Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Dyt. Nilberk Karaman

Dyt. Nilberk Karaman

Yazarın Son yazıları

Margarin 1

Çocuklara margarin yedirmeyin. Kendiniz için bile margarin kullanmayın. Araştırın, okuyun ve öğrenin margarinin neden sağlıksız olduğunu. Bu sitede bu konuyla ilgili daha çok yazı okuyacaksınız...Bu konunun ilk yazısı Kadıköy Şifa Hastanesi Diyetisyeni Nilberk Karaman tarafından yazıldı.

Yeterli ve dengeli beslenme, vücudun ihtiyaç duyduğu besin öğelerinin günlük diyetle alınmasını sağlar. Bu besin öğeleri temel olarak karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitamin ve mineraller ve su olarak sınıflandırılır.

Zayıflama programlarıda dahil olmak üzere hiçbir zaman vücudun ihtiyaç duyduğu besin öğeleri gereken miktardan az ya da fazla alınmamalıdır. Fazlalığı başta şişmanlık ve aşırı şişmanlık olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açtığı gibi, az tüketimi de vücudun ihtiyaçlarını karşılayamayacağından çeşitli sağlık sorunlarına yol açar.

Tüketilen yiyeceğin ya da gıdanın türünden çok ne miktarda tüketildiği bu açıdan daha önemlidir. Ancak bu, her gün pasta, börek, çörek tarzı doymuş yağ içeriği yüksek besinlerden beslenilebileceğini ifade etmemektedir.

Yeterli ve dengeli beslenmeden kast edilen, gün içinde ihtiyaç duyulan besin öğelerinin, sağlığa katkısı olacak ya da en azından sağlığı kötüleştirmeyecek besinlerden seçilmesi gerektiğidir.

Son dönemlerde piyasada yer almaya başlayan tamamen bitkisel ve kolesterol içermediği ifade edilen margarin türü katı yağlar buna iyi bir örnektir. Margarin , sıvı yağların hidrojenizasyon ( hidrojen ile doymuş hale getirmek) işlemi ile yeni bağ yapmaya açık olan “C” bağlarının (doymamış yağ olarak tabir edilen yağlarda bulunur) “H” ile doyurulması ile elde edilen ve doğal olmayan bir üründür.

Doymuş ve doymamış yağ ne demektir? Doymamış yağ, yapısında çift bağ bulunduran ve bu sayede yeni bağ yapma yeteneği olan yağdır. Doymuş yağ ise yapısında çift bağ bulundurmayan ve insan vücudunda sentezlenebilen yağlardır.

Yani hiç yağ yenmese bile doymuş yağ asitleri alınan diğer besin öğelerinin metabolizması sonucu oluşan maddeden sentezlenebilir. İnsan vücudu çift bağ bulunan yağ asitlerinin bir çoğunu sentezleyemez. Buda doymamış yağ asitlerini, elzem yani sağlığın devamı için tüketilmesi gerekli hale getirir.

Yağlar besinle ya da saf halde alındıktan sonra ince barsakta sindirilir ve emilir. Bu emilim sırasında doymamış yağ asitleri doymuş yağ asitlerine nazaran daha kolay emilir. Bu da kan içindeki akışkanlığını belirler. Doymuş yağlardan zengin bir şekilde beslenmek emilimi zorlaştıracağı gibi kanın damar içindeki akışkanlığını da azaltacak ve dolayısıyla kılcal damar denilen daha ince damarların kan ile beslenememesine yol açacaktır.

Kılcal damarlar birçok organın kendini için gerekli olan besin öğeleri, enerji ve oksijeni almasını sağlar. Kan akışkanlığı azalırsa kılcal damarlardan organlara gitmesi gereken besin öğeleri, enerji ve oksijen yeterli miktarda ya da hiç gidemeyecek ve sonuç olarak da organ fonksiyonlarında azalma başlayacaktır.

Benzer bir etkiyi ana damarlarda da göstererek kan akışını yavaşlatacak, damar içinde çeşitli yerlerde birikerek pıhtı ya da damar elastikiyetinde azalma oluşmasına yol açacak ve yine organlara zarar verecektir.

Dengeli ve yeterli bir beslenme programı için en önemli şey bazı besinleri hayatınızdan tamamen çıkarmak değil, tüketim miktarınızı ayarlamaktır.

Beslenme ve Diyet Uzmanı
Nilberk Karaman
Kadıköy Şifa

2007-04-03
Bu yazı 1242 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin