Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Kırmızı Bana Yakışıyor

Rutin yaptırmam gereken sağlık tetkikleri var. Her sene sonuçları beklerken bunalıyor, ya bir şey çıkar da, çocuğum bensiz büyürse diye korkudan ölüyorum. Kaygılardan kurtulmanın tek yolu bu ruh haline sevk eden her türlü düşünceden uzak kalmaya çalışmak. Ben de neticelerin geleceği gün kendimi bir AVM ye atıyorum.

Bir yere yetişmem falan gerekmediği halde her zamanki gibi hızlı yürüyor, vitrinlere şöyle bir bakıp geçiyorum. Nedir bu daimi acelem bilmiyorum, halbuki kırk yaşımı devirdiğimden beri hayatın hiç bir dakikası hızlı geçsin istemiyorum...

Mağazalara girmemle çıkmam bir oluyor. Zaten zor beğenen biriyim, üzerine bir de stres olunca alacak hiçbir şey bulamıyorum. Son girdiğim mağazadan da ellerim boş çıkacakken pötikare gömlekler gözüme takılıyor. Çok severim pötikareyi... Saniyeler içinde bir elimde koyu mavi diğerinde kırmızı olanı aynanın karşısına geçiyorum. Biri benim olacak ama hangisi, karar veremiyorum?

Tam o sırada Kaan arıyor, haberleri güzel. Bir sınavından çok iyi bir not almış, başka bir sınavı da harika geçmiş. Kalabalığı umursamadan “heyooo“ diye sevinçle bağırıyorum. Yanımdaki hanım tebessüm ederek bana bakıyor. Sanırım mutluluğum ona da bulaşıyor.

Tebrik ettikten sonra, bu sefer ben ona soruyorum; “Kaan yardımına ihtiyacım var, elimde bir kırmızı, bir de mavi gömlek var, hangisini alayım sence?”

“İstediğini al, ben nereden bileyim” şeklinde bir cevap beklerken, Kaan beni şaşırtıyor. "Kırmızı al anne, kırmızı sana yakışıyor" ...

Kırmızı pötikare gömleğimi alıp market alışverişi yapmak üzere alt kata iniyorum. Neredeyse boyum kadar market arabasıyla reyonlar arasında ralli yaparken sebze bölümünde oldukça yaşlı bir karı koca dikkatimi çekiyor. Yaşlı amca lahanalara karpuz muamelesi yapıp tok tok vurdukça teyze gülmekten kırılıyor. İtinayla en iyi lahanayı seçmeye çalışıyorlar.

Onlara bakıp umuda bulanmamak, mutluluğu hissetmemek elde değil... Öyle uyumlu, öyle bütün görünüyorlar ki, koşturmama ara verip bir süre çaktırmadan onları seyrediyorum. Hayatı sevgiyle paylaşmak, birlikte yaşlanabilmek üzerine bana özel bir film çekiyorlar sanki. Aldığım mesaj ise geçmişi bırakmakla ilgili...

Eve dönüş yolunda nihayet doktorum arıyor, kalbimin küt kütleri tavan yapmış vaziyette Merhaba diye telefonu açıyorum. Konuşmaya “Merak etme Zümrüt” diye başlayıp şu aşamada tek yapmam gerekenin D vitamini takviyesi olduğunu söylüyor. Markette kalbime dokunan huzur bu sefer her yanımı kaplıyor. Evime girdiğimde oğlum koşarak boynuma atlıyor, Jackie paçamdan tutmuş havlayarak ben de buradayım diyor. Ablamların, annemin babamın, durumu bilip kaygılanan sevenlerin telefonları susmuyor. Bu sefer merak etmeyin diyen benim... Merak etmeyin iyiyim, daha paylaşacak çok şey var...

O gece mutluluğu olması gereken yerde tam içimde hissediyorum. Onun bazen büyük ama çoğu zamanda küçük şeylerde saklı olduğunu biliyorum. O gün mutluluk benim için telefon haberlerinde, oğlumun o tatlı ifadesinde, yaşlı bir çiftin gülüşmelerinde, kırmızı pötikare bir gömlekte ve evdeki karşılama töreninde vuku buluyor. Bakın bir gün içinde mutluluk veren ne çok şey oluyor. Ve evet, kırmızı bana yakışıyor.

Aslında mutluluk bana anne- baba evinin ışığı, kardeşlerimin bakışı, oğlumun nefesi ve tüm sevdiklerimin varlığıyla her gün merhaba diyor. Kısaca mutluluk anın içinde, onu yaşamak için fark edilmeyi bekliyor.

Gelecek günlerde de belki bir tas sıcak çorbada, bir dost sohbetinde, bir dönüşte, hasreti bitiren bir öpüşte, bir demet çiçekte, bir affedişte, kim bilir belki de bir bitişte yer alacak. Bilmiyorum...

Yarına ait istekler, ihtimaller ve hedeflerle dolu gelecek zaman değil, şu an üzerine olmalı yaşam. An doymazsa yarınlar da büyüyemiyor inan.

Mutluluk bulaşıcı bir iyilik hali. Bu hayatta mutluluğun garantisi ise insanın ta kendisi; sağlık da, varlık da geçici. Olumlu olup mutsuzluğa direnmek gerekli.

Mutlu olmak için o kadar çok sebebiniz var ki...

Fark etmeniz dileğiyle... Carpe diem...

2013-02-06
Bu yazı 2208 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin