Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Lütfen Gazlı İçecekler Vermeyin!

Büyük konuşmaktan korkarım. Hele “asla” demekten… Bilirim ki, o asla dediğiniz şeyi bir gün yaparsınız yada yapmak durumunda kalırsınız. Oğlum söz konusu olduğunda yapmamak ve yaptırmamak için sonuna kadar direneceğim, kesin tavrımı koyacağım birkaç konu başlığı var.

Örneğin ASLA ona fast food restoranlarında doğum günü partisi düzenlemeyeceğim. Buralarda yapılan doğum günlerine sinir oluyorum! Onu ve arkadaşlarını o beter kokulu yerlerde toplayıp, zararlı olduğunu bildiğim mönüleri yemelerine fırsat vermeyeceğim. Onu bu restoranlara çok istese bile götürüp, yemeklerine karşı sempati kazanmasına önayak olmayacağım. Şimdiye kadar tadını bilmediği hamburgeri uzun yıllar daha neden yememesi gerektiğini bıkıp, usanmadan anlatacağım. Çok isterse evde yaptığım hamburgerleri yedireceğim. Eminim…

Ayrıca ASLA evimizdeki sigara yasağını kaldırmayacağım. Bizi ziyarete gelen ister akraba, ister arkadaşlarımız olsun onun önünde fosur fosur bu illeti içip örnek olmayacaklar. Şimdiye kadar olduğu gibi Kaan evde boş veya dolu sigara paketleri göremeyecek. Çok eminim.

Bazılarınız abarttığımı düşünebilir ama kocaman bir abi olana kadar ASLA Kaan’a gazlı içecekler vermeyeceğim. Tarafımın onayı olmadan, vermek istemediğim bilindiği halde illa ki, ama sırf laf olsun diye tadına baktırılan gazlı içeceklere (ne kadar sevmiş ve istiyor olsa da) alışkanlık kazanmaması için inat ve sebatla için direneceğim. Bundan da çok eminim.

Bebekliğinden beri soframızda su ve ayrandan başka içecek bir şey görmemiş olan oğlumun bundan sonra da farklı bir şey göreceğini sanmıyorum. Bilmeye devam edecek ki, gazlı içecekleri tüketmesinin onun için hiçbir faydası yok. Dolapta duran kutular misafirler için, onları açıp içmeye de izni yok. Çok mu katıyım? Bence hayır.

Anneleri bu gibi ciddi konularda bilinçlendirmek üzere uzman kişileri konuk eden televizyon ve radyo programlarının neden olmadığını düşünüp üzülüyorum. Oysa çocuk büyütürken, hele çocuk beslenmesi konusunda annelere anlatılacak “lütfen yapmayın” ya da “lütfen yapın” denmesi gereken o kadar çok konu var ki…Nerde bu televizyon kanallarının yöneticileri. Bir dolu saçma dizi çektireceklerine ülkemizdeki diyetisyen ve psikologların peşine düşseler ya.

Ne yazık ki ülkemizde çocuklara gazlı içeceklerin sunulması çok erken yaşlarda başlıyor. Halbuki bu içecekler büyümekte olan vücutlarının hiç de ihtiyacı olmayan bir sürü madde içeriyor. Renkli, gazlı içeceklerin çocuklara yararları konusunda bir makale okumak isteseniz bulamazsınız. Besleyicilik adına hiçbir değeri olmayan bu içeceklerle ilgili kimsenin anlatacak bir şeyi yok da ondan. Peki özellikle çocuklar için neden zararlı olduklarını ve sizin konu üzerinde neden önemle durmanız gerektiğini biliyor musunuz?

-Çünkü bu içecekler boş, bomboş bir kalori deposu. Kalorileri ihtivalarındaki yüksek şeker oranından geliyor. Çocukların bu denli yüksek enerjili gıdaları düzenli olarak alması ileride, Diyabet (Şeker hastalığı) ve Obezite (Şişmanlık) riskini ciddi şekilde arttırıyor.

-Çünkü renkli, gazlı içecekler çocuklarda beslenme eksikliğine yol açabiliyor. Küçücük mideleri bu kalorisi zengin ama beslenme değeri sıfır sıvılarla dolduğunda çocukların iştahları kapanıyor. Böylelikle esas gerekli olan besinleri yemek istemiyorlar. Hele doğru düzgün yemek yemeyen çocuklar söz konusuysa bu sıvıların tüketim alışkanlığı ciddi sağlık problemlerine kapıyı ardına kadar açılıyor.

-Çünkü bu içecekler bağımlılık yapıyor. Televizyon kanallarında merak ve hayranlık uyandıran albenili reklamları izleyen çocuklar her fırsatta bende isterim diye tutturuyorlar. Bu içeceklerin tadını alan çocuk sağlıklı beslenmenin temeli olan süt/ayran/taze sıkılmış meyve suyu gibi içeceklere burun kıvırmaya başlıyor.

-Çünkü bu içeceklerin içeriğindeki şeker ve asit diş sağlığına olumsuz etkilerde bulunuyor . Bunları içen çocuklarda diş çürükleri daha fazla görülüyor.

-Çünkü bu sıvıların içerisindeki uyarıcı madde kafein vücudu çok olumsuz şekilde etkiliyor. Huzursuzluk, sinirlilik, heyecan, fazla idrar ve sindirim şikâyetleri gibi karakteristik rahatsızlıklara yol açan kafein çocukların hassas bünyelerinde çok daha etkili oluyor. Baş ağrısı yapıp, uykuya geçişi zorlaştırıyor. Düşünün kahvenin de içinde kafein var. Çocuğunuza gel karşılıklı birer kahve içelim dermiydiniz? .

-Çünkü asitli bu içecek sindirim sitemine zarar veriyor. Ayrıca vücuttaki kalsiyumu azaltıp, kemiklerin zayıflamasına yol açabiliyor. Zayıf kemiklerde de daha kolay kırılmalar baş gösterebiliyor.

Ne derseniz deyin bu alışkanlığın startını onlar değil, bunları onlara sunan, tattıran ve sofraya getiren büyükler tarafından veriliyor. Yalan mı? Fiziksel ve zihinsel gelişimlerine hiçbir katkı sağlamayan bir içecekle ilgili kuralları baştan koyun. Seviyorsanız bile onun önünde içmeyin. Sofraya zinhar getirmeyin. Birazcıktan bir şey olmaz diyeceklere kulaklarınızı tıkayın. Unutmayın beslenmelerinin dizginleri sizde, onlar büyüyene kadar kararları siz verecekseniz. O zaman koruyucu önlemlerinizi almaya erkenden başlayın.


*Bebeğim ve Biz Eylül sayısından

2007-09-28
Bu yazı 1200 kere okunmuştur.

yarenceyarence

çok tşk ediyorum bende bunlara dikkat ederim

semosemo

Sevgili Zümrüt, çok güzel ve can alıcı bir konuyu yazmışsınız. Teşekkürler. Bir çok annenin bu konuya dikkat ettiğinden eminim ama nedense dikkat edenlerin çevresi dikkat etmeyen arkadaşlar ve akrabalarla dolu oluyor. Çocuğunuzun yanında etraftakilere de içirmemeye çalışıyorsunuz, görmesin öğrenmesin kanıksamasın diye, sonra gerginlikler yaşanıyor. Ben çevremle mücadele etmekten ve laf yemekten bıktım ve pekmezli su olayına girdim son aylarda. Herkesle aynı şeyi içtiğini sanıyor. Ama bu kola demiyorum. Adına içecek diyor ve pekmezden yaptığımı biliyor. Yani herkesin pekmezli içecek içtiğini sanıyor. Bakalım böyle ne kadar sürecek. Mücadeleye devam.

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin