Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

İlk Aşk!

Sanırım herkes aynı devreden geçmiştir; ilkokula başladığımızda, gerek hocamıza gerekse sınıf arkadaşlarımızdan birine bir şekilde ufak tefek bazı şeyler hissetmişliğimiz olmuştur. Hatırlıyorum daha ilkokula başlamamıştım bile bizim apartmandaki bir oğlanın peşindeydim. İnsan bir garip işte, o zaman kendimce yanıp tutuşuyor olduğum oğlanın şimdi ne yüzünü hatırlayabiliyorum ne ismini… Ama bir şekilde iki aile dostumuzun aynı yaşlardaki oğulları “Aslı ile ben oynayacağım” diye kavga ederlerken köşede oturmuş kıkır kıkır güldüğümü de hatırlıyorum! Veya 2. sınıfta öğlen aralarında yakalamaca oynarken nedense hep hoşlandığım oğlana kendimi yakalattırırdım.

Geçen gece böyle hatıraları eşimle konuşurken oda 5-6 yaşlarında ailesi ile gittikleri bir kampta tanıştığı bir kızdan bahsetti. Aileleri çocukları öğlen uykusuna aynı çadırda yatırmışlar. Çocuklar ya bunlar birbirlerini gıdıklamaya başlamışlar falan derken en sonunda birbirlerine sarılmışlar. Bu esnada kızın annesi çadıra girmiş ve kayınvalideme gidip “İsterseniz bu çocukları ayıralım, böyle uyuyamayacaklar” demiş. Selim’in anlattığına göre “kıza (oda ismini hatırlamıyor) sarıldığımda garip bir şekilde mutlu olduğumu hatırlıyorum” diyor.

Bunları niye mi anlatıyorum, malum bizimde 5 yaşında bir kızımız var ve Lara’mızın anaokulu sınıfında bir erkek arkadaşı var. Hoş sağ olsun kızımız şimdiye kadar bizi hiç erkek arkadaşsız bırakmadı, kreşte bile her sene en azından bir tane erkek arkadaşı vardı ama bu seferki damadımız biraz daha ciddi gibi. Okul çıkışı birbirlerine sarılıp “yarın görüşürüz” diyorlar, anlattığına göre teneffüslerde Zachary kızımızı koruyormuş (ne demekse! Hoş pekiyi de koruduğunu söylenemez çünkü Lara’nın bacakları yara bere içinde) ve akşamları yemek sofrasındaki konuşmalarımızda oğlanın adı en azından 4-5 defa geçiyor. Geçen gün merak ettiğim için “Lara, Zachary seni öptümü veya sen onu öptünmü hiç?" diye sordum. Kızım bana “saçmalama anne, ben Zachary ile evlenmek istemiyorum ki” diye cevap verdi. Anladığım kadarıyla Lara’nın dünyasında eğer iki insan dudaktan öpüşürse o zaman evlenmiş oluyorlar. Sanırım bu sonuca varmasında izlediği Cinderella, Pamuk Prenses vs gibi filmlerin etkisi var.

Geçtiğimiz Cumartesi günü Lara ile süpermarkette alışveriş yaparken, Zachary ve ailesi ile karşılaştık. Onlarda alışveriş yapmışlar evlerine donuyorlarmış. Bizim iki kerata utana sıkıla, kızara bozara birbirlerine “merhaba” kelimesini zar zor diyebildiler. Zachary ve ailesi gözden kaybolunca da Lara bana en az 10 defa “ama anne niye Zachary buraya gelmişti?” diye sorup durdu. Eve döner dönmezde bir yandan kıkırdayarak bir yandan kıvırtarak hemen babamıza yetiştirdik, “baba biliyor musun süpermarkette kim vardı? Zachary!!!”

İtiraf etmem gerekirse ilk başta Selim bu duruma hoş bakmıyordu, niyeyse kız babası olma damarı tutmuştu. Beş yaşındaki kızı elinden gidiyor falan zannetti herhalde ve bana uzun uzun nasıl davranmam gerektiğini anlatan bir konuşma bile yaptı. Benim konuyu ciddiye almadığımı görünce de bir hayli bozuldu. Bu konunun neresini ciddiye almam gerektiği daha kavrayamadım, nasıl ki bizler, ondan evvelki nesiller bu duyguları yaşadılarsa bizim kızımızda, birkaç sene sonra oğlumuzda aynı şeyleri yaşayacak. Doğanın kanunu bu…

2007-03-12
Bu yazı 1078 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin