Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Her Derde Deva

Kerevizi ya seversiniz yada nefret edersiniz. Kokusuna ya bayılırsınız, yada piştiği yere giremezsiniz. Bazı evlerin makbul, diğerlerinin yasaklı sebzelerindendir. Böyle bir durumu vardır kerevizin, arası yoktur. Benim gibi bu sebzenin lezzeti ve ehemmiyetine kafanız sonradan dank ettiyse, sevmeyenlerin gördüğü vahameti bir türlü anlayamıyor olabilirsiniz. Ben kerevizi severim. Zaten sebzeler içerisinde başparmağımı yukarıya doğru kaldıramadığım bir tek sebze vardır, o da bakladır.

Kereviz güzel kokar. Kem kökü, hem sapı, hem de yaprağı yenilebilir. Her biri de ayrı ayrı değerlidir. Fosfor, folik asit, potasyum, demir, magnezyum, kalsiyum, B ve C vitaminleri ihtiva eder. Uzmanlar bu sebzeyi o kadar pohpohlamışlardır ki; insanın kapsülleyip her gün yutası gelir.

Kerevizin tipine göre not vermeyin, önyargılı davranıp yemezlik etmeyin. Zira kendisi yamru yumru olan bu sebzenin faydaları hafsala ötesi. Benim dikkatime en çok dokunan özelliği sinir yatıştırıcı etkisinin olması. Nasıl yani? Bu bile her gün yemek için iyi bir sebep.

Bu sebze zihinsel yorgunluğun giderilmesine ve unutkanlığa iyi geliyormuş. Ayrıca, böbrekleri çalıştırıp idrar söktüren kereviz bu anlamda kum ve taş problemi yaşayanlar için idealmiş. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizmal hastalıklar üzerinde de olumlu etkileri olduğunu söylenen kereviz hazmetmeyi kolaylaştırarak mideyi rahatlatıyor, gaz sancılarını gideriyormuş . Adet bozuklukları, diş ağrıları ve sarılığın yanı sıra daha birçok hastalık ve rahatsızlık için iyileştirici etkileri olduğu ispatlanmış. Kepeğe bile iyi geldiğine dair bilgi var (15 dakika kadar kaynatılan kereviz yapraklarından elde edilen suyla kafa derisine yapılacak masaj kepeği önlüyormuş). Uzmanlar kerevizle ilgili son bombayı da afrodizyak etkisinin olduğu üzerine patlatmışlar.

Kısaca gerginseniz, son zamanlarda hafızanız güçlü değilse, böbreklerinizde kum, taş varsa, şeker, yüksek tansiyon ve artrit gibi rahatsızlıklardan muzdaripseniz, adetleriniz düzensizse, gaz sancısı çekiyorsanız, dişiniz ağrıyorsa ,saçınızda kepek varsa, e birde cinsel yönden bir iteklemeye ihtiyaç duyuyorsanız kök kerevizi, sapını ve yaprakların yiyecekmişsiniz!...

Madem bu sebze yenilecek, “sebze ve meyveler ne kadar çiğ ve taze yenirse faydaları da o kadar çok oluyor” saptamasına riayeten pişirmeden de tüketmek lazım. Örneğin, kereviz sapları özellikle yurt dışında açlık bastırmak için katır kutur yeniliyor. Zaten kerevizin kilo verdirdiğine dair bir rivayette var ama bu rivayet dönem dönem her sebze ve meyve için ortaya atıldığından ne kadar ciddiye alınmalıdır bir bilene sormak lazım. Araştırın isterseniz(*).

Kereviz sapını yabancı anneler çocuklarının ellerine sıklıkla tutuştururlar. Hatta sapın iç kısmına fındık ezmesi sürerek besleyiciliğini katlarlar. Ben denemedim, denersem kafama sapı yerim diye düşünüyorum, yine de sunup denemek lazım. Biz şimdilik salatalık, marul ve havuçlarımızla çok mutluyuz. Zaten kerevizin yemeğini yediremedim ki çiğ sapını yedireyim.

Şu anda bu sebze ancak çorbaların içerisinde görünmez yapılarak aradan kaynatılıyor. Bir de ne zaman tavuk veya et suyu çıkaracak olsam, eklediğim sebzelerin arasında kereviz mutlak yer alıyor. Direk olmasa da dolaylı olarak bu sebzeden faydalanabildiğini ümit ediyorum oğlumun.

Çiğ demişken rendelenmiş kereviz kökünün kıvırcık salatasının içerisine gerçekten çok yakıştığını yazmam lazım. Yıkayıp, iyice kuruladığınız kıvırcıkları elinizle büke büke kopardıktan sonra içerisine bir orta boy kerevizi rendeleyin. Sarımsak, limon, az toz şeker, tuz ve sızma zeytinyağından hazırladığınız sosu hemen üzerine boca edin (ki rengi kararmasın) ve iyicene karıştırın. Salatayı yine rendelenmiş eski kaşar ve zeytin taneleriyle süsleyip servis yapın… Ne diyim, lezzetli…

Herkesin bildiği yoğurt ve mayonezli kereviz salatası da pek hoştur. Ben 3-2-1-1/2 ölçüsü ve sırasıyla yoğurt, mayonez, krema ve hardalı karıştırıp, bir diş kadar sarımsak eklemek suretiyle sos hazırlıyorum. Bir orta boy kerevizi rendeleyip, üzerine yarım limonun suyunu sıkıyorum. Sonra kerevizi sosla harmanlayıp oyduğum domateslerin içerisine yerleştiriyorum. Domatesle falan uğraşmasanız da olur, ben misafir zamanına lazım olur diye belirttim.

Kerevizi benim zarif ablam da çok güzel yapar. Kendisi gibi yemekleri de çok sadedir. Fazla kurcalamadığı, cabalak cubalak soslar katmadığı için ana malzemenin tadını bozmaz. Soğanları az tereyağında öldürdükten sonra havuçları katar. Şöyle bir döndürüp kereviz ve patatesleri ekler. Bırakır biraz sebzeler kısık ateşte buharlanırlar. Sonra malzemenin üzerini azıcık geçecek kadar suyunu ekleyip kısık ateşte pişirir. Et koyacak olursa hiç yağ eklemez. Dolayısıyla kavrulma işlemi diye bir şey kalmaz…Böylede sağlıklı uygulamaları vardır.

Ah bu kereviz tavuğa da yakışır, turşu yapılırken sapları çok ayrı bir lezzet verir. Bloody Merry’nin (benim için Virgin Merry) vazgeçilmez aksesuarıdır. Ayrıca patates gibi kızartmanızı (kereviz fries) ve soslu ızgaraların yanında servis yapmanızı öneririm. Bir de kurutulmuş yapraklarından çorba ve yemeklere çeşni vermesi için mutlaka faydalanın.

Bu haftanın tarifi Portakallı Kereviz. Portakalın kerevizi coşturduğu güzel bir tarif. Ben dün hiç su katmadan pişirmeye kalktım ama sebzeler düşündüğüm kadar su bırakmayınca su eklemek zorunda kaldım. Siz suyunuzu baştan ekleyin.

2 adet orta boy kereviz (sapları ve yapraklarıyla)
1 büyük havuç
1 orta boy soğan
1 orta boy patates
1 bardak taze sıkılmış portakal suyu
½ limon suyu
½ yemek kaşığı şeker
2-3 diş sarımsak

-Sebzeler kalın dilimler halinde doğranır.
-Soğan ve havuçlar bir fincan zeytinyağında hafif kavrulur.
-Patatesler eklenir, 2-3 dakika karıştırılır.
-Kereviz, portakal ve limonun suyu, şeker ve tuz katılır.
-Aralara sarımsaklar, kereviz sapları ve yaprakları serpiştirilir.
-Üzerini ancak kapatacak kadar su eklenip çok kısık ateşte pişirilir.

Tekrar buluşmak üzere…
 
 

2007-02-14
Bu yazı 991 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin