Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Git Evimizden

Hastayım, hasta, hastayız...Hem de çok.

Fransa’daki aile bireylerimizle geçirdiğimiz bir ayın sonunda evimizi, buradaki ailemizi, okulumuzu özlemiş olarak geri döndük.

Kaan bir gün dinlenip okuluna gitti. Haftasonu da arkadaşının doğumgünü partisindeydik. Parti mekanında benim hiç sevmediğim, ve asla olması gerektiği gibi temizlendiğine inanmadığım top havuzu vardı. O kadar çocuk içinde debelenirken benimkine “sen dışarıda bekle” diyemezdim. O da fırsattan istifade annesinin alışveriş merkezlerinde içine girmesine zinhar izin vermediği havuzun keyfini çıkardı.

Eve dönünce gelecek günler için planlar yaptık. E yine okula gidecektik, Kuğulu Parkta ördeklere, kazlara elma yedirecektik; Armada’da iskender yiyecektik, tik de tik. Yüksek ateş bizi sobeleyince hiçbirini yapamadık.

Sobelenmeden önce kırıklığını fark etmiştim. Normalden daha sakindi...Eğer her zamankinden daha yumuşak başlıysa, tercih ettiği hareketli oyunlarında gönlü yoksa, sağ elini yanağının altına alıp pufunun üzerine yatıyorsa beynimde kırmızı alarmlar yanıp sönmeye başlıyor. “Eyvah” diyorum çünkü ben onun bakışından kanının ne tarafa aktığını anlıyorum.

Maalesef haklı çıktım. Yüksek ateş bizi 4 gün esir aldı. Bir indi, iki çıktı. Bizimle köşe kapmaca oynayıp, bitkin bıraktı. Gittiğinde yerini gıcık şeklinde öksürüğe bırakmıştı. Beta testi negatif olduğundan doktorumuz virütik enfeksiyon dedi. Havuzdan mı, okuldan mı nereden geldiyse evden bir türlü gitmeyen, birkaç günden beride benimle uğraşan son yıllarda gördüğüm en uzun etkili virüs bu. Ne yalan söyleyeyim kötüyüm, nefes alamıyorum. Olsun ben büyüğüm, savaşırım, atlatırım ama o küçük, benim küçüğüm, kıyamıyorum...

Neyse ki bu sabah yataktan kalkmasından ve kahvaltı sofrasına balıklama dalmasından iyilik halinin merhaba demeye başladığını anlayıp tahtalara vuraraktan bir ohh çektim. Öksürük devam ediyor tabi ama daha hafif . Gün içerisinde bir deşarj hali vardı ki bu kadar olur. Aman kudursun ben razıyım. ..

Geçen sene başındaki savaşımız bronşitleydi. Alerjik bünyeli oğlumun okuldan kaptığı enfeksiyonlar hep akciğere yerleşiyordu. Bir ay devam eden öksürüklerimiz, uykusuz çoook gecelerimiz oldu.

Sonra krupla tanıştık. Ses telleri ve gırtlakta ödem, şişme; buna bağlı olarak solunum yolunda daralma yapan bir üst solunum yolu enfeksiyonu olan krup alerjik bünyeli çocukları daha çok seviyor. Bakterilere bağlı değilse, (ki, genelde virütik oluyor) antibiyotiklerde cevap vermiyor.

Hafif kırık olarak yatırdığınız çocuğunuz sabahın ikisi veya üçünde nefes alamaz şekilde, çırpınarak uyanıyor. Birde garip bir öksürük, sanırsınız o ses borozandan çıkıyor. Kötü bir tablo, umarım hiçbiriniz yaşamazsınız.

İlk tecrübenizde normal olarak en yakın hastanenein aciline koşuyorsunuz. Kruplu bir çocuk için gerekli olan hava yolundaki ödemi çözecek uygulamalar hemen yapılıyor. Ağızdan akıtılan kortizona ek olarak, yoğun soğuk buhar vererek çocuğu rahatlatıyorlar. İlk geceden sonra genelde tıkanma yaşanmıyor. Zaten çoğu zaman aynı gece evde soğuk buhar aleti çalıştırmanızı salık vererek gönderiyorlar. (Biz hem bu hastalık dolayısıyla hem de tüm ÜSYE’da bu buhar aletinden çok faydalandık. Eğer yoksa şiddetle almanızı öneririm. Lazım olmasın ama köşenizde bulunsun. Asla lüzumsuz değil.)

Doktorlar böyle bir durum karşısında tabi eğer çocuk çok vahim durumda değilse balkona çıkarıp soğuk hava teneffüs ettirmenizi öneriyorlar. Biz ikinci ve üçüncü vakalarımızda da bu yöntemle işi çözemeyip yine aynı adrese yol aldık. Panik olmayıp çocuğunda ağlamamasını sağlamak gerekiyor çünkü heyecanlanan, ağlayan çocuk daha çok solunum sıkıntısı yaşıyor. Bir de rahat nefes alması için bedenin dik durması şart. İlk seferde çocukla birlikte bende ağlayıp, çırpınıyor olduğumdan bunların hiçbirini yapamadım. Öğrendikten sonra bu bilgileri uygulamak gerçekten işimize yaradı.

Gectigimiz Eylül’den beri 3 kez krup olduk. Halen odasının bir köşesinde içinde yedek pijamaları ve çamaşırları olan küçük bir çanta sürekli hazır bekliyor...Umarım beklemeye devam eder.

Benim durum vahim. Klastrofobik olduğumdan nefesle ilgili bir sıkıntı olduğunda kafayı sıyırıyorum. Yine de sözkonusu olan çocuğunuz ise fobilerinizi bile kontrol altına almayı öğreniyorsunuz.

Çocuklarınıza, kendinize iyi bakın. Şu anlattıklarım sizden ve artık bizden uzak olsun. Kış çabuk bitsin...

2007-02-01
Bu yazı 1047 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin