Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Hamsi Koyun Tavaya

Pazar günü kahvaltıdan sonra kafam öğlen ve akşam yemeği mönüleri için kurcalanmaya başladı. Hep böyle oluyor zaten, bir sofrayı toplarken, sonrakinin üzerine neler koymam gerektiğini düşünüyorum.

Oğlan bunu yemeli, ama babası yemez ki, benim canım da şunu çekti ki diye bir vızıltı… Haftanın yedi günü “Ne pişirsem?” sorusu her gün farklı cevaplar bekliyor benden.

Annemlerin evinde hemen her Pazar akşamı balık yerdik. Şimdi böyle bir rutinimiz yok! Çünkü evde benim gibi balık tutkunları yok! Yine de anne evi günlerime özenip balık yapmaya karar verdim. Zaten öyle özlüyorum ki o günlerimi…

Oh! Akşam mönüsünü bulmanın getirdiği rehavetle mutfaktan salondaki iki beye anons yaptım; “Akşama balık yapıcaaam”. Eşimden cevap, harika! Türkçesiyle aynı vurguyla çabucak geldi; “Ben yemiycemmm, sevmiyoruuum”, arkadan da hık diyenin tık deyicisi oğlu daha düzgün Türkçesi ile bağırdı “Bende yemeeem, sevmiyoruuuum”.

Hah! Balık yememeye mazeret arayan çocuğa “yeme evladım, gereksiz bir şey zaten” denilseydi ancak “yemiyorum çünkü sevmiyorum” kadar etkili olabilirdi. Çocuklar en yakınlarının yemek seçimlerinden ve alışkanlıklarından o kadar çok etkileniyorlar ki; yeme, severek yeme, yememe, nefret etme bence hep aile içi yemek alışkanlıklarının etkisiyle şekilleniyor. Babaya “Aferin sana, sevmesen de ne söylüyorsun ” bakışımı attım ama ne fayda, akşam mönümüzdeki balık kuş olup uçmuştu bile.

Ancaaak kafayı oğlunu balık sever yapmaya takmış bir anne olarak vazgeçmedim. Aklıma içerisinde çocuk oyun alanı olan bir balık restoranı geldi. Oyun alanı, oyuncak, başka çocuklar, eğlence kelimelerini öne çıkararak Kaan’a restoranı hatırlattım ve balık yemeğe davet ettim. Teklifimi memnuniyetle kabul edince anne-oğul başbaşa yola koyulduk.

Çocuklara lokantalarda yemek yedirmenin ne kadar zor olabileceğini kavramış bir girişimci hem çocukları, hem anneleri düşünerek iki katlı balık restoranının alt katını çocuklu aileler için ayırmış. İçinde plastik oyuncaklar olan küçük bir oyun alanı kurmuş. Bir de oynayan çocuklara göz kulak olsun diye sabırlı bir abla oturtturmuş.

İlkokul öncesi dönemindeki bir çocuğun evdeki masada bile sabit durumda yemek yemesi zorken, insan kalabalığı, gürültü ve servis durumu olan bir mekanda sopa yutmuş gibi oturarak yemek yemeleri iyice zor. Çocuklar nasıl otursun öyyyle put gibi?

Bu restoranda balık, oyun, temizlik, o bu, şu değil ama en hoşuma gideni alt katta sigara içilmiyor olması. Kaan sigara dumanına karşı çok hassas olduğu için dumanlı her yer, sundukları yemek ne, verdikleri hizmet nasıl olursa olsun bizim ilgi alanımız dışında kalıyor. Burası tüm beklentilerimi karşılamıyor olsa bile sırf bu özelliği yüzünden benden on numarayı hak ediyor.

O gün Kaan için hamsi ızgara tercih ettim. Hamsiler bu dönem o kadar güzel ki, önceki hafta evde de yapmıştım. Bizde kızartma yapmak yok. Hele balık kızartma mümkün değil. Zaten hamsi teflonda çok az yağla da nefis oluyor! Zaten herkes biliyordur ama ben bir kere daha hatırlatayım.

Hamsilerin orta kılçıklarını tamamen çıkartıp, iki hamsiyi karın karına birbirine yapıştırıyorsunuz. Hafif una bulayıp çok az sıvı yağ gezdirdiğiniz (1-2 yemek kaşığı kadar) teflon tavaya çiçek gibi diziyorsunuz.

Kapak kapatıp her bir yanını üç-dört dakika pişiriyorsunuz. Balıklar yan yana, üst üste birbirine yapıştığı için tabak yardımıyla çevirdiğinizde şeklinde bir bozulma olmuyor. Tüm aile için kızartmaya nazaran hem hafif, hem de çok lezzetli. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Evde hamsilerin yanında minik taze patatesleri fırçalayarak yıkayıp, kabuklarıyla beraber aynen hamsiler gibi pişirdim. Bütün patatesler bu yöntemle zor pişer diye düşünüyor olabilirsiniz ama 10-15 dakikada gayet güzel pişiyorlar. Kaan olduğu için içersine baharat eklemedim ancak sarımsak ve baharatlarla nefis bir ızgara et, tavuk, balık tabağı tamamlayıcısı olduğunu söyleyebilirim. Bunu da tavsiye ederim.

Evet, balık denen faydalı, kuyruklu, pullu, pulsuz şey ya yenecek ya da yenecek. Bu konuda gerçekten kararlı olmak lazım. Bunun için zorlayıp, nefret ettirmeden, balık sunumunu rutinleştirerek haftalık beslenme programında layık olduğu yeri aldıralım.

Öyleyse hamsileri koyun tavaya.

Pişirme Evi: 312-441 62 62

2006-11-28
Bu yazı 1302 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin