Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

İlgi-Sevgi-Tepki

Okuyacak herkesi düşündürecek bir yazı...Çocuğunuza göstereceğiniz sevgi ve ilgi parayla ölçülebilir mi?

Hafta içi oğlumuza bazı alışverişler yapmak için Carousel’de bulunan bir oyuncak mağazasına gittik. Hafta sonu genellikle kalabalık olduğu için hafta içi günleri tercih ediyoruz. Bu defa çok farklı bir deneyim yaşadık. Çünkü mağaza oldukça kalabalıktı.

Biz mağazada yürüdüğümüz sırada 4 yaşlarında bir çocuk koşarken yere düştü. İster istemez olaya şahit oldum. Ve bir şeyler yapabilir miyim diye olay yerine doğru yöneldim. Baba ve annenin elleri oyuncaklarla dolu idi. Çocuk ağlayarak ayağa kalktı. Ağzının kanadığını gördüm. Anne baba ellerindeki oyuncakları yere bırakıp çocukları ile ilgilenecek diye düşündüm. Çocuk çok korkmuştu ve canı acıyordu.

Ancak anne babanın tepkisi beni oldukça şaşırttı. Baba ve anne ellerindeki oyuncakları bir yere bırakmadı ve çocuğun kanayan ağzı ile ilgilenmedi. Başladılar çocuğa bağırmaya; "Eşek herif biraz daha dikkatli olsana, sana kaç defa söyleyeceğiz koşmayacaksın diye, Allah kocaman göz vermiş ama hiçbir şeyi göremiyorsun, sakarsın sen sakar..."

Bu olaydan etkilenerek sizlere bu yazıyı yazmaya karar verdim. Amacım bu olaydaki birkaç noktaya değinmek.

Duyguları anlamak yerine eleştirmek: Bu durumla sıklıkla karşılaşırız. Örneğimizdeki çocuk çok korkmuştur ve canı acımaktadır. Öncelikli olarak bu duygunun paylaşılması ve yatıştırılması gerekmektedir.

Çocukla ilgilenmek demek ona kucak dolusu oyuncak almak demek değildir: Yaşanan olaydaki çocuk ona kucak dolusu oyuncak alsalar dahi anne babası tarafından sevilmediğini düşünerek bu doğrultuda duygular yaşayabilir.

Çocuğunuzla iyi bir diyalog kurabilmek için onu tanımanız ve anlayabilmeniz gerekir (buradaki anlamak hak vermek anlamında değildir): Eğer bu durum gerçekleşmezse çocuğunuz hata yaptığında yada başına bir aksilik geldiğinde yardım istemek için sizden talepte bulunmayacaktır. Buna benzer bir örneği şu an yetişkin olan bir kişi anlatıyor:

"5-6 yaşlarında idim. 2 kız kardeş evin önünde oynuyorduk. Annem bir hata yaptığımızda çok kızdığı için ona bir şey söyleyemezdik. Ablamla oyun oynarken yoldan geçen arabayı fark etmemişim. Bir araba aniden bana çarptı. Yere düştüm. Canım çok yanmaya başlamıştı. Etraftan insanlar toplandı. Bana çarpan şoför beni hastaneye götürmek istedi. Ancak ben annemin olayı öğrenmesini istemediğim için kabul etmedim. Bir süre kaldırımda oturduktan sonra güçlükle eve gittim. Aradan zaman geçti. Akşam üzeri kapı çaldı. Bana çarpan şoför elinde bir oyuncakla bize geldi (daha sonra bakkaldan bizim evin adresini öğrenmiş, beni merak ettiği için ziyarete gelmiş). Adamı kapıda görünce ne yapacağımı şaşırdım, anneme ağlamaklı bir sesle ‘anne bana araba çarpmadı ki!’ demişim. Daha sonra olay anlatıldı ve şoför bizden özür diledi. Bu defa annem bana neden doğruyu söylemedim diye kızmaya başladı. Şimdi düşünüyorum da yine aynı olay olmuş olsa herhalde yine annem kızmasın diye ona bir şey söyleyemezdim."

Bu örnekte de görüleceği gibi eğer çocuklarımızı anlayamazsak ve onları anlamak yerine onlara kızarsak; yardıma ihtiyaç duyduklarında bizden yardım talep etmediklerini görmemiz olasıdır.

Yaşanan küçük olaylar üzerinde düşünmeniz dileği ile...

International Hospital İstanbul
www.internationalhospital.com.tr

2006-11-12
Bu yazı 1232 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin