Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Kabak, Kabak, Yine Kabak!

Tüm sebzeleri çok sevmeme rağmen kabağın yeri bir başka benim için. Birçok tarifimin tam göbeğine oturması; etli, tavuklu, pilavlı, makarnalı yemeklerimin içine bir şekilde dahil edilmesi bu yüzden... Ben kabağı binbir şekle sokabilir, onu öğle, akşam söylenmeden yiyebilirim.

İnsan kendi sevdiği şeyleri pişirmeye otomatikman öncelik veriyor. Bende bu sebzeye torpil geçerek oğluma sık sık pişirdim ve türlü hallerini kendisine bir güzel yedirdim. Ama masal böyle güzel devam etmedi! Küçükken kabakları sesi çıkmadan gulp gulp yutan o çocuk gün gelip "yeter" dedi ve içinde aleni kabak olan tüm yemeklere veto koydu.

Bunda kabağı sevmeyen babasının “ayy kabak mı?” “off kabak sevmiyorum” gibi harika yorumlarının etkisi tabi ki oldu. Sağolsun! Malum erkek çocuklar için annelerini deli etmek pahasına da olsa babalarının gözüne girmek pek önemli.

Bu konuda baba tarafına geçerek beni kabaklı sofralarda yalnız bırakan oğlumu nasıl tekrar tarafıma çekerim hırsı kabaklı tariflerimi kontrol edilemez bir şekilde çeşitlendiriyor. Kabağın faydaları konusundaki konuşmalarımın ona ne kadar sıkıcı geldiğini bildiğimden, işi “Pokemon gerçek olsaydı, eminim o da kabağı çok severdi Kaan” gibi saçmalamalara kadar vardırdım. Bunları yutmayacak kadar açık göz olan oğlum, ben her böyle konuştuğumda yandan çarklı “yemezler anne” gülüşünü gönderiyor bana. Ama anne allem, kallem edip kabağı oğluna bir güzel yedirmeye devam ediyor. Eh annelik de böyle birşey işte!

Çok sevdiği köfteli yoğurt çorbasının içindeki bol miktardaki kabak küplerine sesini çıkarmıyor küçük abi.O kabakların o çorbanın içinden hayatta çıkmayacağını biliyor! Köfteli, sebzeli çorbada yaz kış ayda birkaç defa pişiyor evimizde. Sonra bulgur pilavının soğanı kavrulurken, yanlışlıkla kabak rendesi dahil oluyor. Domates, bulgur vs. katılıp, pilav kaynamaya başlayınca kabaklar yok gibi görünmez oluyorlar. Aaa kabaklı bulgur pilavını da yiyor. Bu gece de kabaklı domates sosunu makarnasının üzerinde götürdü, haberi yok! Yine haberi yok ki bu yaz munis kabak sebzesi saklanmaya gerek duyulmadan pişip pişip önüne konulacak, ta ki “Anne bir tabak daha alabilir miyim” duyulana kadar :)

Kabaklı domates sosu için rendelenmiş soğanı zeytinyağında pembeleşene kadar kavuruyorsunuz, sonra rendelenmiş bir büyük kabağı ekleyip karıştırarak suyunu salıp, yumuşayana kadar karıştırıyorsunuz. Üç orta boy domatesin rendesini ekleyip, kapak kapatarak bir 10 dakika kısık ateşte tıkırdatıyorsunuz. Bir fincan kadar domates suyu, iki adet küp şeker ve tuzunu katıp sosa beş dakika daha pişme süresi tanıyor ve tel süzgeçten iyice bastırarak geçirip içinde kabak hiç görünmeyen kabaklı domates sosunuzu hazırlamış oluyorsunuz.

Bu sosu ben makarna, pilav, ızgara tavuk ve köfte üzerinde kullanıyorum. Kafama estiğinde yemeklerin üzerine önce çırpılmış yoğurt gezdiriyor, sonra sosu ekliyorum. Mantı benzetmesi hep, ama hep işe yarıyor.

Bu sosu denemesi kolay, yedirmesi garanti. Neyle, nasıl servis yapacağınıza siz karar verin.

Hepinize pırıl pırıl, çok mutlu bir hafta dilerim.

2009-06-29
Bu yazı 1298 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin