Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

O Işık Yarın da Yansın!

Aylar gün, seneler ay gibi hızla geçerken doğurduğumuz çocuklar neredeyse boyumuzu yakalıyor; yüzümüzdeki çizgiler, saçımızdaki beyazlar arttıkça kendi anne babalarımız gitgide daha da yoruluyor. Arada aile toplantılarında ömür bitti kızım diyorlar. “Yapma “ diyoruz, “söyleme böyle” ama korkuyoruz o devler bizi bırakıp giderse diye...

Anne ve babalarımız, onlar bizim en büyük çocuklarımız...

Daha sık dalıp gidiyorlar. Gözlerinin önünde sevgiyle paylaşılmış geçmiş, belki de belirsiz gelecek... Hareketleri daha yavaş, nefesleri seyrelmiş. Eskisi gibi canlı da değiller. Dermanları az, saçları pamuk gibi beyaz. Ellerinde hafif titremeler, kafalarında bizlerle ilgili kaygılar var. Onlar konuşarak değil de artık susarak daha çok şey anlatıyorlar.

Anne ve babalarımız, onlar bizim en büyük çocuklarımız...

Kendilerini çocuklarına adamış, bizleri dualarına saklamış, akıllarında sorunlarımız, dileklerinde iyiliğimiz ve gözlerinin önünde halen çocuk halimiz... Ne sevdiğimizi bilen, üzüntümüzü hisseden, bizi herkesten çok düşünen, bir tatlı dil ve güler yüzle mutlu olmayı bilen asil insanlar.

Anne ve babalarımız onlar bizim en büyük çocuklarımız...

Seviyoruz tabi hatta çok, ama ne kadar dile getirebiliyor, kendi hayatımızdan ne kadar çok yer ayırabiliyoruz onlara. Zamanın kısıtlı yaşam süresini bir canavar gibi nasıl da kemirdiğini unutup onları ihmal ettiğimiz de mi oluyor yoksa?
Her sabah ve akşam akıllarında sadece biz, bu saatten sonra canlarını çok acıtır sessizlik. Herhalde ondan kulakları hep kapıda, gözleriyse yolda... “Sesini duydum ya kızım, seni gördüm ya ...” Hayattan beklentileri biraz daha sağlıklı olabilmek ve çocuklarının mutluluğu adına. Onlara bakmak için biz çocuklarına geldi sıra.

Annemle ilgili çok yazı yazdım ama babamı yazmak hep zor geldi bana. Bilmez belki ama benim aklım en çok onda ve oğlumda... Her ay onunla ilgili bir yazı kaleme almak üzere masa başına oturuyorum. Her ay onu ne kadar çok sevdiğimi ve çocukluğumdan beri desteğini ne kadar çok arkamda hissettiğimi söylemek istiyorum. Her ay başlıyorum bir şeyler karalamaya ama olmuyor. Hiçbir kelime dizisi ona olan tutkumu anlatmaya yetmiyor.

Çok yakınlarına taşındım, her gece çalışma odasının ışığını görebilecek kadar yakınlarına... Işığı yanıyorsa biliyorum ki kitaplarını okuyor, yaşına bakmadan her gün yeni şeyler öğreniyor. Gözüm ışığında, biliyorum ki o orada, halen bizim başımızda. İşte bende o ışığı gördüğümde rahat uyuyorum. Her gece ‘yarına da ışığı yansın, o uzun yıllar daha bizimle kalsın’ diye gökyüzünden en parlak yıldızı tutuyorum.

Babam... Benim için altın kalpli bir dev o, küçülmez. Dünyamdaki en büyük dağ o, sarsılmaz. Huzurun bereket dolu tarlası, bozulmaz. Toleransın engin denizi, azalmaz. Bir bilim ateşi o, sönmez ve inancın kalp atışı, asla durmaz! O bambaşka bir baba, benim için tanımı ‘mükemmel’ olan ata.

Hayatta herkesin kendisi gibi olduğu yanılgısına düşmeme sebep insan. Ailesi için hayatı boyunca çok çalışmış, dürüstlüğü, duruşu ve hayat felsefesiyle kişiliklerimize şekil vermiş insan. Bize vicdanlı olmayı, kocaman yürekli ama makul ve mantıklı olmayı, okumayı, paylaşmayı ve hayatın anlamının içimizde saklı olduğunu öğreten insan. Benim için büyük ve adil olan.

Mücadelenin ve başarının sembolü. Akıl danıştığım, çoğu zaman omzuna kafamı koyduğum, yokluğunu düşünmeye bile dayanamadığım ak saçlı kahraman. Saydığım, dinlediğim, içimden sözler verdiğim ... Benim için en güvenli liman.

Bir kere bile baba sevgisini görmemiş, ilgisiz büyümüş, baba baskısı yüzünden hayatları darmadağın olmuş insanlar gördüm. Babalarıyla küs olan mutsuz erkekler ve kadınlar tanıyorum . Onların babalar gününü yaşamak istemediklerinin farkındayım. Biliyorum ki herkes baba olamaz. Bir aileyi korumak ve sahiplenebilmek için önce insan olmak lazım. Kötü babadansa babasızlık daha iyidir bence... Ama bu sevgiyi yaşamış, “işte benim babam” diyebilen biri olarak çocuklarına aslanlar gibi babalık yapan tüm saygıdeğer erkeklerin babalar gününü kutlamak istiyorum. Bilin ki değerlisiniz ve iyi evlatlar yetiştirdiniz. Torunlarınızın sizden öğrenecek çok şeyi var!

Can Yücel’in dediği gibi “Ben hayatta en çok babamı sevdim...” Bir de oğlumu.

Çok yaşa, sağlıklı yaşa baba. Işığın hep yansın, babalar günün kutlu olsun.

 

2011-06-14
Bu yazı 1939 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin