Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Hangi Besinlerden Uzak Durmalı?

Her anne, çocuğunun yaşına uygun bir şekilde büyümesini ve gelişmesini ister…Kimi zaman annelerin bu istekleri bir tutku halini alır ve kimi yanlışlara doğru sürüklenebilirler. Çocukların sağlıklı büyüyüp gelişmesi için dikkat edilmesi gereken en temel nokta; çocuk beslenmesinin yetişkin beslenmesi ile aynı olmadığını bilmek ve yetişkin beslenmesinde sağlıklı kabul edilen bazı yiyeceklerin çocuk beslenmesi için uygun olmadığı gerçeğini kabullenmektir. Bir çocuğun büyüme ve gelişmesini olumsuz etkileyebilecek en temel durum, çocuğun yetersiz beslenmesidir.

Eğer çocuk yaşına göre ihtiyaç duyduğu enerjiyi ve besin öğelerini tam anlamı ile karşılayamıyorsa beslenme yetersizliği oluşacak buna paralel olarak çocuğun zihinsel ve bedensel gelişimi olumsuz etkilenecektir. Dengesiz beslenme diğer önemli bir sorun olarak karşımıza çıkar. Çocukların bazı besinlere aşırı düşkün olması, bazı besinleri ise hiç tüketmemesi dengesiz beslenmeye yol açacaktır. Bu durumda, büyüme ve gelişme için gerekli olan besin öğelerinin bir kısmı aşırı alınırken, bir kısmı hiç alınamaz ve bedensel-zihinsel gelişim sekteye uğrar. Çocuğunuzun zihinsel ve bedensel gelişiminin yaşına uygun olmasını istiyorsanız bazı besinlere ve bazı kurallara özel dikkat göstermeniz gerekir.

Kepekli ekmek, pirinç, makarna:
Birçok anne kepekli ekmeğin çocuklar için uygun olduğunu düşünmektedir. Fakat yetişkin beslenmesinden farklı olarak kepekli ürünler çocukların gelişimini olumsuz etkiler. Fazla alınan kepek; demir ve kalsiyum gibi çocuk gelişiminde önemli olan minerallerin atımını arttırabilir. Bu nedenle de çocuk beslenmesinde 5 yaşına kadar kepekli ürünlerin kullanımı önerilmez.

Light süt ürünleri:
Annelerin genel olarak yaptığı bir yanlışta çocuklarına light süt ürünleri vermeleridir. Yetişkin beslenmesi için oldukça sağlıklı olan light süt ürünleri çocukların gelişimi için uygun değildir. Çünkü çocuklar, beyin gelişimi için doymuş yağ asitlerine ihtiyaç duyarlar ve bu yağ asitleri light süt ürünlerinde bulunmamaktadır.

Kızartma ve kavurma yöntemi ile pişirilen besinler: Kızartma ve kavurma yöntemi ile pişirilen besinler yanmış yağ ve yüksek enerji içerirler. Bu nedenle çocuk beslenmesinde önerilmeyen besinler arasında yer alırlar. Kızartma türü besinlerde, vitamin ve mineral kayıpları yoğun olduğundan ötürü çocuğun beslenme gereksinimi karşılamakta yetersiz kalırlar.

Bol suda pişirilmiş sebzeler:
Sebzeler, tüm insanlar için son derece değerli olan besin kaynaklarıdır. Fakat sebzelerin bol suda pişirilmesi ve bu suyun dökülmesi, sebzeleri değersiz kılar ve yüksek vitamin kayıplarına neden olur. Bu nedenle anneler bilmelidir ki, sebzeleri bol suda pişiriyorlarsa çocuklarının büyüme ve gelişmesi risk altına girmektedir.

Soyulduktan sonra açıkta bekleyen meyveler, açıkta beklemiş salatalar:
Birçok anne çocuğunun bol bol sebze ve meyve tüketmesini ister. Fakat bu sebze ve meyveler eğer doğrandıktan sonra açık ortamda beklemişler ise, herhangi bir besin değeri kalmaz. Annelerde çocuklarının vitamin aldığını düşünerek yanılırlar.

Gereğinden fazla süt ürünü: 1 yaş üstü çocukların beslenmesinde yapılan bir hata da, gereğinden fazla süt ürünü tüketimidir. 1 yaş üstü çocuklarda günde 500 ml süt ve yoğurt tüketimi yeterli olmaktadır. Çocukların gereğinden fazla süt tüketmesi, diğer besinlerin yetersiz alımına neden olabileceği gibi, demir anemisi riskini de arttırmaktadır.

Kızarmış balık: Omega–3 yağ asitlerinin en zengin kaynağı olan balık, çocukların beyin gelişimi için önemli bir besin kaynağıdır. Fakat kızarmış balıkta omega-3 içeriği azalmaktadır, bu nedenle çocuklar için yararlı olmaktan çıkar. Şekerli besinler: Yüksek şeker içeren besinler ve beyaz şeker, boş enerji kaynaklarıdır ve büyüme-gelişme açısından bir fayda sağlamaz. Özellikle bu tür besinlerin öğün öncesinde verilmesi iştahı kapatarak tabloyu daha olumsuz hale getirebilir. Annelerin unutmaması gereken konu, her çocuğun beslenmesinin kendine özgü olması gerektiği fakat çocuk beslenmesi konusundaki bazı temel doğrulardan da vazgeçmemeleri gerektiğidir.

 

e-diyetisyen

2010-03-08
Bu yazı 3235 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin