Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Mavi

Yazın bu güzel günlerinde, güzel şeyler yazmak istedim. :)

Şirin torunum Mavi Hanım'ın dişi çıktı. Diş buğdayını ilk fırsatta yapacağız. Herkesi davet ediyorum şimdiden. :)
Geçen hafta oğlumun ve gelinimin ev taşıma telaşı vardı. Bizden de yardım istediler, iki gün kadar birlikte olduk böylece. Torunumu sevdim, kokladım bir yandan, diğer yandan da gelinimin bitmek bilmeyen sorularına yanıt yetiştirmeye çalıştım.

Melike, memleketin en şanslı gelinlerinden biri bana göre. Mutfağı nereden ve nasıl doluyor, dolabında nasıl bir sebze - meyve bolluğu var tahmin edersiniz. :) Ne mutlu bize...

Yine de şehirli kız işte. Pek çok şehirli genç anne gibi yoğurt yapmaktan, ekmek mayalamaktan bihaber... Mısırların üzerinde tırtıl görünce çığlığı basıyor falan. Artık o kadarını da sineye çekeceğiz.

Mavi'nin en çok sevdiği yiyecek tarhana çorbası ve yoğurt imiş. Bunu da gördüm, anladım. Süt götürdük yanımızda, orada mayaladık basitçe. Ertesi sabah sakız gibi yoğurdu oldu. Sabah kahvaltısı için bizim bebek bisküvilerini süt ile eziyoruz. Tuzu alınmış peynir, katı haşlanmış yumurtanın sarısının çeyreği, bir çay kaşığı tereyağı, bir çay kaşığı pekmez... Bununla tamamlıyor kahvaltısını. Arkasından meyve rendesi, öğlen yemeğinde tarhana çorbası, sonra yoğurt, eline verilen bir ekmek kabuğu, salatalık derken akşamı buluyor.

Akşam inek sütünü yarı yarıya sulandırıp pirinç unu ile muhallebi hazırlanıyor. Bu akşam muhallebisi, Mavi'nin ruh haline göre sebze maması ile değişebiliyor. Aklına düştükçe de emiyor torunum.

Tüm bunları kolayca hazırlayabiliyorlar evde. Beceremedikleri tek şey sebze maması idi. Bunu da ben hazırlattım çiftlikte. Sonra baktım güzel bir şey oldu hakikaten, daha çok hazırlatıp listeye de koydum konserve edilmiş küçük küçük kavanozları. Gelin Hanım'ın rafları doldu taştı bunlarla. Konserve aşkımızdan Mavi de nasibini almış oldu böylece. :) Size de büyük kolaylık olacağını düşünüyorum. Üşenmezseniz siz de hazırlayabilirsiniz. Kabak, taze fasulye, maydanoz, bezelye, kuru soğan, fidan kereviz ve bulgur ile yaptık biz. Mavi'nin testinden geçti bu formül. :)

Biraz kaynanalık etmeye başladığımı fark ettim yazarken. :) Mavi'yi olabildiğince koruma isteğinden geliyor olmalı. Çatımız altında iken mümkün bu... Peki tatile gittiğinde, ya da ne bileyim gelinimin canı çarşı pazar gezmek istediğinde ne yapacak, nasıl seçecek... Siz de soruyorsunuz hep buna benzer şeyler.
Ufak tüyolar vereyim. Domates, kiraz, kayısı, şeftali, mısır... Bunlardan almak istediğinizde birkaç kurt deliği, birkaç tırtıl görebilirsiniz. Görmelisiniz demek daha doğru aslında. Mesela domatesin en üstünden, mührüne yakın yerden girerler. İncecik, mikroskobik denilebilecek bir delikçik olur burada. Domatesi sebze tahtasına koyar, ikiye böler, dikkatlice bakıp bu deliği gördükten sonra o bölümü incecik kesip atarsınız olur biter. Sakın ''ayy vayy'' demeyin. :) Tarla domatesi, topraktan bunu alabilir yazın. Eğer hiç kurt deliği yoksa bilin ki o domates tarlası acayip ilaçlanmıştır.

Tarlaya sokulan, arkasında ilaç tankı olan bir traktör getirin gözünüzün önüne. Ya da sırtına astığı koca tulumba ile bir aşağı bir yukarı dolanan akıllı bir çiftçi... O domates o tarlalardan gelmedir işte. :) ''Aman canım domatesin kabuğu var, kabuktan içine işlemez'' gibi bir şehir efsanesine inanıyorsanız bir kez daha düşünün, bolca da araştırın derim. O ilaçlar domates daha çiçek halindeyken atılmaya başlanıyor. Hasat gününe kadar aralıksız devam ediyor. Bırakın içini, çekirdeğine kadar işler.

Tırtıl, kurt deliklerinden o kadar da korkmayın. Anlatmaya çalıştığım her bir domateste bu deliklerin olması gerektiği değil. Eve giren 8 - 10 domatesin bir tanesinde falan olur, olmalıdır. Eğer tüm domatesler pırıl pırılsa, bilin ki kurtların bile yemediği şeyi siz yiyorsunuz.

İnsanı dışında tutarsak doğanın tüm yaratıklarında kusursuz bir beyin olduğunu düşünüyorum ben. Kusursuz bir düzen, kusursuz bir besin sistemi... Sinek, kurt, köstebek, fare, yılan, solucan... Hepsi sadece ''gerçek'' besini tüketiyor. İlacın kokusunu bizden önce alıyorlar, fayda sağlamayan, kendilerine zarar verecek gıdayı bizden iyi fark ediyorlar.

Gazetecilik yapan çok çok değerli bir bey var müşterilerim arasında. Dün sabah bana tam da bununla ilgili bir fotoğraf gönderdi. Benim dört paragrafta bile tam olarak anlatmayı beceremediğim şeyi, şu ufacık karıncalar anlattı: Picasa Albümleri

Birkaç fotoğraf da ben paylayaşım, bu haftalık da bu kadarcık yazmış olayım. :)
Şurada bizim Mavi Hanım'ın fotoğrafı: Maviş
Şurada da sevgili Müjde'nin TRT'de yayınlacak programı için çiftlikte yapılan çekimlerin fotoğrafları: TRT Çekimleri

9 Temmuz 2012
www.ipekhanim.com 

2012-10-04
Bu yazı 1487 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin