Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Kürtaj Hakkında Bir Çift Söz!

KÜRTAJ HAKKINDA BİR ÇİFT SÖZ…

Kürtaj konusu gündeme bomba gibi düştü. Herkes konuyla ilgili düşüncelerini söyledi ve söylüyor da. Bir anne-çocuk sitesinde shashkın bir anne ve kadın olarak ben de düşüncelerimi yazmak istedim.

Aslında bu hafta çocuklarımla çıktığım tatilimi yazmayı düşünüyordum. Tatilde de olsak her gün bir yenisi eklenen ve sinirlerimi bozan haberler peşimizi bırakmıyor. Bir yudum huzur için haber okumamak, TV seyretmemek, gündemi takip etmemek de çözüm değil, çünkü tüm bu söylemler ve eylemler çocuk yetiştiren bizleri çok yakından ilgilendiriyor. Maalesef devekuşu olmaya hiçbirimizin hakkı yok.

Ben şahsen kendi adıma ve kendi yaşantım içinde kürtaja karşıyım. Bu düşünceye sahip olmamda yaşadıklarımın ne kadar payı var, yoksa hep mi böyle düşünüyordum hatırlayamıyorum bile. Yıllarca çocuk sahibi olmak için uğraştım. Önceleri isyan ve üzüntüyle sonlara doğru da tevekkül ve sabırla. Bu uzuuun süreç içinde (kaza ile) hamile kalıp kürtaj yaptıran pek çok kişi ile karşılaştım. Bu kazara hamile kalmaları hiç anlayamadığım gibi belki de beni isyan duygusuna en çok yaklaştıran anlardı. Çocuğun nasıl yapıldığını biyolojik olarak bilen, korunma yollarından haberdar olan bu sözde eğitimli kişilerin sonucunu düşünmeden yaptıkları bu ihmalkarlığın hafifletici hiçbir nedeni olamaz. ‘Ama daha çok küçük bir şey anlamaz’, ‘bir insan bile değil, altı üstü hücreler’ diyerek de kendilerini kandırdıklarını düşünüyorum. O az hücreli embriyo yaşama şansı bulsa bir insan olacak. Bu dünyada yaşama şansı bulmak mucizelerin en büyüğü. Bu hak da bir hücrenin bile olsa elinden alınmamalı bence. Ben kendi adıma hiçbir kadının bu kararı kolay alabileceğini düşünmüyorum. Bu kararı aldıktan sonra da kadının iki seçeneği var. Ya kendini kandıracak ya da hayatı boyunca vicdanında bir yük olarak taşıyacak.

Çocuk yapma denemelerimin birinde hamile kalmıştım. Mutluluğum 3 ay kadar sürdü. 12. hafta sonundaki kontrolümde doktorum kalbinin durduğunu söyledi ve acilen kürtaja aldı beni. Kalbi atmayan bir bebeğin bile kürtajının ne kadar trajik olduğunu size anlatamam ki kararı kendim vermediğim halde. Daha sonraki yıllarda tekrar hamile kaldım, bu defa üçüzlere. Doktorum 12 haftanın sonuna kadar bir karar vermem gerektiğini söyledi. Üçüz bebekleri taşıma zorluğundan ve bazı istatistiklerden bahsetti. Açık olarak söylemese de bir tanesinin alınması gerektiğini ima etti. Aksi takdirde üçünün birden yaşama şansı azalıyordu. Düşünebiliyor musunuz yıllardır kurduğunuz hayal gerçekleşmiş şimdi doktorunuz sizden bir karar bekliyor. Üç çocuğunuzdan birini feda etmenizi istiyor, üstelik hangisinin gideceğine de beraber karar vereceksiniz. O hızlı hızlı aceleyle çarpan üç minik kalpten birini susturmak için seçim yapacaksınız. Bu satırları yazarken bile, şu anda kalbim sıkışıyor. Her gece Allah’a dua etmeye başladım. Lütfen Allah’ım beni böyle bir karar vermek zorunda bırakma diye. Lütfen benim ve bebeklerim için hayırlısı ne ise o olsun diye. Bir iki hafta sonra bebeklerimden biri kendiliğinden düştü. Düşerken diğer ikisinin de hayatı tehlikeye girdi. Kanamalar, ameliyatlar, başka başka problemlerle yedi ayımı yatarak geçirdim. Çok zor oldu ama emin olun o kararı vermekten yine de iyiydi.
Tıbbi zorunlulukların olduğu benim yaşadığım şu tecrübelerde bile karar vermek bu kadar zorken, kendiliğinden bu kararı vermek hiçbir kadın için kolay olmasa gerek.

Bebeğin veya annenin hayati tehlikesinin olduğu durumlar, ya da hamileliğin zorbalıkla (eş ya da üçüncü kişi fark etmez) oluştuğu durumlar tamamen yukarıdaki söylemimin dışındadır. Bu tür durumlar tartışılmamalıdır bile. Tamamen annenin kararına bırakılmalıdır. Bir çocuk annesi ya da ona bakan kişi tarafından sevgiyle büyütülmelidir. Yediği, giydiği önemli değil ancak istenilmiş olmak, sevilmek çok önemlidir. Ne kadar doğru bilmiyorum ama istenilmeyerek doğan çocukların suça daha yatkın oluşu ile ilgili pek çok istatistik var.

‘Anne tecavüze uğramışsa çocuğun ne suçu var, o zaman anne ölsün’, ‘Tecavüze uğrayarak hamile kalanlar doğursun, çocuklara devlet bakar’…gibi talihsiz sözleri keşke duymamış olsaydık da geleceğe dair güzel beklentilerimiz olabilseydi. Bir çocuğun ihtiyaçlarından bu kadar habersiz, bu kadar insani duygulardan yoksun erkeklerin bu kadar fütursuzca konuşabildiği daha kötüsü eyleme geçtiği bu ortamda benim de geleceğe dair umutlarım azalıyor.

Amaç iyi bir şeyler yapmaksa cinsel eğitime ağırlık verilmelidir. Önce ailede sonra eğitim kurumlarında kızlarımız ve oğullarımız bilinçlendirilmelidir. Kendi vücudundan haberdar, bilgili, sorumluluk sahibi, özgüvenli bir nesil yetişmelidir. Yoksa kürtaj sadece bir sonuçtur. Önemli olan o noktaya gelmemektir. Eğitim sisteminde başka şeylerden önce yapılması gereken reform budur. Cehalet kürtajdan daha kötüdür. Cahillik sonucu hamile kalmış henüz reşit olmamış küçük bir çocuktan anne olması elbette ki beklenemez. Eğitim sisteminde asıl öncelikli olarak tartışılması gereken, uğraşılması gereken konu ciddi ve doğru bir cinsel eğitimdir. Cahillik, bilgisizlik, sorumsuzluk sürdüğü sürece isterlerse kanunlarla yasaklasınlar istenmeyen hamilelikleri durduramazlar. Aksine hijyen olmayan, gayri resmi mekanlara iterler ve bu çaresiz insanları para tacirlerinin eline düşürürler. Parası olan zaten işini her türlü halleder ama olan parası olmayana olur her zamanki gibi. Sadece bebekler değil pek çok kadın da heder olur gider bu merdiven altları, loş odalarda.

Bu kadar yazıdan sonra bana sorsalar yine kürtaja karşıyım derim kendi adıma. Ama yapanın da kendi kararıdır, saygı duymak gerekir. Umarım yazdıklarım tutarsız gelmemiştir size. Bence iktidar ya da muhalefet fark etmez her parti kürtaj konusunda fikrini söyleyebilir elbette. Dünyada da siyasiler bu konudaki duruşlarını belli ediyor zaten. Ama fikir söylemek başka yasaklar koymak başka. Benim fikrime nasıl saygılı olunması gerekiyorsa diğer bütün fikirlere de saygılı olunmalıdır. Bir kadının bedenine bu şekilde müdahale edilmemelidir.

Keşke bunları erkeklere anlatmanın da bir yolu olsa…..

Shashkin Anne
 

2012-06-02
Bu yazı 1960 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin