Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

İzin Vermeyin!

Annelik size neler öğretti diye sorsam eminim hepiniz upuzun bir liste yapabilirsiniz. Anne olmak demek her şeyin önüne geçen tartılmaz, tartışılmaz, karşılaştırılmaz bir sevgi demek değil midir. Kadının kendini evladı içi her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek güçte hissetmesi, eskisinden çok daha engin bir sabra sahip olması, daha anlayışlı, daha olgun ve bence daha sempatik olmasıdır.

Annelik mezuniyet yılı belli olmayan bir okuldur aslında. Çocuğunun bebekliğinden erişkinliğine kadar anne için dersler bitmez. Her yeni konu başlığında anne nasıl düşüneceğini, nasıl davranacağını, nasıl tepki vereceğini yeniden öğrenir.

Çocuk bebekliğinde ağlayarak, sonrasında Anneee diye seslenerek, ergenliğe girdikçe asileşerek, daha da büyüdükçe belki sessizleşerek annesine ihtiyacı olduğunu bir şekilde anlatır. Çocuk için anne bir başkadır!

Anne bahane bulup, söylenmeden, şikayet edip homurdanmadan her çağrıldığında evladının yanına koşar. Çocuğun yaşı başı, boyu posu büyüse de, hatta evlenip barklansa da anne bir çaresini bulur ve her zaman ona yetişir. Zaten annelik sevgi vermek, çözüm üretmek, işleri kolaylaştırmak, huzur yaratmak, deva olmak üzerine yazılmış bir destan gibidir. Dağına göre kar yağarmış ya, ebeveynlik sınavında anneye düşen sorular da babanınkilere göre hep daha zordur.

Çocuk yetiştirmede doğru cevaplar aranırken etraftan karışanlar maalesef çok olur. Herkes en iyisini bildiğini zannedip tembihlerle, eleştirileri havada uçuşturur. Halbuki annenin tek istediği yapıcı yaklaşımla olumlu motivasyondur.

Ve annenin zorlu sınavları bitmez; çok konuşanlar durup gerektiği zaman takdir etmeyi bir türlü beceremez. Müdahale iyi niyetli de olsa anne çocuk ilişkilerine kolaylık getiremez...

Birisi “çok sıkıyorsun rahat bırak" derken ; diğeri "her istediğini yapma şımarır yoksa...” diye başlayan nutuklar çeker. Uyku saatleri, ders çalışma ritüelleri ya da davranış kalıplarının aktarımından tutun; harçlık meselesinden, evde pişenlere kadar eleştiriler yapılır. Eleştirmek ise dünyanın en kolay işidir! Baba, dede, teyze, hala, büyükanneler, eş dost hepsi ayrı fikirlerdedir. Kimse bir diğerinin dediğini beğenmez.

Annenin kafası karışır. O çevre gün gelir anneyi nasıl davranacağı konusunda farkında olmadan köşeye sıkıştırır... Özgüven sarsılır, kalp sıkışır. Kadının anneliğini sorgulama zamanı yaklaşmıştır...

Evet, anne olarak hem öğretme, hem de öğrenme niyetiyle en iyisini bulmaya çabalarken bir o tarafa bir bu tarafa savruluyoruz. Şüphesiz en iyisinin çocuğumuz iyiliği için olduğunu biliyor ama çoğumuz çocuk yetiştirirken bile çevremizi mutlu etme telaşına düşüyoruz. Oysa çocuk yetiştirmek gerçekten mücadele dolu, büyük gayret gerektiren, düşündüren, aynı zamanda büyüleyici bir yolculuk.

Annelik biraz da yaşanarak öğreniliyor, dolayısıyla her şeyin harika olmasına çabalarken hata yaptığımız da oluyor. Ama çocuklarla ilgili amaç, ümit ve hayaller oldukça çareler her zaman bulunuyor.

Unutmayalım ki, anne olarak zamanla gelişmeye devam edeceğiz. Yeri gelecek çocuklarımızdan öğreneceğiz. Bu yolculukta tabi ki çevremizin tecrübelerine, yardım ve desteğine ihtiyacımız olacak, ikazlarını dikkate alacak, kulaklarımızı dört açacağız ama bunu kendimize olan güvenimizi yıpratmadan , hep birilerine bağlı ve bağımlı kalmadan yapıp, çocuklarımızı anneleri olarak  bizler yetiştireceğiz. Önceliği kimseye vermeden!

Çünkü; kimse onları bizim kadar sevemez; kimse bizim kadar sabırlı, anlayışlı, fedakar ve affedici olamaz. Kimse ihtiyaçları olan güven ve desteği bizler gibi veremez ve kimse onlara bizden daha yakın olamaz.

Bu ay anlatmaya çalıştığım çevre müdahalesinin özgüvenimizi aşağı çekmesine izin vermememiz gerektiği ile ilgiliydi. Çocuğumuz için en iyi biz biliriz çünkü biz bütün yapabileceklerimize ek olarak anne içgüdüsüne ve kalbine de sahibiz. Farkımız büyük. Öyleyse bu ayrıcalığı en güzel şekilde değerlendirmeliyiz.

Unutmayın karşılarında güçlü ve kendine güvenen anneler gören çocuklar da aynen anneleri gibi olmak isteyecektir. Çocuğunuzla aranıza kimseyi sokmayın.

Bebeğim ve Biz Ağustos 2012 sayısında yer almıştır
 

2012-08-02
Bu yazı 2449 kere okunmuştur.

GENÇ ANNE

Güzel bir yazı kesinlikle katılıyorum size

Pınar Efe

Başkalarının da benim gibi hissettiğini bilmek çok güzel. Geç yaşda anne olan biri olarak daha güçlü ve hakim olabileceğimi sanıyordum ama naalesef hiçbiri olmadı. Tesadüfen rasladığım bu yazı tekrar dik durmamı sağladı. Gerçi kimilerine göre hep dikim hiç eğilmiyorum ama

Adadoga

Sanki beni bilir gibi anlatmissin Cok guzel bir yazi olmus bu konuda cokkk sinirlerimi yiprattim hâlâ yipraniyor....

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin