Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Hoplama, Zıplama Atıştırma

Geçen ay Fransa’daki aile bireylerimizi ziyarete gittiğimizde babaanne (Mami) ve dede (Papi) Kaan’ın atıştırma saatinde karışık meyve ve sebze tabağını isteyerek ve severek yediğini gördüklerinde memnuniyet dolu şaşkınlıklarını gizleyememişlerdi. Elma, armut, mandalina, havuç ve maruldan oluşan koca tabağın boş hali onlar için hayret verici benim içinse olağan bir durumdu, çünkü her çeşit meyve ve bazı çiğ sebzeler biz de zaten hep yenirdi.

Uygun yaşı geldiğinden beri Kaan’a değişik meyvelerden oluşan tabaklar rutin bir şekilde sunularak hem gözü alıştırıldı, hem de bu tür yiyecekleri sevmesi kolaylaştırıldı. Muhtemelen “Oğluum meyve yermisiiin”, “havuç getireyim mi?” diye sorsaydık, “yok mersi” cevabını alırdık. Biz buna imkan vermeden ve gerek görmeden her gün ya birinci ya ikinci atıştırma saatlerinden birisini doğal vitamin depolarına ayırmayı uygun gördük. Çocuk baktı ki bu tabaklar her gün hazırlanıp önüne konuluyor, kaderine razı olup hiçbirini dolu göndermemeye başladı. Ara öğünleri kullanarak oğlumu meyve savar değil sever hale getirebildiğim için gayet mutluyum.

Atıştırma saatleri çocuğun eline bir şeyler tutuşturup hadi ye bakalım denilen saatler olmamalıdır. Hele cips, şeker, kolalı içecekleri relax modunda tükettikleri zaman dilimi asla... Biliyorum, etraftaki ürün çeşitliliği, çocukların yazılı ve görsel medyada gördüğü, izlediği reklamlarla bu tip hazır atıştırmaların (boş kalorilerin) önüne geçmesi zor. Tamamen yasaklamak da çare değil, zaten ne mümkün! Yine de en azından yemelerini istemediğiniz şeyleri evde bulundurmama kadar kolay bir kontrol mekanizmasını uygulayarak boş kalorileri onların vazgeçilmez atıştırmaları olmaktan çıkarabiliriz.

Zira çocuklar bu meretlerin tadını bir kere aldılar mı sonrasında hep istiyorlar. Bakınız bizimkine cipsi bir kere tattırdılar, canımıza okumuş oldular. Şimdi bu çevresel katkı (!) sayesinde her cips standının önünden geçerken alırdın, almazdın kavgası var. Al-mı-yorum, ve almayacağım. Neden yememesi gerektiğini anlatarak olayı çözmeye baş koydum. Yani zor olan yolu seçtim. Aslında erzak dolabını ağzına kadar bu tip gıdalarla dolu değilse, kaygılanmaya gerek yok diyeceğim ama çok fazla şekerli, yağlı ve boyalı olanlara yine de taviz verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Yazık o küçücük bedenlere!

Uzmanlarda bu konunun üzerine sıkı sıkı basıyorlar.Tüm gün koşup, oynayan, tırmanan, zıplayan çocuklar enerji sarf edip acıktıklarında kendilerini tekrar şarj etmeleri için sağlıklı ara öğünlere ciddi anlamda ihtiyaç duyuyorlar. Ana öğünlerde olduğu gibi, ara öğünlerdeki dikkatle seçilmiş besleyici ve en önemlisi çeşitli gıdalar onların büyümesine kesinlikle katkı sağlıyor.

Rengarek meyve tabakları, havuç dilimleri, limonlanmış tazecik marul yaprakları, ev yapımı kekler, poğaçalar yanında bir bardak sütü, yada köpüklü ayranla şööyle bol peynirli bir tost bence bu saatler için en ideal seçeneklerden. Birde çok sevdiğimiz “büyümek ekmeği” var. Bazen krem peynirli, bazende dil peyniri ile ama mutlaka lup lup yutulan kiraz domates ve salatalıkla... Marketlerden alınan ıvır zıvır bunların yerini tutar mı hiç?

Ara öğünlerde deyince sunulan yiyeceklerin miktarlarına dikkat etmek gerekiyor çünkü abartılı bir atıştırma ana yemek saatlerini kolayca sabote edebiliyor. Normal olarak bu saatlerde tıka basa yemiş bir çocuğun öğlen veya akşam yemeği saatinde sofraya acıkmış olarak ve yemeğe istekli bir şekilde oturması tabiî ki ihtimal dışı kalıyor. Şimdi tok halinizle sizi padişah sofrasına oturtsalar canınız yemek ister mi yani? İstemez! Karnını atıştırmalarla doyuran çocuğun yemek saatlerinde kendisine sunulan ve çok gerekli olan et, sebze, bakliyat gibi gıdalardan mahrum kalmasının yanında bir de bonus olarak huzursuzluğuyla sofrayı birbirine katma ihtimali yüksek olacaktır. Ne gerek var?

Atıştırma saatlerinin aynı yemek saatlerinde olduğu gibi hergün aynı saatlerde sunulmasınında altını çizmek lazım. Ana öğünlerden en az iki saat öncesi ideal. Nasıl bebeklik dönemlerinde mama saati geldi diye işi, gücü bırakıp yedirmeye konsantre olduğunuzu düşünün. Okul öncesi bir çocuk için de ara öğünler atlanmadan saatinde sunulacak ki, çocuk hem enerji ihtiyacını karşılasın, hem de ana yemek saatine aç kurtlar gibi oturup kapasitesinden fazla yemesin.

Bu saatlere dikkat etmeksizin ağızları boş kalmasın diye ellerine sürekli bir şey tutuşturmak yada her talep ettiklerinde kıyamayıp al canım deyip vermek onlara iyilik yapmaktan çok düzensiz beslenmeyi öğretmek olur. Üstelik obezite diye birsey var. Detay gibi görünsede çocukluk çağı şişmanligi böyle detaylarin baştan kontrol altına alınmamasıyla başlıyor.

Diyorum ki; yemek saatlerinizin oldugu kadar atıştırma saatlerinizinde bir rutini ve programı olsun. Bu öğünleri ciddiye alıp besleyici ve her zaman doğal seçeneklerle çocuklarınızı ihya edin ve daha da sağlıklı kılın. Atıştırma deyip geçmeyin.

Aşağıda atıştırma saati için çocuklara hazırlayacağınız meyve tabaklarının yanında sunabileceğiniz bir sos tarifi var. Hem lezzetli, hem de besleyici. Çocuklar birşeyi başka birşeye bulayarak yemeyi pek sevdiklerinden bu sosun çocukların meyve yemesi için motive edici olabileceği kanaatindeyim. Deneyin ve görün!

Labneli Meyve Sosu
-2 tatli kaşığı labne
-1 tatlı kaşığı yoğurt
-2 tatlı kaşığı bal veya marmelat (benim favorim kayısı)
Malzemelerin hepsi harmanlanır. Soyulup tabağa dizilmiş meyve tabağının ortasında servis yapılır. Miktar arttırılmak isternirse yoğurt miktarı arttırılabilir.

*Yukarıdaki yazı Bebeğim ve Biz derisinin Mart 2007 sayısında yayınlanmıştır.


Beş Dakikanızı Rica Ediyoruz!
Yiyorumbuyuyorum.com Temmuz 2006 ‘dan beri sizlerle. Şimdiye kadar farklı konularda 33 psikoloji, 32 diyet yazısını sizlerle buluşturduk. Bu yazıların birçoğu Türkiye’nin en iyi hastanelerinin önde gelen uzmanları tarafından siteye özel kaleme alındı. Bir Bilen’den köşesinde farklı meslek gruplarından kişiler ile söyleşilerimiz oldu. Bu bölümde zaman zaman doktorların düz yazılarına yer verdik. 39 Bir Bilenden okuduk.
Sitenin bugün itibari ile 1368 üyesi var. Adı, soyadı, yaşı, şehri, mail adresi ile gerçek (!) 1368 kişi. Sormak istiyorum NEREDESİNİZ???

YB annelerini, hatta gördüğüm kadarı ile babalarını çocuk beslenmesi, psikolojisi ve sağlığı konularında merak ettikleri konuları bize iletmeye çağırıyorum. Siz sorularınızı mail atın, bizler uzmanlara iletelim, onlar yazsın biz yayınlayalım!

Bir de yeni köşelerimiz olacak. Benim gönlümden geçenlerden biri kadın köşesi. Siz sitede yeni neler görmek istersiniz? Bana fikir verin, ses verin. Arada bana ve diğer yazarlarımıza Naber? deyin. Ben de yazmak istiyorum nasıl olacak diye sorun. Siteyi beğeniyorum, beğenmiyorum, eh fena değil gibi birşeyler yazın ama yazın, mümkünse unutmadan hemen yazın.
Fikirleriniz bizim için önemli hem de çok!
 

2007-03-28
Bu yazı 1282 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin