Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Hissediyorum!

Çalışma fikri bile iyi geldi. Bir de cebime kendi kazandığım parayı koyunca değmeyin keyfime. Evet hanımlar çalışmaya başlıyorum. Deniyorum desem daha doğru olur ama olsun bu da bir şeydir değil mi?

Eskiden çalışmış biri olarak ev kadınlığına kendimi iyice kaptırmıştım oysa. Hatta hâlâ kararımı tam verebilmiş değilim çalışmak mı iyi evde olmak mı konusunda. İkisini de değerlendirebilecek kadar deneyimli biri olarak söyleyebilirim ki, hem şahane hem bir o kadar da berbat tarafları var.

Uzun zamandır düşünüyordum bir şeyler yapmayı ama öyle bir şey yapmalıydım ki hem çocuklarıma gerekli vakti ayırmaya devam edebilmeliyim, hem çalışmalıyım ama bu ikisinin arasında deli gibi yıpranmamalıyım. Bütün seçimlerim zorunluluktan çok keyif vermeli. Keyif yapmak için bu hayatta daha ne bekliyorum ki? Daha neler hallolmalı ya da kaç bahar daha geçmeli?

Bu güne kadar çok fazla düşünmeden ve ne istediğimi tam olarak bilmeden seçimlerimi yaptım. Puanımın tuttuğu okulda okudum, babamın istediği işte çalışmaya başladım, ilk karşıma çıkanla evlendim… Ve tabiî ki zamanımın büyük kısmını oflaya puflaya geçirdim. Hep bir şeylerden şikâyet ederek, hep bir şeylerin değişmesini bekleyerek. Sihirli bir değnek ya da sihirli birileri. ‘Tamam artık sen çok yoruldun artık bırak bu işleri şunu yap’ diyecek birilerini, kendiliğinden gelecek fırsatları bekleyip durmuşum.

Çok da geç olmadan, yaşadığımız hayatı o ya da bu şekilde kendimizin seçtiğini, aslında hayatın bizi sürüklemediğini, bizim rüzgâra gönüllü olarak kapılıp gittiğimizi anlamış durumdayım. En azından şu geldiğim noktada böyle düşünüyorum.

Uzun süren çalışma hayatım ve arkasından gelen uzun süren ev hayatımın ardından yine hayatımda üçüncü bir evreye geçmek üzereyim. Bu defa kendim seçmek ve seçimlerimi de mutlulukla yaşamak istiyorum. Şikâyet etmeden, oflayıp puflamadan.

Bir şeyler hayal ettim önce. Sonra hayat hayal ettiğim şeyleri yavaş yavaş sunmaya başladı. Belki şanslıyım, bekli de etrafıma başka gözlerle baktığım için daha önce görmediğim fırsatları görmeye başladım. Aslında bir kısmını hayal ettim gerisini akışa bıraktım desem daha doğru olur. Ne istediğini bilen ve arayan gözlerle etrafa bakınca ne tesadüftür (?) ki, aradığımı burnumun ucunda buldum. Öyle uzaklara bile bakmama gerek kalmadı.

Bu kadar lakırdıdan sonra sanmayın ki muazzam bir iş buldum, deliler gibi para kazanıyorum. Tam olarak çalışmıyorum bile. Bir iki şey var deniyorum diyelim. Sonucu ne olur bilmiyorum ama doğru yolda olduğumu kalpten hissediyorum. Çocuklarımın hem yakınında hem uzağında, evimin hem yakınında hem uzağında, beni yeniden heyecanlandıran, güçlü olduğumu hissettiren, değer yaratabileceğim bir iş. Olamaz mı? Olabilir… :))

Eskiden çalışırken sanırdım ki kimseden para isteyemem, babamdan bile. Sonra evde çocuklarıma bakarken anladım ki çok da güzel istenebiliyormuş hem para, hem yardım. Hayattan kasılmayı da gevşemeyi de öğrendim. Çok klişe olacak ama her şey insan için.

Hissediyorum artık gerçekten üretme ve yaşama zamanım geldi. Son günlerde tekrar kırmızı rujumu sürmeye başladım. Ne alaka demeyin, çok alakalı ;) Sanki daha dik yürüyorum, daha derin nefes alıyorum.

Belki gezegenlerin konumudur bana bunları hissettiren, belki de kırk yaşıma çok yaklaşmış olmam. Sebebi her ne ise hissediyorum güzel şeyler olacak…

Bu arada MAC Brave Red. Çoook güzel. Ne mi? Ruj tabiî ki ☺

Sizi seviyorum,

Shashkın Anne
 

2013-02-24
Bu yazı 1527 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin