoksa dinledikleriniz mi daha çok aklınızda kalır…

Aslında çoklu zeka teorisi ile paralel bir kavramdır öğrenme tarzları. Her bireyin bilgili en etkili öğrenme şekli, yöntemi demektir. Kimimiz dinleyerek kimimiz görerek kimimiz uygulayarak daha iyi öğreniriz. Bireyin kendi öğrenme tarzını keşfetmesi, kendine en uygun öğrenme yöntemlerini fark edip, kullanması hayattaki uyum ve başarısının artması anlamına gelir.

Çocuklar için öğrenme hayatın ilk gününden itibaren bir yaşam tarzıdır aslında. Günlerinin her anını öğrenerek geçirirler. Öğrenme kavramını sadece akademik hayatla ya da yeni bir bilginin öğrenilmesi olarak görmek oldukça sınırlı bir bakış açısıdır. Öğrenmek hayattır. Bu nedenle nasıl hayatı yaşamanın tek bir yolu ve doğrusu yoksa öğrenmenin de tek bir tarzı olamaz. Ama yine de öğrenmenin tarzlarını gruplamak gerekirse 4 temel yöntem üzerinde durulabilir.

İşitsel:

İşitsel becerileri güçlü olan bireyler, dinleyerek öğrenmeyi tercih ederler. Aslında en geleneksel, okullarda sıklıkla kullanılan öğrenme yöntemi de budur. Bu yönü güçlü olan çocuklar okulda avantajlı duruma geçebilirler.Bilgiler işitsel olarak sunulduğunda daha kolay takip ederler, dinlemeyi okumaya tercih edebililer. Sınava hazırlanırken kendi başına okumak yerine biri onlara anlattığında ya da kendileri yüksek sesle tekrarladıklarında bilgiyi daha kolay öğrenirler.

İşitsel öğrenmeyi desteklemek için;

- Ders çalışırken yüksek sesle okumak, daha sonra dinlemek üzere bunları kaydetmek

- Kelime oyunları oynamak

- Birlikte hikayeler yaratmak, bunları kaydetmek ya da yazıya geçirmek

- Arkadaşları ya da sizinle birlikte anlatarak, tartışarak ders çalışabileceği ortam oluşturmak

Görsel:

Görsel becerileri güçlü olan çocuklar için izlemek öğrenmenin en etkili yoludur. Resimler, grafikler, şekiller öğrenmenin kalitesini arttırır. Görsel uyaranlar dikkatini çeker, sadece düz yazılı bir metni okumak onlara sıkıcı gelebilir, resim ve şemalar ile desteklenmiş öğrenme materyaline daha çok ilgi gösterirler.

Görsel öğrenmeyi desteklemek için:

- Önemli bilgiler , anahtar kelimeler için hatırlatıcı kartlar hazırlamak

- Okuma metnindeki anahtar kelimelerinin altını çizmek

- grafik ve şemalarla öğrenilecek konuyu desteklemek

- Planlama ve organizasyon gerektiren işlerde tablolar kullanmak

- Ezberlenmesi gereken formül ve tanımları görsel kartlar haline getirip panoya asmak öğrenmeyi pekiştirecek yöntemler arasındadır.

Fiziksel:

Fiziksel ya da hareket ederek öğrenme becerilerine sahip olan çocuklar için öğrenme materyali ve ortamının hareketli olması önemlidir. Bir aletin nasıl çalıştığını izlemek, dokunmak, aktif olarak süreçte yer almak öğrenmeyi daha etkili kılar. Genel olarak özellikle okul öncesi dönemde çocuklar fiziksel olarak öğrenmeyi daha çok kullanırlar. Dikkat süreleri kısa olduğu için ilgiyi canlı tutmayı sağlayan en önemli etken aktif olarak öğrenmenin bir parçası olmalarıdır.Öğrenmek için işin mutfağında olmayı tercih ederler.

Fiziksel öğrenmeyi desteklemek için:

- Öğrendiklerini gösterebilecekleri ortamlar hazırlamak

- Çevre gezilerine katılmak

- Laboratuar ortamı öğrenmeleri için en ideal ortamlardır

- Evde deneyler yapması, modeller üretebilmesi için uygun ortam ve fırsatlar hazırlamak

Mantıksal:

Öğrenmek için ilişki kurmayı, sorgulamayı, karşılaştırmayı, problem çözme ve düşünme becerilerini kullanırlar. Soyut düşünme becerileri ve muhakeme yetenekleri güçlüdür. Soru sormak ve sorgulamak onlar için bir yaşam tarzıdır. Sanatsal ya da yaratıcı düşünme alanında çok başarılı olmasalar da düzen ve rutin işler konusunda başarılıdırlar.

Mantıksal öğrenmeyi desteklemek için:

- Strateji oyunları, lego, yap boz tarzı oyunlar ilgilerini çeker ve düşünme becerilerini geliştirir.

- Bilgisayar oyunları içinde problem çözme becerilerine yönelik olanları tercih edebilirsiniz.

- Deneyler fiziksel öğrenme yöntemini kullanan çocuklar kadar mantıksal öğrenme becerilerine sahip çocuklarında ilgisini çeker.

Anne-babalara öneriler

*Çocuğunuzun bireysel özelliklerinin, güçlü yanlarının farkında olun, hangi ortam ve durumlarda daha etkili öğrendiğini gözlemleyin.

*Öğrenme tarzları kişiden kişiye farklılık gösterir, sizini için etkili ve verimli olan bir yöntem çocuğunuz için işlevsel olmayabilir. Siz dinleyerek öğrenirken çocuğunuz görsel bir öğrenici olabilir. Genel olarak çocuklar için aktif olarak öğrenmeye katılabildikleri öğrenme fırsatları daha verimli ve etkili olacaktır.

*Düşünce becerilerinin gelişimi somuttan soyuta doğru gerçekleşir. Yeni bilgiler ve becerileri öğretirken ilk olarak somut öğrenme fırsatları sunmak (örneğin para kavramını öğretirken ilk olarak evde alışveriş oyunu oynamak sonra markete birlikte gitmek) daha sonra soyut becerileri (para hesabı ile ilgili yazılı- sözlü-zihinden problemleri çözmek) destelemek etkili olacaktır.

*Öğrenme tarzı ne olursa olsun okul öncesi dönemden itibaren çocuğun problem çözme ve düşünme becerilerini desteklemeye yönelik etkinlikler ileriki yıllardaki öğrenmeyi olumlu olarak destekleyecektir. Olaylar karşısında farklı bakış açısına sahip olabilmek, saçmada olsa değişik çözüm alternatifleri yaratabilmek, düşünme becerilerindeki esnekliği koruyabilmek öğrenme için birincil koşuldur.

*Okul öncesi dönemden itibaren oyun ve oyuncak seçiminde farklı becerileri destekleyen seçimler yapmak, tek bir alana yatırım yapmaktansa çocuğun görsel, işitsel bedensel ve bilişsel becerilerini geliştirmesine fırsat sağlamada önemlidir.

*Öğrenme için motivasyon şarttır. Öğrenilecek materyalin çocuğun ilgisini çekmesi, öğrenmek için istek duyması materyalinin nasıl sunulduğu ile yakından ilgilidir. Hayvanlar hakkında 10 sayfalık bir yazıyı okumaktansa o konu ile ilgili bir cd’yi izlemek, hayvanat bahçesini ziyaret etmek daha verimli olabilir.

*Birden fazla yöntemi bir arada kullanmak öğrenilecek bilginin kalıcılığını destekler. Aynı bilgiyi hem sözel hem görsel olarak sunmak çocuğun daha kolay öğrenmesine yardımcı olur.

*Geleneksel yöntemlerle yetişmiş ebeveynler olarak yeni öğrenme tarzlarına uyum sağlamak, yaratıcılığınızı kullanarak farklı öğrenme fırsatları hazırlamak her zaman kolay olmayabilir. Ama sizlerde kendi öğrenme tarzlarınızı keşfedip, eğitim alanındaki yeni gelişmeleri takip ederseniz çocuğunuzun öğrenmesini destekleyebilirsiniz

*Öğrenme sadece okulda gerçekleşmez hatta okula başlama çağına kadar geçen ilk 7 yıl çocuğun gelişimindeki en önemli, en verimli ve öğrenmenin en fazla olduğu yıllardır. Yani gelecek için yapılacak yatırımın en gerekli olduğu yılar çocuk ve anne-babanın en yoğun birlikte olduğu yıllardır.

*Öğrenmenin miktarından daha önemli olan öğrenmenin kalitesidir. Ezbere dayalı öğrenme yöntemlerindense keşfetmeyi, düşünmeyi, aktif olmayı destekleyen öğrenme yöntemleri daha kaliteli ve kalıcı bilgiye sahip olmayı destekler.

Ece Akın Bakanay
Uzman Psikolojik Danışman
GÜNCE Psikolojik Danışmanlık ve Grup Çalışmaları Merkezi

http://www.guncedanismanlik.net
Bağdat Caddesi Ebru Apartmanı No: 483/7
34740 Suadiye İstanbul
Tel: 0(216)3807685

*Bu yazı İnfo Kids Dergisi Kasım 2007 sayısında yer almıştır.

2007-11-19
Bu yazı 1643 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin