Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Kadın Güzel Ama...

Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’daydık ailecek. Hep duyduğu ama hiç görmediği bu şehri oğlumuza göstermekti amacımız.

Gitmeden önce planlar programlar yaptık. O yaşta bir çocuk nelerden, nerelerden memnun olur diye sorduk, soruşturduk. Bir heyecanla İstanbul’a vardık varmasına ama kalacağımız yere ulaşmak için trafikte sıkışınca önümüzdeki günlerin nasıl geçeceği hakkında bir fikir sahibi olmamız gecikmedi.

Belliydi ki bu şehirde hayatın önemli bir kısmı yollarda geçiyordu.

Çocuk arabada bunaldı, daraldı, sinirlendi, ağlama noktasına kadar ulaştı. O kadar haklıydı ki… Bana bile fenalık geldi.

Trafikte tıkanınca etraftaki insan kalabalığını seyrettim uzun uzun. İnsanların yaşantılarında ne kadar farklı koşturmalar yaşadığını, hep bir telaş içerisinde bir şeylere yetişmeye çalıştığını gördüm. İçimden “Umarım bu insanlar akşam olduğunda sevdiklerine geri dönüyorlardır, yoksa bu yollar, bu koşturma hayattan faiziyle alır, alır, hep alır” diye geçirdim.

Şimdi diyeceksiniz ki; ne yani Ankara’da kimse koşturmuyor mu? Tabi ki koşturuyor (uz) ama bu kadar yol, yetişme, varma, gitme sıkıntısı çekilmiyor. En azından anneler çocukları köprü geçip de okula yetişecekler diye sabahın yedisinde servis yolu gözlemiyorlar. Bunu biliyorum... Kıyamadım duyunca minicik çocuklara, okula yarı uyur, yarı uyanık gitmelerine.

İstanbul bana hüzün verdi bu sefer. Onu güzel ama çok bakımsız bir kadına benzettim. İçinde barındırdığı onca insana verdikleri, aldıklarından çok mudur acaba diye kafa yordum. Burada nasıl yaşanır ve nasıl yaşıyorlar diye düşündüm. İçim kıyıldı.

Anladım ki sabah bir stres, akşam ayrı bir stres var. İşleri nasıl kolaylaşır bilemiyorum. Üçüncü değil de belki beşinci köprüde, o da yetmez tek, çift plaka uygulamasında, belki daha az yol çalışması yapıldığında…

İstanbulluların aile, eş, dost, akraba ziyaretlerine bile vakit ayırabildiklerini zannetmiyorum. Ayırsalar bile herhalde gözleri sürekli saattedir. Trafik ha kilitlendi, ha kilitlenecek diye düşünmekten ne konuştuklarını bile anlayamıyorlardır sanırım.

Belki de bu kadar çok alışveriş merkezi yapılmış olması bundandır. İnsanlar ihtiyaçları olan değişikliği birbirinin kopyası olan rutin ve ihtiyaç fazlası bu merkezlerde atamasınlar diye!!!

İster İstinye’de, ister Etiler’de olsun, bunlardan daha fazla yapmasınlar. Oğlum Cevahir’deki çocuk oyun alanında vakit geçirirken, orada geçirdiği bir saati açık havada belki de yağmur altında on dakika olarak geçirseydi diye hayıflandığımı bilmiyor. Umarım İstanbul’da benim müşerref olamadığım, çocukları mutlu edecek çok köşeler vardır da ben bilmiyorumdur. Yoksa yok mu?

İstanbul’u sevebilmek için onu gerçekten iyi tanımak ve ona kendini teslim etmek gerekir sanırım. Ben burada oğluma beş dakika geç kalsam kalbim pır pır çarpıyor, orada akşam yemeğini trafikten, uzun mesafelerden dolayı birlikte yiyemeyen ne çok aile varmış meğer. Yazık!

Dedikleri gibi bu şehrin tadını en çok turistler çıkarıyor gibi görünüyor. Etrafta mutlu, mesut gezen bir onlara rastladım.

Havalar güzel olunca tekrar gitmek niyetim. Planlarımızı planladığımız gibi gerçekleştirmek için trafiği çok takmadan görmemiz gereken yerleri görmek, İstanbul’u bakımsızlığı ve bir sürü sıkıntısının ötesinde daha iyi anlamaya çalışmak olacak hedefimiz.

Belki İstanbullu anneler bize yol gösterir. Neredesiniiiiz???

2007-12-05
Bu yazı 1026 kere okunmuştur.

sanem6161sanem6161

mrb lar ben Aysel.gecenin bu saatınde uyumak varken neden burda oldugumu dusunursek sitenizi ne kadar begendigimi soylememe gerek yok herhalde.tabi sabahın 8 inde kalkacagımda kaçınılmaz bir gerçek.ben biri 28 aylık biri 8 aylık 2 çocuk annesiyim .şuan çalışmıyorum.aslında pekte boş duramıyorum ya ama çocuklarım için hayatımın ertelemeyi seçtim .3 sene kadar .sonrası benim kimse tutamaz beni.bende bu gunlerin tadını çıkarıyorum .en azından akşam 8 buçuktan sonrası kendime ve eşime vakıt ayırabiliyorum .ne yapalım biz anneler azıyla yetinmesinide biliyoruz .istanbulun dez avantajları çok ama çok guzel alternatifleride var.en azından benim gibi site site yada cadde cadde gezip çocukları için oyun grubları aramıyorlardır .bide bulabilsem bari.ben zonguldak karadeniz ereglide yaşıyorum.eeeeeeeee prenslerimiz nerdeyse bizler oralardayız.ben yaklaşık4 yıldır her ay bebegim ve biz dergisi okuyorum.kendim gibi annnelerin oldugunu gormek beni çok mutlu ediyor.limit doldu size ii aksamlar

Hoşgeldin Aysel; Hayatını ertelemişsin diye düşünme, dediğin gibi tadını çıkar. Her şey onlarla güzel... Kendine iyi bak, sevgiler.

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin