Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Kahvaltı

Kahvaltı benim için çok uzun yıllardır en önemli öğün. Çünkü adam gibi kahvaltı etmediğimde hem kafam çalışmıyor, hem halsiz oluyorum, hem de günüm karman çorman düzensiz geçiyor. Kahvaltıyı esgeçmediğim gibi hamileliklerimin başlangıcından beri ve özellikle bu sene başından itibaren kahvaltıda yediklerime özellikle dikkat ediyorum. Kendi yediğime gösterdiğim özen ve dikkati aynen çocuklarıma da gösteriyorum.

Birincisi, hergün olmasa bile gün aşırı yumurta yediriyorum. Yumurta kayısı kıvamında pişirilmek gerektiğini öğrendim. Yumurtanın katı pişirdikçe, protein oranı düşermiş. Allahtan Kıpırcan da yumurtayı kayısı kıvamında seviyor. Bir gün omlet veya tavada yumurta yapıyorum. Tavada “tüneş yumurta” (sunny-side-up) çocukların favorisi. En sevdikleri, yumurtanın beyazını kesip, sarısına bulayıp yemek.

İkinci olarak, kendim her sabah yeşil otlu (maydonoz, dereotu, nane, varsa roka) söğüş salatalık ve domates yediğim için çocuklara da her sabah salatalık veriyorum. Bazen uzunlamasına dörde bölünmüş, azen yuvarlak dilimler. Dilim verdiğimde azıcık zeytinyağı gezdiriyorum üzerine. Bunu babam senelerdir yapıyordu. Sonra ben de akdeniz tipi beslenme üzerine okuya okuya, çoğunun sabahları kahvaltıda domates salatalık üstü yeşillik önerdiğini görünce babamı takip ettim. Çocuklara çok karışık olmasın diye sadece salatalık veriyorum.
Üçüncü olarak, tabiki her sabah süt içiyorlar. Her sabah ılık mı, soğuk mu istediklerini soruyorum. Her sabah süt içmek bir şekilde zor geliyor çocuklara ama onların tercihlerini alarak bunu kolaylaştırmaya çalışıyorum. Amerika’da 3 yaşından sonra çocuklara az yağlı süt içiriyorlar ama ben kendim de az yağlı sütü sevmediğim için çocuklara sulandırılmış gibi süt vermek istemiyorum. Günün geri kalanında sağlıklı yedikten sonra bir bardak tam yağlı sütten alacakları yağın bir zararı olacağını düşünmüyorum. Süte bazen evde blenderda çilek veya muz veya her ikisi birden karıştırıyorum. Bu diğer hazır şekerli kakao karışımlarından veya hazır meyveli sütlerden çok daha sağlıklı seçenek ama her sabah her sabah sütün yavan tadından bıkanlar için ideal bir sonum.

Dördüncü olarak değişik karbonhidrat çeşitleri sunuyorum. Evde makinada yaptığım ekmeklere tahin pekmez, badem, fındı kveya fıstık ezmesi, marmelat veya bal sürüp veriyorum. Kafam eserse, ekmekleri şekilli kesiyorum. Haftada bir gün muhakkak taze veya donmuş meyveli, kuru üzümlü, tarçınlı gibi alternatiflerle yulaf ezmesi pişirip veriyorum. Yulaf ezmesini pişirirken içine keten tohumu da katıyorum. Aynı şekilde verdiğim tahıl gevreği (tercihan Cheerios, bran) içinde, hali hazırda keten tohumu yoksa içine ben katıyorum.

Haftasonları çocuklar benim gözetimimde ya pankek veya waffle yapıyorlar. Kıpırcan artık ölçüleri ve ölçü aletlerini öğrendi. Dolap kapağına tarifi asıyorum. Önlüklerini giyip, şapkalarını takıp işe koyuluyorlar. En sevdikleri yaban mersinli (blueberry) pankek. Onlar karışımı hazırlayınce,ben pişiriyorum. Onlar kendi kahvaltılarını hazırlarken, ben de diğer işlere koşuyorum.
Benim bir huyum var. Çok üşenmediğim sürece çocuklara haftanın 7 günü 7 farklı kahvaltı sunmayı seviyorum. Yukarıda yazdığım ilk üç maddeyi sabit tutup, karbonhidratları değiştiriyorum. Genelde uyandıklarında çocuklara iki tercih sunuyorum. Tercihleri “yulaf mı istersiniz, ekmek mi?” şeklinde değil, “ekmeği tahin pekmezli mi, yoksa fındık ezmeli mi istersiniz?” veya “yulafı üzümlü mü, yabanmersinli mi istersiniz?” şeklinde oluyor. Böylece sonradan ben bunu istemiyorum tartışmasına girmiyoruz.

Bizim yediğimiz ve çocuklarımın yemediği iki klasik Akdeniz kahvaltılığı, beyaz peynir ve zeytin. Malesef özellikle Kıpırcan peynirlerin (hem kaşar, hem beyaz) kokularından çok rahatsız oluyor. Diğer herşeyi yediği için ve de gerçekten rahatsız olduğunu bildiğimden üstelemiyorum. Çocuklarımın yeterince kuvvetli kahvaltı ettiklerini düşünüyorum ve içim rahat.

Pratik Anne
 

2011-10-04
Bu yazı 2849 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin