Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

İyi İnsan Olamayacaklar...

Sosyal tesisleri, havuzu, restoranı, tenis kortu, basket sahası, birkaç adet oyun parkı, alabildiğince yeşil alanı ve etrafında yürüyüş yolları olan büyük bir sitede oturuyoruz. Tüm giriş kapılarında güvenliğin olduğu bu devasa yerleşim alanında her şey düzgün ve düzenli gibi duruyor. Estetik ise on numara. Muhteşem peyzajı muhafaza edebilmek için bahçıvanlar her gün tempolu çalışıyor, elektrik ve tesisattan sorumlu teknik ekip bir o tarafa bir bu tarafa koşturuyor, temizlik elemanları ise durmadan bir yerleri siliyor.

Tabi bunlar için site sakinlerinden neredeyse kira bedeli kadar aidat alınıyor... Eh diyorsunuz şehrin tam ortasında huzur ve güvenlik varsa bu kadar da olacak...

Ama o ne? Sitenin nüfusu arttıkça farklı farklı sorunlar başlıyor. “Ben kural, kaide tanımam” tavrında olan bazı insan tipliler düzen bozmayı iyi bir şey zannediyor. Halbuki bu gibi kalabalık yaşam merkezlerini düzenli, güvenli ve huzurlu kılacak kuralları anlamamak aptallık, kuralı uygulamamak küstahlık, kuralı çiğnemek ise çıkıntılıktan başka bir anlama gelmiyor. Yok sayılan kurallar aksamalara yol açıp stres yaratıyor. Zamanla site sakinleri arasında atışmalar, sert bakışmalar başlıyor. Komşular birbirine selam vermeyecek hale bile geliyor.

Meseleler daha çok ortak alanlarla ilgili oluyor çünkü insanlar ortak alanı kişisel alanları olarak algılayıp ona göre kullanıyorlar. Genele uymayan aykırılıklar da olması gereken çağdaş paylaşımı ilkelliğe doğru sürüklüyor. İşte o zaman estetiğin, peyzajın, yok o peyzajın ortasındaki göletin hiçbir anlamı kalmıyor.

Koca koca adamları yere çöp, izmarit fırlatırken görünce sen holding yönetsen ne, bilmem ne marka araba kullansan ne diye içinizden geçiriyorsunuz. Hakikaten erkek suretinde olmak adam gibi adam olmayı maalesef beraberinde getirmiyor.

Etrafta düzinelerce ikaz yazısı olmasına rağmen köpeklerinin pisliğini toplamayıp güzelim bahçeyi tuvalete çevirenler, her köpek sahibini aynı sorumsuzlukta zannedip hayvan sahibi olan herkese karşı önyargı taşıyan bambaşka bir kitlenin oluşmasına neden oluyor. Bilinçli ve sorumluluk sahibi köpek sahipleri de hak etmedikleri çıkışlara maruz kalıyor.

Havuza girmek için duş alıp, bone takmaları gerektiğini bile bile evlerindeki küvete girer gibi havuza dalanlar; binalardaki çöp şutlarını olması gerektiği gibi kullanmaktan aciz insanlar yüzünden ortaya çıkan kirlilikler; kendine ait olmayan park yerlerini gasp eden saygısızlar, site içinde hız yapmaya kalkan pislikler ve daha birçok saçmalıklar bu gibi büyük siteleri amazon ormanlarından farksız yerlere çeviriyorlar. Gösterilen cürete inanamıyor ve pes diyorsunuz. Pes!

Tüm bunlar bu sitede yaşayan biri olarak beni ve benim gibi düşünen komşularımı tabi ki çok rahatsız ediyor. Susarak değil medeniyet çerçevesi içinde sözlü, yazılı olarak ses veriyoruz çünkü basit adaptasyonlarla konsensüs sağlamanın mümkün olduğunu biliyoruz.

Gelgelelim bir anne olarak beni en çok sitedeki çocuklar korkutuyor. Evet çocuklar!

Etrafta kedisiyle barışık olmadığı hal ve hareketlerinden belli olan; insana, hayvana, mala, mülke saygısız, kaba ve sert mizaçlı çocukların var olması ve bunların bir araya gelerek neredeyse bir çeteleşme eğilimine girmesi beni çok kaygılandırıyor. Yaşları nispeten daha büyük olan, ergenlik eşiğindeki bu çocukların kendilerinden küçük olanlarla dalga geçmeleri, rutin olarak onların oyunlarını bozmaları, ve onları korkutup ezme tavırlarına bürünmelerine çileden çıkıyorum. Nazikçe ikaz etmek sonra daha sert tepki vermek, ses yükseltmek bu tarz çocukları durdurmuyor, çünkü aile kaynaklı olduğu belli olan sıkıntılarını, sevgi ve ilgi eksikliklerini dışarıda güç gösterisi ile baskılamaya çalışıyorlar. Ellerinde binlerce liralık telefonlarla çevreye verdikleri zarar ve kaba kuvvet gösterilerini kayıt ediyorlar. Nasıl bir boşluk, nasıl bir saldım çayıra durumu var siz anlayın artık.

Ebeveyn olabilmeyi hiç kavrayamamış, tıngır mıngır anne babalara kızıyorum. Çocuklarını takip etmedikleri, bu kadar boş bırakıp, salt madde ile mutlu ettiklerini zannettikleri için onları esefle kınıyorum. Site idaresi işte esas bu çocukları kontrol etmekte güçlük çekiyor çünkü anne babalar işbirliği yapıp, sorumluluk almayı resmen reddediyor.

Biz gibi anne babalar çocuklarımıza sevgi, saygı ve hoşgörüyü, görgülü olmayı yaşatarak öğretmeye çabaladıkça bunlar gibi kayıp çocuklar tertemiz miniklerin kafasını karıştırıp dışarıdaki hayata karşı endişe duymalarına sebep oluyor. “Evet oğlum bazı çocuklar iyi insan olamayacaklar” diye açıklama yapmak durumunda kalıyorsunuz...

Yaşadığımız ortamın gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmeyi, medeni, saygılı ve bilinçli kişiler olarak bulunduğumuz yere değer katmayı, çocuklarımıza her anlamda örnek teşkil etmeyi başardığımızda ilişki ve paylaşımlarımız dostça olacak ve toplu yaşam daha insani, uzlaşmacı ve huzurlu bir hal alacaktır.


Bebeğim ve Biz Ağustos 2013 sayısında yer almıştır 

2013-08-02
Bu yazı 2599 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin