Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Hoş geldin Bebek

Annenin doğduğu günü hatırlıyorum. Bana teyze olmanın güzelliğini yaşatan ilk yeğenimdi. Seneler son hızla geçti ve Fulya bize geçen haziranda hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkış haberini verdi. Bir sevinç sardı ki hepimizi sorma...

Sanki doğmuşsun da kokun burnumuza değmiş gibiydik, biz o gün seni içimize ektik. Annen seni keyifle taşıdı aylar boyunca karnında... Gelişimini anlamak için okudu, araştırdı; kendine çok iyi baktı. Seni büyüdüğün yerde korumaktı amacı. Annelik işte, sen dünyaya gelmeden onu böyle yakalamaya başladı. Onun için ilkler artık daha anlamlıydı. İlk kalp atışını duyduktan sonra bir sınava hazırlanır gibi çalıştı, daha çok sormaya, daha çok sorgulamaya başladı. Senin için en iyi başlangıcı yapmak, bilinçli anne olmak için bu şarttı! Sağlıklı beslendi, yüzdü, yürüdü ve zamanla karnı yavaş yavaş büyüdü. Her ay ultrason fotoğraflarını paylaşırken bizimle, annelik şefkati gözlerinden okunuyordu. İlk kıpırdayışından sonra elleri hep karnının üzerinde gezindi. Bu bir bakıma seninle haberleşmek, seni hissetmek ve sevmek içindi.

Annen sana klasik müzik dinletti her gün. Huzurla hazırlan bu dünyaya gelmeye, kulağın şimdiden güzel tınılara alışsın istedi. Günlük rutininde seni ön plana koyarken çalışmayı bırakıp, sorumluluklarını aksatmadı. O sanki artık daha kuvvetli ve duyarlıydı. Annelik, sen daha içindeyken ona çok yakışmıştı. Aylar geçip vakit yaklaştı. Sen gelmeden bir gün önce annenin gözleri bir başka parıldadı. Yerinde duramıyor, belli ki sana kavuşmak için artık sabırsızlanıyordu. Ve tahmin ettiği gibi oldu. O gece sen içindeyken kıvrılıp son kez uyudu.

Bebekler birer öğretmendir
Merhaba demek için yağmurlu bir günü seçtin. Bereket yağıyordu şehre sen doğarken. Seni beklemeye başladık doğumhanenin kapısında... Kalbimizde bir çarpıntı, gözlerimiz yaşlı, biraz da kaygılıydık gizliden... Hepsi sevinçle karışık bir heyecandandı işte... Biz koskocaman bir aile kenetlenip dualarımızla kuvvet diledik annene seni bir avazda doğurabilsin diye…

Sanırım çektiği ağrıların hiçbirini hatırlamıyordur şimdi güzel annen... Seni ilk kez kucağına aldığında çekilen fotoğraflarda gözlerinde mutluluk yaşları var. Baban tam arkanızda size sarılmış, sen küçük bir melek misali, buradayım der gibi bakıyorsun kameraya… O nasıl da güzel bir kare öyle! İşte artık bizimlesin. Minicik ellerin var, parmakların sıkı sıkıya kapalı, “Tutunuyorum hayata, bakın bana...” der gibisin. O zaman hoş geldin bebek, iyi ki geldin dünyaya. Çok memnunuz seni aramıza aldığımıza, bu topraklarda ihtiyaç var senin gibi büyütülecek insanlara…

Ağlıyorsun ara ara, anneni çağırıyorsun yanına… Sesin şimdiden kocaman, diyorsun ki; “Beni dinlesene dünya...”. Herkes küçük olduğunu düşünüyor ama sen bir öğretmensin aslında. Büyürken etrafındakileri de büyütecek, onları olgunlaştıracaksın bebek. Konuşamadığına bakma, şimdi bile karamsarlara ümit verip, bencillere hayatın paylaşıldıkça güzel olduğunu anlatabiliyor; uykunda tebessüm ederken seni seyredenlere, mucizelere inanın mesajını hissettirebiliyorsun.

Gönlünce yaşa bebek!
Kalbin her zaman sevinçle çarpsın bebek, geceler karanlık ama sen sakın korkma, huzurlu uykuların sabahında seni ilk sarmalayan hep aynı iki insan olacak, onlar seni hiç bırakmayacak. Annen ve baban seni çok sevecek bebek; koruyacak, besleyecek, büyütecek. Seni özleyecekler gün boyunca, seninle hayat bir başka oldu ya... İlk adımını atarken, ilk kelimeni söylerken ve daha nice ilklerde yanında olacak onlar.

Kalemi ilk kez eline alıp kağıda bir şeyler karaladığında annen çok yetenekli olduğunu düşünecek. İlk kez bisiklete bindiğinde baban tam arkanda duracak. Seni seyrederken hayaller kuracaklar. İlk doğum günün gelecek sonra, “Ne çabuk geçti zaman” diye bakacaklar birbirlerine,,. O bakışlarda “iyi ki” olacak, iyi ki oğlumuzu dünyaya getirdik diye...

Şimdi çok küçüksün bebek, ama bil ki çok hızlı büyüyeceksin. Her zaman kalbinin sesini dinle, ama mantığını da asla yitirme. Aklını iyiliklere kullan, öğrendiklerini paylaş. Unutma; sana ihtiyacı olan birileri hep olacak, onlara el uzatmadan sakın yürümeye devam etme. Doğayı, tüm canlıları koru, bilim ve sanatı sev. Başarman için bunlara ihtiyacın var. Odandaki barış kokusu, tam bu dünyanın ihtiyacı olan...

İyi insan olacaksın sen bebek. Upuzun bir hayat var önünde. Dilerim onu severek, doya doya yaşa. Sağlıklı ol, hastalılar uzak dursun senden. Gözlerin nice güzellikler görsün, kulaklarında sevgi sözcükleri çınlarken.
Hayat harika bir yolculuk, tüm kalbimle yolunun açık olmasını dilerim Yaman bebek. Dualarım seninle…

*Bebeğim ve Biz Mart 2013 sayısında yer almıştır

 

 

 

2013-03-14
Bu yazı 2257 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin