Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Hala Poğaçası

Babamın kız kardeşi yok benim, ama halam var. Nasıl yani demeyin, hala yerine koyduğum, hala’cığım diye hitap ettiğim, akrabam kadar çok sevdiğim değerli bir insan var hayatımda.

Sizin için de böyle akraba ötesi kişiler mevcuttur eminim. Onların içinizdeki yerleri özeldir. Geçmişinize anlam katmışlardır, bir şeyleri unutulmaz kılmışlardır. Kim bilir belki siz büyürken emekleri olmuştur, sıcak yemeklerini yemiş, kucaklarında uyuya kalmışsınızdır...

Bayramda seyranda gidip ellerini öpmek istersiniz, sırf seslerini duymak “iyi misin” diye sormak için merakla telefona sarıldığınız da olur. Seversiniz ya onları sıkça aklınıza gelirler, genelde bir tebessüm eşliğinde...

Sevgili Hala’cığım... İki kızından seneler sonra "yaşasın bu sefer erkek" olacak heyecanıyla beni bekleyen, beklerken sağlık sorunları yaşayan anneme çok yardımcı olmuş... Yazlık evindeyken doğum haberi geldiğinde bebek sağlıklı doğdu diye Halam kendini sevinçten denize atarken, annem üçüncü de kız oldu diye Ankara Çankaya Hastanesinde üzüntüsünden baygın yatıyormuş.

Benim için elleriyle hazırladığı her yeri kelebeklerle süslü yeni doğan sepetim bugünün en pahalı ve marka bebek sepetlerinden çok daha güzelmiş. Kelebekleri çok sevmem o sepette onlarla koyun koyuna uyumamdan kaynaklı herhalde... Çocukluğuma kattığı değerler ve emekler tabi ki unutulmaz. Gerçek halam olsa daha fazlasını da yapamazdı bence. Ne mutlu oğlumun da bebeklik sepeti onun ellerinden çıktı. Kaan dört ay onun sevgiyle hazırladığı mavi beyaz kareli muhteşem sepetinde yattı... Halamın ve benim sevdiğim gibi, sade ve asil bir sepette...

Annemin üst komşuluğundan çocuklarının Halası olmaya varan uzun, paylaşım dolu dostlukları benim sevdiğim arkadaşlarıma tutkuyla bağlı olmama temel oluşturan sebeplerden... Onlar biz çocuklarına çok sağlam bir hayat dersi emanet ettiler. Farkında olmadan arkadaşlık ilişkilerimize değer katmayı, arkadaşlarımızı önemsemeyi ve arkadaşlıklarımıza dört elle sarılmayı öğrettiler... Dört dörtlük olmayan koşullarda birbirine el vermek, biri sevindiğinde mutlu haber şerefine kutlama sofraları hazırlamak, kısaca kalp sesiyle orada birbirleri için var olduklarını göstermek... Bu zamanın ilişkilerine sıkı bir ders gibi değil mi?

Tülin Halam elinden her iş gelen İzmirli bir hanımefendi. Dikiş, örgü, o, bu, şu... Yapamadığı, düzeltip, güzelleştiremediği hiçbir şey yok onun. En sevdiğim taraflarından biri yaş maş demeden her yeni şeyi öğrenme isteği... Takı beğenir takı yapmaya başlar, çanta beğenir kotlardan çanta yapar, eser bilgisayar öğrenir, eser perde diker... Öyle bir şelale var işte onun içinde.

Elinden bu kadar çok şey gelen bir bayanın mutfağını da tahmin edersiniz... Ondan çok şey öğrendim ben. Telefonda sorularımla başını ağrıttığım çok olmuştur, Yiyorum Büyüyorum kitabında onun da fikir emekleri vardır. Halam öyle çok salçalı, çok malzemeli, bulamaç yemekleri sevmez, son derece sade ama bu sadelikten gelen özgün ve leziz bir tarif dağarcığı vardır... İstanbul’a taşındığından beri yemeklerini özler olduk, sohbetini de tabi...

Ah Hala’cığım çocukluk ne güzelmiş, ama ne de çabuk geçermiş. Senin poğaçanı paylaşmak istedim bugün. Bak artık ben de çok güzel yapıyorum. Oğlan da çok seviyor. Kendine iyi bak. Ankara’ya bekliyoruz...

Tülin Hala Poğaçası:
-1 yumurta akı
-1/2 su bardağı yoğurt
-1/2 çay bardağı yağ (yarı zeytinyağı, yarı erimiş tereyağı)
-1 tatlı kaşığı karbonat
-1/2 tatlı kaşığı tuz, ½ tatlı kaşığı toz şeker
-1’5 su bardağı + 1 yemek kaşığı un

*Yumurta akı, yağ, yoğurt, tuz ve şeker yoğurma kabında güzelce karıştırılır.
*Elenmiş un ve karbonat eklenip iyice yoğurulur.
*Hamur en az 30 dakika dinlendirilir


 

*İç malzemesi için minicik bir soğan rendelenir, zeytinyağında öldürülür.
*Haşlanmış üç orta boy patatesin kabukları soyulup rendelenir.
*Soğan, ve bir tutam  tuz patateslere katılıp çatalla iyice ezilir.


 

*Hamurdan küçük top büyüklüğünde parçalar koparılıp içli köfte yapılır gibi açılır ve az miktarda harç konulup kapatılır. Elle yuvarlanıp şekil verilir.
 





*Poğaçalar pişirme kağıdı serilmiş fırın tepsisine dizilip üzerlerine süt veya suyla hafif inceltilmiş yumurta sarısı sürülür. Haşhaş veya susam serpiştirilerek önceden ısıtılmış fırında kabarıp kızarana kadar pişirilir...
 



 



*Bu ölçüden tam 10 tane poğaça çıktı...
*Halamın orijinal tarifinde yoğurt miktarı 1 su bardağı ama un miktarı da ona göre fazla... Hamur çok sert olmamalı.
*Mayasız olduğu için mide yakmayan bu poğaçalar bizim Pazar günü favorimiz ama beslenme çantaları için de çok ideal.

Afiyet olsun.
 

twitter

2012-01-16
Bu yazı 4427 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin